AYDIN

TMMOB Aydın İKK'dan dikkat çeken toplu iftar açıklaması

TMMOB Aydın İKK Ramazan ayında açık alanlarda düzenlenen toplu iftar yemeklerine dikkat çekerek hijyen ve halk sağlığı riskine karşı uyarılarda bulundu.

Abone Ol

Yapılan açıklamada
"Ramazan; tevazu, dayanışma ve sorumluluk ayıdır. Ancak açık alanlarda, temel hijyen koşulları gözetilmeden binlerce kişiye yemek dağıtmak sosyal belediyecilik değil, organizasyon adı altında kamu sağlığını riske atmaktır.

Mesele yemek vermek değildir. Mesele o yemeğin hangi koşullarda hazırlandığı, taşındığı, bekletildiği ve servis edildiğidir.

Açık alanda kurulan geçici sofralarda en temel sorular bile cevapsızdır:

- Yemek öncesi ve sonrası için yeterli sayıda el yıkama alanı var mı?

- Bu alanlarda sürekli akan temiz su ve sabun bulunuyor mu?

- Atık su ve çöp yönetimi planlanmış mı?

-.Yemek dağıtan personelin el hijyeni düzenli kontrol ediliyor mu?

- Eldiven kullanımı prosedüre uygun mu, yoksa göstermelik mi?

Binlerce insanın aynı anda yemek yediği bir ortamda el yıkama imkânı yoksa, bu başlı başına bir halk sağlığı problemidir. İnsanlara yemek verip ardından ellerini yıkayacak alan sunmamak, hijyen zincirini bilinçli şekilde kırmaktır.

Daha da vahimi; yemek dağıtan kişinin elini yıkamaması, hijyen kaydının tutulmaması, servis alanı ile atık alanının ayrılmaması gibi temel eksiklikler varsa burada ciddi bir tasarım ve denetim zaafı vardır. Eldiven takmak tek başına hijyen değildir. Kirli eldivenle yapılan servis, hijyen değil risk üretir.

Bir diğer kritik konu da sıcak yemeklerin saatlerce benmari sisteminde bekletilmesidir. Gıda güvenliğinde belirli sıcaklık aralıkları bakteriyel üreme açısından kritik kabul edilir. Eğer sıcaklık sürekli ve doğru şekilde ölçülmüyor, kayıt altına alınmıyor ve denetlenmiyorsa; o kazanların içinde risk büyür. Küçük bir ihmal, binlerce kişiyi etkileyen toplu zehirlenmeye dönüşebilir.

Yakın zamanda toplu tüketim ürünleri nedeniyle yaşanan vakalar hâlâ hafızalardadır. Tavuk ürünleri, tatlılar ve benzeri gıdalardan kaynaklı rahatsızlık haberleri defalarca gündeme gelmiştir. Bu örnekler ortadayken, açık alanda kontrolsüz organizasyon yapmak akıl değil, sorumsuzluktur.

Eğer mesele “fakir halk yılda bir gün sıcak yemek yesin” anlayışına indirgenmişse, o yemeğin yaratabileceği sağlık riskini de hesaba katmak zorundasınız. Sosyal yardım; insan onurunu koruyarak, insan sağlığını güvence altına alarak yapılır. Risk üreterek değil.

Gerçek çözüm; geçici meydan sofraları değil, kalıcı ve denetimli sosyal yemek merkezleridir:

- Hijyenik tasarıma sahip sabit aşevleri,

- Endüstriyel mutfak standartlarında üretim alanları,

- Ayrı hazırlık, servis ve atık bölümleri,

- Düzenli sıcaklık takibi ve kayıt sistemi,

- Personel hijyen eğitimi ve denetimi,

- Yeterli el yıkama istasyonları ve sanitasyon altyapısı.

Sosyal belediyecilik; kepçe sallamak değildir. Bilimle, planlamayla ve sorumlulukla hareket etmektir. Kamu kaynağını şova değil, güvenli hizmete harcamaktır.

Ramazan; pankart asma ayı değildir.
Halk sağlığı, alkış toplama aracına dönüştürülemez.
İyilik adı altında yapılan ihmali kimse “organizasyon aksaklığı” diyerek geçiştiremez.

Bu konuda yapılan her uygulamanın, harcanan her kamu kaynağının ve alınan her hijyen tedbirinin yakından takipçisi olacağız. Halk sağlığını ilgilendiren en küçük ihmalin dahi üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Gerekirse ilgili denetim mekanizmalarını harekete geçirecek, sürecin şeffaf ve hesap verebilir biçimde yürütülmesi için tüm girişimlerde bulunacağız.

Çünkü mesele bir öğün yemek değil;
Mesele insan sağlığıdır.
Ve insan sağlığı, hiçbir organizasyonun vitrin malzemesi değildir.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }