Gazeteci Saygı Öztürk, Sözcü gazetesindeki köşe yazısında ‘bir yetkilinin’ Sezgin Baran Korkmaz hakkındaki sözlerini aktardı: “Sezgin Baran Korkmaz, rüşvet verdiği herkesi kayda almış. Sesli ve görüntülü kayıtları var.”

Avusturya’nın 15 Temmuz'da ABD’ye iade ettiği ve burada dolandırıcılık ve kara para aklamak suçlarından yargılanan Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili oldukça çarpıcı bir bilgiye ulaşıldı.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, bugünkü yazısında devlet içindeki ‘bir yetkilinin’ Korkmaz hakkında verdiği bilgileri aktardı. Öztürk’ün aktarımına göre yetkili, Korkmaz’ın Türkiye’de rüşvet verdiği herkesi sesli ve görüntülü olarak kayda aldığını söyledi.

“Korkmaz'ın en büyük özelliği, zor durumda olan şirketleri almasıydı. Hatta o şirketlerin içinin boşaltılması için bazı üst düzey yöneticilerle işbirliği yapıldığı da hep söyleniyordu. Başka bir özelliği de hayırsever olmasıydı” diyen Öztürk, “Rüşvet verdiklerini kayda almış” başlıklı yazısında şunları kaydetti:

“Sezgin Baran Korkmaz'ın ilk gözaltına alınışı Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi'nin (KOM) eşgüdümünde gerçekleştirilmişti. Az önce hayırsever özelliğini belirttiğim Korkmaz'ın farklı bir özelliğini de bir yetkili şöyle anlattı: 'Sezgin Baran Korkmaz, rüşvet verdiği herkesi kayda almış. Sesli ve görüntülü kayıtları var. Korkmaz'ın, parasının FETÖ parası olma ihtimali üzerinde de durduk. Bu konuda da çalışma yapılıyordu. Ancak bir sonuç alınamamıştı. Hakkında farklı soruşturmalar yürütülüyordu. Ancak kara para aklama iddiasından dava açıldı. Hakkında 24 dava var.”

“İÇİŞLERİ BAKANI KONUŞMALI”

Öztürk, yazısını şu sözlerle noktaladı:

“Sezgin Baran Korkmaz, ABD'nin taleplerine karşı ne kadar direnecek? Onların istediği bilgiler karşısında neler anlatacak? Bunu bilemeyiz. Ama kurtulmak için özellikle iktidardaki çevrelerle yaşadığı bazı olaylar hakkında bilgi vermek zorunda olacak.

Son dakika: 2022 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi belli oldu Son dakika: 2022 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi belli oldu

Korkmaz'ın, Türkiye'ye verilmesi halinde olacaklar da belliydi. Mahkemede kendisini kurtarmak için gerekirse var olduğu belirtilen rüşvet kasetleri devreye sokulacaktı. Yurtdışına çıkmadan bir gün önce İçişleri Bakanı'nın makamına niçin çağrıldığını, orada ne konuşulduğunu, kimin alacağının silinmesinin neden istendiğini de en azından mahkeme aşamasında öğrenmiş olacaktık. O aşamayı beklemeden, İçişleri Bakanı konuşmalı. Silinmesi istenen borcun ne borcu olduğu söylemeli.”