Şen Olasın Aydın, Derdin Bitmez!

Abone Ol

Son tahlilde bir milletvekilinin ortada ilkesel bir neden yokken parti değiştirmesi her ne kadar Anayasal engel bulunmasa da hem ilkeli duruş ve vakara aykırıdır hem ahlaki kurallarla bağdaşmayan bir davranıştır.

İster milletvekili ister belediye başkanı ya da belediye meclis üyesi olsun sandıktan çıkan her siyasetçinin transferi gündem olur ve “ne kadar vicdani, ne kadar ahlakidir,” tartışmasına yol açar.

Bu konuda yasal bir sınırlama da olmayınca bu ahlaki sorundan herkes şikâyet eder ama “yeri geldiğinde kullanırım” mantığından hareketle siyasi arenadan ses çıkaran olmaz.

Yakın zamanlarda bu konuda ilkeli davranan tek parlamenter Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba oldu ve İYİ Parti’ye katılınca eski partisi AK Partililere saygısızlık etmeme adına milletvekilliğinden de ayrıldı.



Son tahlilde asıl sorun sandıktan çıkan bir siyasetçinin özellikle bir milletvekilinin milletin mi, partinin mi vekilidir, meselesi üzerinde yoğunlaşıyor.

Bu tartışmalı bir konudur ama örnek konumuz olan milletvekili Ömer Karakaş bağımsız aday olsaydı Aydın’dan seçilebilir miydi?

Soruya olumlu cevap vermek neredeyse imkânsız. Çünkü Aydın’da yakın tarihte bir bağımsızın belediye başkanı veya milletvekili olduğuna ilişkin bir örnek bulunmuyor..

Ancak parlamento, ister bir temsil makamı ister günümüzdeki gibi bir meşruiyet aracı kabul edilsin milletvekili bir partinin tapulu malı değildir ama seçmenin partisi hatırına verdiği oy da -bağımsız kalmayı tercih edenler hariç- bir vekilin şahsi çeyizi değildir.

Vekil ilkeli ve dik duruş sahibi ise istifa ettiğinde bir partiye katılmaz ya bağımsız olarak yoluna devam eder ya da Fakıbaba gibi milli iradeye saygı için vekilliğini de sonlandırır.

Nitekim konuyla ilgili sohbetimizde İYİ Parti İl Başkanı İlhan Adıyaman genelde ister milletvekili, ister belediye başkanı ya da meclis üyesi olsun parti değiştirmesini “emek hırsızı” olarak tanımladı..

Sohbetimize “ben 2023 seçimlerinde İYİ Parti Çine İlçe Başkanıydım, şimdi aktif siyasetin dışındayım sözleriyle başlayan Erkan Bozkurt sohbetin devamında: ”Ben çocuğumu Ömer Karakaş’ın seçildiği o seçimde ilçe binasında büyüttüm, verdiğim emeğe yazık değil mi,” diyerek de tamamladı.

Gerek İlhan Adıyaman’ın gerek Erkan Bozkurt’un sözünü ettikleri siyasete harcanan emek seçim dönemleriyle de sınırlı değildir. Taşrada siyaset yıl boyu yapılır.

Bir partilinin hastanede, belediyede, bankada işi görülmez, çocuğu, torunu okul kaydı yaptıramazsa çareyi ilçe başkanına başvurmada bulur, siz de vaktinizden, nakdinizden fedakarlık eder, ilgilenirsiniz.

Partili vatandaş sizi düğününde, nişanında, cenazesinde, mevlidinde görmek ister, eşinize, çocuğunuza ayırmak zorunda olduğunuz zamandan ailenizden fedakârlık istemek zorunda kalırsınız.

Eğer siyaseti dürüstlük ve doğruluk ilkesi üzere haramı, helali, kul hakkını gözeterek yapıyorsanız, düğünlerde zarflara koyduğunuz “okuntular” maddiyatınız zayıfsa sizi batırır.

Bu gerçek yalnız İlhan Adıyaman ve Erkan Bozkurt için söz konusu değildir. Bütün partiler ve ilçe teşkilatlarını kapsayan bir realitedir.

Siyasete harcanan emeğin bu yönünü Ömer Karakaş gibi tepeden inme vekiller pek bilemeyebilirler ama gerçek budur.
Son tahlilde bir milletvekilinin ortada ilkesel bir neden yokken parti değiştirmesi her ne kadar Anayasal engel bulunmasa da hem ilkeli duruş ve vakara aykırıdır hem ahlaki kurallarla bağdaşmayan bir davranıştır.

Ömer Karakaş Meclis’teki hararetli konuşmasından beş gün sonra parti değiştirince seçmen haklı olarak “bu ne perhiz ne lahana turşusu” dedi ve siyaset kurumuna olan güven daha da düştü...

Kaldı ki sadece AK Parti’ye katılmadan son Meclis konuşmasında değil geçmişte de onun Meclis konuşmalarında AK Parti, Külliye ve iktidara dair dozu yüksek eleştirileri oldu.

Örnek:

BİR: Artık bu ülkede devletin omurgası yok oldu, devletin tüm kurumlarının çivisi çıkmış durumda( Meclis Konuşması 24.12.2023)

İKİ: Yirmi iki yıldır ülkeyi yöneten AK Parti iktidarı hesaptan anlamaz, iş bilmez idare şekli ve akla, ilme, mantığa aykırı idare tarzıyla ülkemizi her alanda uçurumun eşiğine getirmiştir.(Meclis Konuşması,24 02,2024)

ÜÇ: Hiç mi vicdanınız sızlamıyor, hiç mi Allah korkunuz yok (Meclis:24,01.2024) Devletin kurumları birbirine düştü, işte size AK Parti işi yargı manzarası(Meclis:28 02,2024) Ülkeyi devletin bakanları değil,saray bürokrasisi yönetiyor.(Meclis:22 .05.2024)

DÖRT: AK Parti sebep enflasyon sonuçtur; AK Parti sebep yoksulluk sonuçtur, AK Parti sebep yolsuzluk sonuçtur. Bu hırsızlığın, yolsuzluğun, çok aleni bir şekilde itirafıdır.(Meclis:17,07,2024)

BEŞ: Biten ekonomiyi, tükenen umudu, açlığa mahkum ettiğiniz milyonlarca asgari ücretliyi, ölüme terk ettiğiniz emekliyi, geleceğini bu ülkede göremeyen gençleri, kısaca ülkeyi ne hale getirdiğinizi konuşmak istiyorum... Bu bütçe üretimi değil borcu, refahı değil faizi, milleti değil zengini finanse eden bir bütçedir.(Meclis:19 12,2025)

Ömer Karakaş
AK Parti’ye geçmeden öncesine ait resmi meclis konuşmalarından alınan iktidarın ölüme terk ettiğini söylediği emeklilere, geleceğini kaybettiğini iddia ettiği gençlere 2027 Meclis Bütçe konuşmalarında iktidar adına söz aldığında bu yılki sözlerinin tam tersi refah içinde yüzdüklerini mi söyleyecek, merak konusu...

Fakat bir kez daha kanıtlandı ki, işini bilen AK Parti üst yönetimi, Meclis Kürsüsünde hararetli konuşmalarla partilerini ve iktidarı eleştiren vekilleri transfer ederek bu sefer de içinden geldikleri muhalefeti eleştirmelerini sağlıyor..

Bu yöntemin mucidinin 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olduğu söylenir.
.AK Parti’nin transferlerinden DP Genel Başkanı (06.01.2008-16.05.2009) Süleyman Soylu, Has Parti Genel başkanı,(01,11.2010-19,09,2012) Numan Kurtulmuş gibi Bakanlık ve Meclis Başkanlığı benzeri zirveye çıkanlar da oldu.

Eğer Ömer Karakaş onlara özenerek AK Parti’ye geçtiyse umduğunu bulamayabilir, Çünkü sırada bekleyenler var.
CHP’den transfer Mehmet Ali Çelebi, İYİ Parti’den geçen Kürşat Zorlu, İsmail Ok Gelecek Partisi’nden Nedim Yamalı yüksek mevki, makamlar için sıradalar.

Eğer onun şansı yaver gider, yükseklerde bir koltuğa tırmanabilirse onu keşfederek vekilliği hediye eden Recep Taner deAydın Yerinde Saysın Kulübü Üyelerinden” payına düşen alkışı alacaktır.
Bu durumda bizim ve sizin payınıza da: “ŞEN OLASIN, AYDIN DERDİN BİTMEZ”, demek düşüyor.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }