Sayın Valimiz Yakup Canbolat’a Arzuhaldir

Abone Ol

Eğer memura, polise görevini eksiksiz yapmada tam yetki verilmez, “bunları idare et” denirse bu istisna toplumda “kural var ama yetkililerin gücü garibana yetiyor” algısına yol açar.

Şehir dediğimiz yerleşim yeri aslında bir arada yaşama sözleşmesinin somut halidir. Ayrıca şehir demek beton, asfalt, apartman değildir kural, sabır ve karşılıklı saygının üretildiği yerdir.

Çünkü kurallar insanların şehirle ilişkilerini düzenler, trafikte kimin duracağını, kaldırımların kime ait olduğunu, gürültünün sınırını, çöpün nereye atılacağını belirler. Bu kurallara uyulmadığında kaliteli yaşam da olmaz.

Onun içindir ki,bu tür hareketler erdemden ziyade başkalarının hayatına duyulan saygıdır. Demek istediğim kurallar öteki hakkında farkındalıktır. Kural tanımazlık ise bencilliktir.

O nedenle kenti yönetenlerin birinci görevi kuralları uygulamaktır. Eğer kurallar herkese değil de zayıfa,yayaya, çocuğa uygulanıyorsa bu haksızlık adalete olan güveni sarsar.

O nedenle ortak yaşamın kalitesi kural-denetim-kültür üçgenine bağlıdır, kurallar var ama denetim ayağı zayıf ise,o toplumlara Aydın’da görüleceği üzere “görmezden gel, idare et” anlayışı yerleşir.

Örnek:2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre Yayaların Geçiş Üstünlüğü......

.Madde 74,Yaya geçitleri ve okul geçitlerinde sürücüler:

-Görevli veya ışıklı trafik işareti bulunmayan yerlerde,

-Yaya geçitlerinde,

-Okul geçitlerinde,

-Kavşak giriş ve çıkışlarında,

-Yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.

Önemli bir ayrıntı:

Yaya henüz daha geçide adım atmasa, yaklaşması halinde bile sürücü yavaşlamak ve durmak zorundadır.

Yasayı çiğneyen sürücülere uygulanacak ceza ve yaptırımlar:

-İdari para cezasıdır,

-Ceza puanı uygulamasıdır.

-Kısaca yaya bekliyordu ama geçmedi, geçmek ve geçmemek arasında kararsız kaldı geçiş hakkı benimdi benzeri savunmaların hukuken bir karşılığı yoktur.

Ama ne var ki, sürücülerden Aydın’da sayıları parmakla sayılacak kadar bir azınlık dışında yasaya uyan yoktur.

O azınlık da bilin ki, ya yasalara olan duyarlılığından ya da yaya geçidi yasasının içselleştirildiği bir Anadolu kentinden edindiği alışkanlık nedeniyledir.

Bu da demek oluyor ki, halka bir alışkanlığı, bir kültürü kazandırmak için yasa yapmak tek başına yeterli değildir.

Eğer önemli olan içselleştirme üzerinde durulmazsa keşmekeşlik artarak devam eder ve kurala saygı duyanlar ve sade vatandaş ezilir.

Uygulamayı zamana bırakarak ilerleyen süreçte kendiliğinden bu alışkanlığın ve kültürün topluma yerleşmesini beklemek ise ölümlü kazalara davetiye çıkarmaktır.

O nedenle kural koymakla devletin sorumluluğu bitmez asıl sonrasında sürekli denetimlerle görünür hale getirmek ve istinasız herkese uygulanması gerekir.

Çünkü bir topluma bir alışkanlığı kazandırmak için ara sıra yapılacak denetimler yeterli olmaz bu denetimlerin sürekli yapılması ve yaya geçitlerinde görünür hale gelmesi gerekir.

Eğer kontrollere bu özen gösterilmez de aksine yaya geçitlerinde meydana gelen kazalarda:”Yaya da dikkat etmeliydi” denilerek sürücünün suçu hafifletme yoluna gidilirse kazalar meşrulaştırılmış, olur.

Yayaların geçiş üstünlüğünü denetleme ve ihlal edenlere para cezası kesmede ve ceza puanıyla cezalandırmada birinci derecede görev emniyet güçlerine düşer..

Ancak günümüz şartlarında bu görevi istisnasız,layıkıyla yerine getirmek kolay değildir.

Çünkü bu coğrafyada kural ihlali yapmak utanılacak bir eylem değildir, tam aksine hatırlı dost ve yakınlar sayesinde cezadan kurtulmak övünülecek bir konudur.

Bunlar genelde:

-“Sen benim kim olduğumu biliyor musun” diyen haddini bilmezlerdir..

- Mevki, makam sahipleri ya da onların eşleri, çocukları veya yakınlarıdır.

-Hatırlı babasına ve dostlarına güvenen utanmazlardır.

- Altındaki arabaya, cebindeki paraya güvenen ahlak yoksunu,ne oldum delisi şımarık,görgüsüzlerdir.

Hülasa görevli memura gözdağı vermekten zevk alan ama dik duran görevliyi görünce geri çekilen hastalıklı tiplerdir.

Eğer memura, polise görevini eksiksiz yapmada tam yetki verilmez, “bunları idare et” denirse bu istisna toplumda “kural var ama yetkililerin gücü garibana yetiyor” algısına yol açar.

Kaldı ki,bu denetimler araçlar durdurulmadan plakalarına göre gerek sivil ekipler gerek kameralar yardımıyla yaya geçidi ihlali yapan sürücülere kesilen cezalar kısa sürede caydırıcı etkisini gösterecektir.

Yeter ki, yayaların geçiş üstünlüğünü denetleyecek görevli kolluk kuvvetlerinin ve memurların hastalıklı kesimin tehdidine karşı arkasında duracak bir irade olsun...

Bu iradeyi ilgili kurumlarla kuracağı koordinasyon ağıyla Aydın halkı yararına ortaya koyarak zamanımızda utanılacak bu durumdan Aydın'ı kurtaracak olan da Sayın Valimiz Yakup Canbolat’tır.

Arz olunur.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }