• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    Suriye'de sevgi seli

    23.07.2009 13:39
    Günü birlik bir ziyaret için Suriye'ye giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüştü, Halep Üniversitesi'nden fahri doktora ünvanı aldı
    Suriyede sevgi seli
    Suriye'de sevgi seli Suriye'de sevgi seli Suriye'de sevgi seli

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmesi başladı. Halep'teki Başkanlık Sarayı'nda gerçekleşen görüşmede, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Suriye Devlet Başkanı Yardımcısı Hasan Turkmani ve Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim hazır bulundu.
    Başbakan Erdoğan, Halep Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktora unvanı verilmesi nedeniyle düzenlenen törene katıldı.
    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile yaptığı görüşmenin ardından Halep Üniversitesi'ne gelen Erdoğan'ı, öğrenciler ellerinde Türkiye ve Suriye bayrakları ve Türkçe ve Arapça, ''En büyük Türkiye'' tezahüratlarıyla karşıladı. Üzerinde Türkiye ve Suriye bayrakları bulunan bir grup öğrencinin de ellerinde ''Türkiye'nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hoşgeldiniz'' yazan döviz taşıdıkları görüldü.
    Toplantı salonunda müzik eşliğinde başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin turistik yerlerini tanıtan bir film gösterildi.
    Başbakan Erdoğan salona girişinde coşku ile karşılanırken, Erdoğan'ın hayatından kesitler taşıyan bir slayt gösterisi yapıldı.
    Slayt gösterisinde, Başbakan Erdoğan'ın Ankara'da tedavisi yapılan Gazze'de yaralanan Filistinliler'e geçmiş olsun ziyareti, bu ziyaret sırasında duygulanışı ve Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanı Peres ile tartışmasından sonra salondan ayrılışını gösteren fotoğraflar yer aldı. Erdoğan'ın toplantıdan ayrılışı gösteren slayt salondan büyük alkış aldı.
    -SURİYE SINIRINDAKİ MAYINLAR-
    Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 1950-1960 yılları arasında Türkiye ile Suriye sınırı arasına döşenen mayınların bulunduğunu, bu mayınların Suriye tarafından temizlendiğini, Türkiye'nin de temizlemek için yasa çıkarttığını söyledi.
    Erdoğan, şunları söyledi:
    ''İktidarımız döneminde adımları attık ve hamdolsun parlamentomuzdan geçenlerde kavga, gürültü yasayı geçirdik.
    Ne diyorlardı? Bu mayınları İsrail'e peşkeş çekmek için temizliyorsunuz veya İsrailliler'e vereceksiniz. Onlar vasıtasıyla burada bu temizliği yaptıracaksınız. Kime diyorlardı bunu? Bizim iktidarımıza. Biz kimdik? Bizi tanıyan zaten çok iyi tanıyor. Ne yazık ki bizim muhalefetimiz bizi hala tanıyamamıştı, tanıyamayacaktı da. Ama milletimiz bizi gayet iyi tanıyor. Suriye'li kardeşlerimiz de bizi çok çok iyi tanıyor. Cumhurbaşkanımız da Parlamento'dan çıkan bu yasayı onayladılar. Fakat muhalefet yine durmadı. Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Şimdi Anayasa Mahkemesi'nin kararını bekliyoruz. İnşallah hayırlı olur.
    Bu atacağımız adımlarla inanıyorum ki tarım, özellikle de organik tarım çok daha hızla gelişecek. Yine inanıyorum ki aramızdaki bu süreçte Amik Ovası başta olmak üzere, barajımızı Asi Nehri üzerinde gerçekleştirmek suretiyle bu topraklar yeniden bolluk ve bereket kaynağı haline gelecektir. Bundan hiç endişeniz olmasın. Her iki tarafta da bu azim var.''
    -''KARDEŞLER BİRBİRİNDEN AYRI OLUR MU?''-
    ''Negatif değil, pozitif bir güç oluşturmaktan yana olduklarını'' vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye ile Suriye arasında şu anda bu iradenin bulunduğunu ifade etti.
    Ortadoğu'nun hassas bir bölge olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin bu hassas bölgede her zaman olumlu bir rol oynama gayreti içerisinde olduğunu dile getirdi.
    Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
    ''Bildiğiniz gibi İsrail-Suriye arasında bir süreç başlattık. Ne yazık ki Gazze olaylarıyla bu süreç engellendi. Temennimiz odur ki engellenmesin ve Suriye'nin hakları kendine iade edilmek suretiyle buradaki bu olumsuzluk giderilsin. Aynı şey Filistin-İsrail arasında cereyan ediyor. Burada da yine aynı durumu ortaya koyduk. Aynı durum Filistin'de devam ediyor. Filistin'de de ne yazık ki kardeşler birbirinden ayrı yaşıyor. Kardeşler birbirinden ayrı olur mu? Onların da birleşmesi lazım. Onların da birbirleriyle barışması lazım. Ben yeri geldiği zaman konuşuyorum. 'Müslümanlar kardeştir' diyorum. Nasıl kardeşlik bu? Lafla kardeşlik olmaz. Uygulamayla kardeşlik olur. Bunun yerine getirilmesi lazım.
    İşte öbür tarafta Gazze. Bombalar yağıyor. Gazze'de 1500'e yakın insan öldü mü? Çocuklar, kadınlar, insanlar öldü mü? 5 bine yakın insan orada yaralandı mı, yaralandı. Peki nerede insan hakları dernekleri? Ne yaptılar? Seyirci kalmaktan öte bir şey yapıldı mı?
    Olaylar bitti Şarm El Şeyh'te Donörler Toplantısı yapıldı. 4.5 milyar dolar orada söz verildi. Tamam da şu anda hala 100 bine yakın Gazze'li açıkta duruyor. Çadır bulabilen ne ala. Alt yapı çökmüş vaziyette, üst yapı çökmüş vaziyette. Geçenlerde İtalya'da BM Genel Sekreteri'ne söyledim, 'yıkılan okulunuzu, hastanenizi yaptınız mı' dedim. Biz ancak şu anda oraya gıda gönderebiliyoruz, ilaç gönderebiliyoruz. Ama çimento, demir, şu, bu hala gönderemiyoruz. Ne zaman açılacak bu kapılar? insanlığın kapılarını ne zaman açarsak Gazze'in kapısı da o zaman açılacak. Bunu da böyle tespit etmemiz lazım.
    Her zaman bir şey söylüyoruz. Bütün bu olaylar karşısında duyarlı olmak için Müslüman olmak gerekmiyor. İnsan olmak gerekiyor, insan. Bu çok önemli. Bu sadece Müslümanın görevi değil. İnsani mesele bu. İşte bunu başarmamız gerekiyor.''
    ERDOĞAN ESAT GÖRÜŞMESİ
    Suriye'nin, İsrail ile dolaylı görüşmeler için Türkiye'nin ara buluculuğunu istediği bildirildi.
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın bugün yaptığı görüşmede, bölgesel ve uluslararası konuları değerlendirdikleri öğrenildi.
    Görüşmede, Esad'ın, ''Orta Doğu barış süreci görüşmelerinin tekrar başlaması için daha önce olduğu gibi Türkiye'nin ara bulucu olması halinde Suriye'nin Orta Doğu barışı için her türlü barış çabasını göstermeye hazır olduğunu'' belirttiği kaydedildi.
    Esad'ın görüşmeler süresince Türkiye'nin bölgede üstlendiği rolün önemine vurgu yaptığı ifade edildi. Esad'ın ''Türkiye'nin bölgenin barışı için şimdiye kadar yürüttüğü aktif rolün hayati önem taşıdığı ve bundan sonra da Türkiye'nin bu rolüne devam etmesinin bölge için çok önemli olduğunu'' söylediği bildirildi.
    İki liderin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye yaptığı ziyareti de konuştuğu öğrenildi.
    Başbakan Erdoğan ve Esad, Filistinli gruplar arasındaki sorunlar ve Filistin sorununu da ele aldı.
    Erdoğan'ın, Türkiye'nin Orta Doğu barış sürecine olumlu katkıda bulunmaya hazır olduğunu vurguladığı kaydedildi.
    Bölge ülkelerinin talebi halinde önceki dönemlerde olduğu gibi Türkiye'nin her türlü olumlu katkıyı sağlamaya hazır olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Esad ile Lübnan'daki son gelişmeleri de konuştu. İki lider, Lübnan'da hükümet kurulmasına yönelik süreci de değerlendirerek, yapılabilecek katkıları ele aldı.
    Erdoğan ve Esad'ın görüşme sürecinde, Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerin daha da artırılması için ''Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey'' oluşturulmasına karar verildi.
    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim'in bu konseyin alt yapısını hazırlamak üzere çalışmalara başladığı öğrenildi.
    , ''Türkiye, Suriye'nin bölgeyle ilgili görüşlerine büyük bir değer vermekte bu görüşleri dikkate almakta ve diğer ülkelere de bu yönde telkinde bulunmaktadır'' dedi.
    Başbakan Erdoğan, Halep Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktora unvanı verilmesi nedeniyle düzenlenen törene katıldı.
    Erdoğan'a fahri doktora unvanı verilmesi dolayısıyla biniş giydirildi ve ''Uluslararası İlişkiler'' dalında berat verildi.
    Başbakan Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, bugüne kadar gerek Türkiye'de gerekse dünyanın çeşitli yerlerinde birçok değişik üniversitelerden fahri doktora unvanı aldığını, ancak Halep Üniversitesi'nden aldığı doktora unvanının içeriği itibarıyla kendisini ziyadesiyle duygulandırdığını söyledi.
    Halep'in hiç de yabancı olmadıkları dost, akraba ve kardeş bir şehir olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
    ''Atasözlerimizde Halep vardır. Türkülerimizde Halep vardır. Şiirlerimizde Halep vardır. Halep şehrinde doğmuş, yetişmiş, burada vefat etmiş çok sayıda sanatçımız, bestekarımız, yazarımız, iş adamımız, devlet adamlarımız vardır. Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin dedesi Süleyman Kayaalp'in mezarı Halep yakınlarında bulunuyor. Tarihimizdeki en büyük mimar Mimar Sinan'ın inşa ettiği ilk cami olan Hüsrev Paşa Camisi Halep'tedir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sırasında çeşitli defalar Halep'te bulunmuştur. Ünlü şairimiz Nabi, ünlü tarihçimiz Naima, ünlü yazarımız Refik Halit Karay, ünlü bestekarımız Sadi Hoşses ve sayamayacağım kadar değerli insanımız bu şehirde doğdular, yaşadılar, bu şehrin havasını teneffüs ettiler. Tüm dünyada tanınan, sevgi ve hoşgörünün insanı Mevlana Celaaddin Rumi dahi bir süre burada Halep'teki medreselerde eğitim gördü. Dünyada tarihi ve kültürel noktada bu kadar ortak paydası olan çok az ülke vardır.''
    -''ORTAK BİR KÜLTÜRÜ BİRLİKTE DOKUDUK''-
    Türkiye ve Suriye'nin tarih boyunca iç içe olduğuna, ortak bir medeniyeti inşa ettiğine, ortak bir kültürü birlikte dokuduğuna, sosyal olarak birbirine akraba, kardeş haline geldiğine işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
    ''Ben şahsım ve ülkem adına iki ülkenin bu yakınlığından çok gurur duyuyorum. İnanıyorum ki başta değerli kardeşim Sayın Esad olmak üzere tüm Suriye halkı da şahsımın bu duygularını paylaşıyor. Bizlerle aynı gururu duyuyorlar. İşte onun için diyorum ki İstanbul, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin gibi Şam, Halep, Laskiye aynı kültürün aynı kardeşlik ikliminin şehirleridir. Sevgili kardeşim Esad ile bu kardeşlik iklimini geliştirmek için büyük gayret sarf ettik. Bu iki ülke birbirinden ayrı düşmüştü. Ama son 7 yıl içinde bu ayrılığı gidermek suretiyle artık bu kardeşlik iklimini teneffüs eder hale geldik. Aramızdaki yapay meseleleri bir kenara koyduk. Farklılıkları, ayrılıkları, anlaşamadığımız meseleleri değil, onlardan kat kat fazla olan ortak noktaları ortaya çıkardık ve dünyaya örnek olabilecek bir yakınlaşmayı, dostluğu birlikte tesis ettik, tesis etmeye ve daha da geliştirmeye gayret ediyoruz.
    Biz de bir söz vardır: 'Bir elin nesi var iki elin sesi var.' Taraflar aynı anlayışla olaylara yaklaşırsa netice alırsınız. Ama tek tarafın yaklaşmasıyla netice alamazsınız. İşte Türkiye-Suriye ilişkilerinde şimdi bu süreç başladı.''
    Türkiye ile Suriye arasında 2 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, ancak bunun yeterli olmadığını, yeni hedeflerinin ise 5 milyar dolar olduğunu bildirdi. Erdoğan, hava, deniz ve demiryolu bağlantılarını geliştirmeye çalıştıklarını söyledi.
    -''SURİYE, BARIŞ VE İSTİKRAR BAKIMINDAN ANAHTAR KONUMDA''-
    Suriye'nin bölgede barış ve istikrar bakımından anahtar konumunda bir ülke olduğunu bildiğini ve buna inandığını dile getiren Erdoğan, Suriye'nin bölgedeki sorunların çözümüne katkısının fevkalade önemli olduğunu vurguladı.
    Erdoğan, ''Bu gerçeğin giderek artan sayıdaki ülke tarafından da anlaşılması ve bu sürece olumlu katkıda bulunmaları gerekmektedir. Türkiye, Suriye'nin bölgeyle ilgili görüşlerine büyük bir değer vermekte bu görüşleri dikkate almakta ve diğer ülkelere de bu yönde telkinde bulunmaktadır. Bildiğiniz gibi Türkiye, bu süreci aynı şekilde ortak değerleri tespit ederek sürdürmektedir'' dedi.
    Ortak hedeflere doğru güçlü adımlar atmaları gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
    ''Şunu çok açık ve samimi olarak söylüyorum. Biz birbirimize inanırsak, dayanışma içinde olursak kesinlikle başaramayacağımız hiçbir mesele yoktur. Aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. İcatlar noktasında burada başarılı hocalarımız var. Yine inanıyorum ki ellerinde zeki, çalışkan, gayretli yavrularımız var. Bölgenin değişik yerlerinden buraya gelen öğrenciler var, bunu da biliyorum. İnşallah Halep Üniversitesi'nden de dünyaya örnek bilim adamları çıkacaktır. Buna inanıyorum. Çünkü bilim bizim medeniyetimizin ilk emridir. İlk emir oku, ama ilk emri biz gerilere atarsak tabii ki sonu bu olur. Ama biz şimdi bu ilk emri yeniden dokumamız, işlememiz lazım.''
    -İLK FAHRİ DOKTORA ÖDÜLÜ ERDOĞAN'A-
    Halep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Nizar Akil, Başbakan Erdoğan'ı, Suriye-Türkiye arasındaki ilişkileri güçlendirdiği için ''Suriye halkının gurur duyduğu'' kişi olarak takdim etti.
    Halep Üniversitesi öğrencileri, akademisyenleri, Suriye halkı ve Suriye Devlet Başkanı Beşer Esat adına fahri doktora diplomasını takdim ettiklerini belirten Akil, ''Özellikle son yıllarda dünyayı kasıp kavuran gelişmeler karşısındaki duruşunuz nedeniyle bu ödülden daha fazlasını hak ediyorsunuz'' dedi.
    50 yılı aşkın süredir eğitim ve öğretime devam eden Halep Üniversitesi'nin ilk fahri doktora ödülünü Erdoğan'a verdiğini ifade eden Akil, şunları kaydetti:
    ''Türkiye ve Suriye arasındaki ortak ilişkilerin yanı sıra Türkiye'nin ve Sayın Erdoğan'ın bölge ve Filistin meselelerinde sergilediği tavır nedeniyle teşekkür ediyoruz. Ayrıca, Filistin halkının haklı taleplerinin savunduğu için, Gazze'ye yönelik Siyonist cinayetlere karşı durduğu için, işgal altındaki Golan tepelerinden (İsrail'in) geri çekilmesini savunduğu için bu ödülü sayın Erdoğan'a vermeye karar verdik.''
    Akil, Türkiye-Suriye ilişkilerinin tarihi, dini, kültürel ve sosyal ortak temellere dayandığını hatırlatarak, iki ülke ilişkilerinin gelişmesine katkıları nedeniyle Başbakan Erdoğan'a teşekkür etti.
    Başbakan Erdoğan, üniversiteden ayrılırken ellerinde Türk ve Suriye bayrakları olan öğrenciler tarafından coşkuyla uğurlandı. Öğrenciler, Türkiye ve Erdoğan lehine sloganlar atarken, Başbakan Erdoğan da el sallayarak ve tokalaşarak sevgi gösterilerine karşılık verdi.
    BAŞBAKAN İSTANBUL'A GİTTİ
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak ''DAP'' ile Suriye'nin Halep kentinden ayrıldı.
    Başbakan Erdoğan'ı, Suriye Devlet Başkan Yardımcısı Hasan Turkmani ile Türkiye'nin Halep Başkonsolosu Ali Kemal Aydın uğurladı.
    Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da İstanbul'a gitti.

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim