İzmir'de çekyattan çıkan ceset davasında sanığa 'küfür' indirimi İzmir'de çekyattan çıkan ceset davasında sanığa 'küfür' indirimi
Asya Koşal, 17 Ağustos 1999 depremine kadar iki çocuğu ve eşiyle mutlu bir hayat sürüyordu. Ancak yüzyılın felaketi diye adlandırılan depremin yaşandığı gece, hem çocuklarını hem eşini hem de bir kolu ile bir bacağını enkaz altında bıraktı. 5 katlı binanın enkazında 3 gün sürdürdüğü hayat mücadelesini şimdi tek kol ve tek bacakla veriyor. Üstelik yüreğinde iki evlat ve eş acısı taşıyarak... Onun hikâyesini en baştan dinlemek istiyorum:

DEPREMİN YIKTIĞI MUTLULUK

“1970 yılında Kars’ın Kağızman ilçesinde doğdum. 9 yaşındayken Kocaeli’nin Gölcük ilçesine taşındık. İlkokuldan sonra okuyamadım. Biraz büyüdükten sonra aileme destek olmak amacıyla işe girdim. Diş hekimi asistanlığı yaptım. 1989 yılında aynı mahalleden olan eşimle evlendim. O evlilikten bir kızım bir oğlum oldu. 1999 depremi olduğunda kızım 8, oğlum 5.5 yaşındaydı. Hayatım depremden öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılıyor. Deprem sırasında yeni yapılmış 5 katlı bir evde oturuyorduk. Malzemesinden çalınmış bir binadaydık. Daha merdivenleri bile yapılmamıştı, binada kum dökülüyordu. Ben sağlam olmadığını fark etmiştim. 99 depreminden önce olan bir depremde binada çatlaklar da olmuştu. Ancak kayınvalide faktörü yüzünden o bölgeden taşınamıyorduk maalesef. Deprem olduğunda bizim bulunduğumuz ev sallanmadan yıkıldı.”