• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624

    Silva Hanım'ın enfes likörleri

    04.03.2009 00:30
    Asil bir gelenek; likör
    Silva Hanımın enfes likörleri
    Silva Hanım'ın enfes likörleri  Silva Hanım'ın enfes likörleri  Silva Hanım'ın enfes likörleri

    Food and Travel Dergisi'nden Evren Mutlu, ev yapımı likör geleneğini sürdüren Silva Özyerli ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Üstelik bir de kendisinden enfes bir vişne likörü tarifi aldı.

    Likör, doğudan batıya, kuzeyden güneye Anadolu"nun şehir kültürünün asil bir parçası. Unutulmaya yüz tutan bu geleneği yaşatmak, mutfak kültürümüz kadar toplumsal mirasımızı da gelecek nesillere aktarmak için önemli.
    Gün, dönem filmlerinin ve dizilerinin günü. Türkiye bugün tarihiyle beyaz ekran ya da perde aracılığıyla hesaplaşırken, unutulmaya yüz tutmuş ayrıntıları da anımsıyor. Ne iyi oluyor… Esas oğlan, Beyoğlu"nun en şatafatlı günlerinden kalma sokaklarında yürüyor; esas kız 1950"lerin kadını kadın gibi gösteren kostümleriyle salonunda konuklarını ağırlıyor. Saçları kadar narin elleriyle, onlara gümüş bir tepsi içinde likör sunuyor. Kesme kristalden kadehlerine kadife renkli ahududu likörünü boşaltıyor. O bir kadeh içilirken yüzlerdeki ifadeler, ne duygular anlatıyor. Biz modern dünyanın insanları ise, asaletimizi ne zaman yitirdiğimizi hatırlamaya çalışıyoruz.
    Tüm bu hatıraları yaşatmak, sinema ve dizi yapımcıları kadar bizim de elimizde. Neden hemen gidip bir antikacıdan şık bir likör takımı almıyoruz, bayramlarda misafirlerimize çikolatayla nane likörü ikram etmiyoruz? Neden mevsim meyveleriyle mis gibi likörleri evimizde yapmıyoruz?
    İşte bu duygularla yola çıkarak soluğu ev yapımı likörleriyle eski bir geleneği sürdürme misyonunu başarıyla üstlenen Silva Özyerli"nin evinde alıyoruz. Silva Hanım, büyüklerinden öğrendiği tariflerle hâlâ dillere destan likörler yapıyor. Üzeri iğneyle işlenmiş küçük likör kadehleri ya antikacılardan toplanmış ya da eski takımlarını koruyan büyüklerden yadigâr kalmış. Salondaki sehpanın üzerinde, gösterişli cam kapaklı şişelerde içilmeyi bekleyen rengârenk likörlerin kendisini yansıttığını söylüyor Silva Hanım. "Onlar benim bir parçam, ruhumu katıyorum onlara. Zarafet, tarih, inayet ve huzuru temsil ediyorlar" diyor. Çocuklarının anılarında özel sofralar kalsın istiyor. Bu yüzden birkaç yıldır yılbaşında dışarı çıkmak yerine evde kalıp, eskiden gördüğü sofraları hazırlıyor ailesine. Silva Hanım"ın likörlerinden bir dönemi dinliyoruz.

    Likör yapmayı kimden öğrendiniz?
    Büyüklerimiz yapardı. Doğduğum Diyarbakır"da likör ikram etmek adettendi. Başsağlığı ve hasta ziyareti haricinde doğumlarda, gelin ziyaretlerinde, komşu gezmelerinde, yılbaşı gecelerinde her zaman likör ikram edilirdi. Yemeğe gelen misafirlere yemek sonrası ikram edilen kahvenin yanında mutlaka likör olurdu.

    Anadolu"da sadece şehirlerde mi likör içilirdi?
    Köyler dahil, Ermeni ve Rumların yaşadığı her yerde likör içilirdi. Onlarla bir arada yaşayan herkes için bir vazgeçilmezdi likör. Ancak göçler sonrasında Anadolu"da bu geleneği sürdürecek kimse kalmadı. Şimdi Rumlar ve Ermeniler arasında bile kaybolmaya yüz tutmuş bir âdet.

    Eskiden hangi likörler içilirdi?
    En çok içilen vişne likörüydü, sonra da kızılcık ve zerdali likörleri. Ancak daha birçok meyvenin likörü yapılıyordu. Şeftali çekirdeğinin bile likörü yapılıyor.

    Siz hangi meyvelerden likör yapıyorsunuz?
    Vişne likörünü çeşitli baharatlarla karıştırarak yapıyorum ve bütün bir yıl yetecek kadarı evimde mutlaka bulunur. Dağ çileğiyle yaptığım çilek likörünün kokusu mest eder. Kuru kahveyle yaptığım kahve likörünü, tiramisuyu ıslatmak için de kullanıyorum ve kahvenin yanında iyi gidiyor. Mahlebin tohumlarıyla yaptığım mahlep likörü çok nefis kokar. Yine mis kokulu zerdali, liköre en çok yakışan meyvelerden. Keçiboynuzunun hem tazesiyle hem kurusuyla keçiboynuzu likörü yaparım ki gerçekten keçiboynuzu-çikolata karışımı bir şey yiyormuşsunuz hissi verir. Mandalina likörü, portakal likörü, greyfurt likörü hepsi nefis olur. Yeni olgunlaşmış, kalın kabuklu limonla yaptığım limon çello ise çok özel bir tattır. Böğürtlen ve ahududu likörü zaten klasikleşmiş tatlardan. Damla sakızlı kızılcık likörü de en güzel likörlerden biri. Nane likörünü çok kez denedim ancak istediğim sonucu alamadım. Şimdi acıbadem likörü denemeyi düşünüyorum.

    Likör ne kadar zamanda içilecek hale gelir ve ne kadar dayanır?
    Limon çello hariç, bütün likörler için süre aynı: kırk gün. Kırk gün dolmadan cam kavanozun kapağını açmıyoruz. İçime hazır hale gelen likörü ister hemen içip tüketin, ister 5 yıl saklayın, hiçbir şey olmaz. Sadece uzun süre bekleyen likörün şeker tadı artar. Bu durumda biraz alkol ekleyip karıştırdığınızda tekrar istediğiniz tadı alır. Bir de likörü mutlaka kavanoz ve şişe gibi cam kaplarda yapmalı ve güneş ışığı almayan bir yerde saklanmalınız.

    Likör nasıl ikram edilmeli?
    Likör sunumunda en önemli şey likör bardağı. Tülbentten geçirerek süzdüğünüz likörü karafa koymak gerekir. Yanında çikolata ya da lokum olması adettendir. Gümüş bir tepside ikram ederseniz daha şık durur. Gündüz oturmasına gelen misafirlere önce kahve, sonra likör ve çikolata, sonra çay, pasta; yemek sonrasında ise likör, kahveyle birlikte ikram edilir. Likör, soğuk içilir, buzdolabında soğutulmuş olması yeterli.
    Silva Hanım"dan likör yapımını öğrenmek için cecozyerli@hotmail.com e-posta adresinden kendisine ulaşabilirsiniz.


    RÖPORTAJIN TAMAMINI FOOD AND TRAVEL DERGİSİNİN MART 2009 SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ.

    Silva Hanım"ın vişne likörü tarifi

    2 kg vişne
    2 çubuk tarçın
    1-2 kök zencefil
    2 adet muskat
    1 çorba kaşığı karanfil
    1 adet havlıcan
    8-10 adet kakule
    8-10 adet mahlep
    70 cl saf alkol
    1 kg toz şeker
    140 cl su

    Vişne saplarını, boyunun üçte biri kadarını makasla kesip atın. Sapı biraz kısalan vişneleri, tarçın, zencefil, muskat, karanfil, havlıcan, kakule, mahlep ve alkolü bir cam kavanoza koyun. Şeker ve suyu bir tencerede, şeker eriyene dek ısıtın. Soğuyunca kavanoza ekleyin. Tüm malzemeleri güzelce karıştırdıktan sonra kavanozun kapağını kapatın ve kırk gün boyunca, güneş ışığı almayan serin bir yerde bekletin. Kırk günün sonunda likörün içeceğiniz kadar kısmını tülbentten süzün. Servis yaparken bardaklara birer tane vişne koyun.

    Kayra Şarap Akademisi"nden ev yapımı likör kursu

    Hare markası altında altı meyve likörü (portakal, nane, vişne, ahududu, muz, acıbadem) ve Beyaz Çikolatalı Mocha ile Caramel Macchiato olmak üzere iki kahve aromalı likör üreten Mey, Kayra Şarap Akademisi"nde "evde likör yapımı" atölyesi düzenliyor. 7 Mart"ta toplam 2,5 saat süren ve yıllardır Tekel Likörleri"nin ve Mey"in Hare Likörleri"nin üretiminin başında olan Mehmet Başkaya"nın keyifli anlatımıyla gerçekleşecek atölyeyi kaçırmayın. Fiyatı 75 TL.
    Kayra Şarap Akademisi; Sıraselviler Caddesi No: 55/A Cihangir, Beyoğlu-İstanbul
    Tel: 0212 252 91 61; www.kayraakademi.com

    H2

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim