ABD Başkanı Donald Trump, imzaladığı iki başkanlık kararnamesiyle ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık verilmesini belirli gruplar açısından sınırlandırmaya yönelik yeni bir girişimde bulundu.
Kararnamelerden biri, belirli yabancı devlet çalışanları, “düşman yabancı” olarak sınıflandırılan kişiler ve vatandaşlık elde etmek amacıyla oluşturulduğu belirtilen bazı ticari düzenlemeler kapsamında doğan çocukların vatandaşlığının federal kurumlarca tanınmasını sınırlandırıyor. Diğer kararname ise çocuğuna ABD vatandaşlığı kazandırmak amacıyla ülkeye giderek doğum yapmayı ifade eden “doğum turizmi”ni hedef alıyor.
Trump, 6 Ağustos’ta Oval Ofis’teki imza töreninde uygulamanın ticari bir faaliyete dönüştüğünü savunarak, "İnsanlar para ödeyerek sisteme giriyor ve buna izin vermeyeceğiz" dedi.
TRUMP’IN ÖNCEKİ VATANDAŞLIK GİRİŞİMİ YÜKSEK MAHKEME’DE REDDEDİLMİŞTİ
Trump yönetimi, ilk başkanlık döneminde 24 Ocak 2020’de yürürlüğe giren düzenlemeyle, temel seyahat amacı ABD’de doğum yaparak çocuğuna vatandaşlık kazandırmak olduğu değerlendirilen kişilere turist vizesi verilmesini sınırlandırmıştı.
Trump’ın 20 Ocak 2025’te imzaladığı daha geniş kapsamlı vatandaşlık kararnamesi ise Yüksek Mahkeme tarafından 30 Haziran 2026’da reddedildi. Mahkeme, annesi ABD’de yasal statüsü olmadan veya geçici statüyle bulunan ve babası ABD vatandaşı ya da kalıcı oturum sahibi olmayan çocukların da Anayasa’nın 14. Değişikliği kapsamında doğumla vatandaşlık hakkına sahip olduğuna hükmetti.
Son imzalanan kararnameler, vize reddi ve iptalinin yanı sıra ülkeye girişin engellenmesi ve organizatörlere yönelik yaptırımlar gibi daha kapsamlı önlemler getirmeyi amaçlıyor.
YENİ KARARNAMELERE İTİRAZLAR
Yeni kararnameler sivil haklar ve göçmen hakları kuruluşlarının tepkisine yol açtı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), Yüksek Mahkeme’nin doğum yoluyla vatandaşlığın Anayasa tarafından güvence altına alındığına daha önce hükmettiğini belirterek, yeni düzenlemelerin de mahkemede başarısız olacağını savundu.
Hispanik sivil haklar kuruluşu UnidosUS’tan Deborah Fleischaker, kararnameleri, Yüksek Mahkeme’nin 30 Haziran tarihli kararının etrafından dolaşmaya yönelik bir girişim olarak nitelendirdi. Women’s Refugee Commission’dan Zain Lakhani ise düzenlemelerin ABD’ye yasal yollarla giriş yapmak isteyen sığınma ihtiyacı olan hamile kadınların haklarını etkileyebileceği uyarısında bulundu.