"Homeros" Odissea, Rapsodi"
Bizim ardımızdan biraz sonra işte sarışın Menelaos yetişiyor Lesvo'ya uzak yolculuğu hesapladığımız o yere.
Sakız'dan daha öteye çıkarsak kayalıklı Psiri'ya doğru bırakırsak solumuzda burada ya da aşağıya doğru rüzgârlı Mimanda'ya doğru der, Bende bu hafta'dan başlayarak Burnumuzun dibi olan Sakız Adasını sizlerle bu Ramazan ayında paylaşmak istedim, umarım okuduğunuzda keyif alırsınız.
Sakız Adası'nın yerini Lesvos'a Psarav (Psiria)' ya ve Küçük Asya (Mimanda) sahillerine göre belirtir Homeros.
Hoş tadı, şifa verici özelliği ve çok çeşitli kullanım alanı olan mis kokulu damla sakızı üretimi konusunda dünyaca ünlü olduğundan, Sakız Adası demek damla sakızı demektir. Burada değinmeden geçemeyeceğim, Turgut Özal Hükümeti zamanında Çeşme Belediye Başkanı Nuri Ertan Beyefendi Burnumuzun dibinde 8 mil ötede sakız ağacı yetişiyor, Çeşmede neden olmasın, sakızdan sakız ağaçlarını çeşme yarımadasına getirerek dikim yapmış o sakız ağaçlarından şimdi çeşme sakızı olarak toplanmaktadır.
Damla sakızı eski çağlardan beri kadınların kişisel bakımlarında kullandıkları vazgeçilmez bir üründür.
Damla sakızının satışa sunulması aşamasına gelinceye kadar ne türlü işlemlerden geçtiğine değinmekte fayda var.
Yaz aylarının başlarında sakız ağacının köklerinin etrafındaki toprak temizlenip geniş daire çizilerek düzleştirilir. Ardından toprağa masa"(trapezi) denilen şekil verilir. Ağacın gövdesi ile ana dalları temizlenir. Sonra ağacın altındaki düzleştirilmiş toprak. " trapezi" çalı süpürgesi ya da normal süpürgeyle süpürülür, bu temizliği sırasıyla" masa kurma( strosimo trapezion) ve toprağı beyazlanma (asprohomastrima) işlemleri takip eder.
Başka bir değişle, ağacın altındaki temizleme yüzeye çevreden toplanan beyaz toprak serpilerek kaplanır. Ağaçtan akacak damlanın sertleşip kurumasına yardımcı olacak bu beyaz killi toprak düzgünce yayılıp pürüzsüz yüzey sağlamak için iyice bastırılır.
Tüm bu işlemler ardından ilk “nakışlama" (kendima) başlar. Ağacın gövdesine ve büyük dallarına çizikler atarak yarıklar açmaya nakış denir. Yarıkların uzunluğu 1- 1,5 santim ve derinlikleri 0.5 santimdir. Ve keskin “nakış aleti" denilen bir aletle açılır bu yarıklar. “Nakışlama" dönemi “Nakış"(kendos) olarak adlandırılır. Nakış işlemi ağacın gövdesinden dallarına doğru yapılır. Aynı ağaç, beş altı hafta boyunca haftada iki kez nakışlanır. Ağaca atılan çiziklerin ardından 10 - 20 gün sonra ağacın reçinesi akmaya beyaz killi toprağa düşerek donmaya başlar. Genellikle tüm bu işlemler ilk toplama işleminin de başlandığı 15 Ağustos'a (Meryem Ana Yortusu'na) kadar devam eder.
Sizlerinde gördüğünüz gibi zor bir zanaat, ama sakız toplama zamanında oraları görmenizi isterim, insanların nasıl çalıştıklarını, inanın 'ki şaşıracaksınız. Ben Aydın Avcı olarak birebir yaşadım ve bu arada ERTÜRK LINES SEYAHAT ACENTESİNİ de unutmamak gerek, Çeşme Sakız arasında yıllardır bir köprü vazifesini görüyor, Ege olarak güzel işler yapıyorlar.
Gene konumuza dönecek olursak Damla sakızı toplama işlemi ilk " Timitri" denilen özel bir alet ile yapılır. Damla sakızları hava sıcak olduğundan birbirine yapışmasın diye genellikle katları olan hasır ya da ahşap kutular içinde sakız ağacı tarlalarından evlere taşınır. Damla sakızları evlerde serin bir yerde saklanır.
İlk toplamanın ardından yine aynı işlemleri yapılarak ikinci “ nakaşlama" yapılır ve ardından da son toplamaya geçilir. Artık sonbahar başlangıcıdır ve yağmur yağma tehlikesi üreticinin en büyük korkusu olur.
Damla sakızlarının toplanma sürecini "tartarisma" adı verilen yani sakızları elekten geçirilme işlemi takip eder. Elenen damla sakızları kapalı mekânda sabunlu suyla yıkanıp kurutulur. Ardından damla sakızı üreticilerinin çoğu kurutmanın ardından "çibima yani damlaların kalın, ince ve toz olarak ayarlanma işleminin gerçekleşmesi için ürünlerini "Sakız Adası Damla Sakızı Birliği'nin fabrikalarına verirler. Son olarak, ya paketlenir ya da başka mamullerin (sakız, damla sakızı yağı sabun, diş macunu, yüz kremi vb.) üretilmesi için kullanılır.
Evet değerli Aydın Post okuyucuları sizleri değişik tarımla ilgili sakız'ın nasıl olduğunu ne evrelerden geçtiğini yazmak istedim ve ülkemizde tarım ülkesi, istenirse neler yapılır, Aydınımız ’da turunç var Turunç reçeli Antalya’dan geliyor, bir örnek,
Valimiz'e çağrımdır, boşta gezen kahvelerde oturan insanlarla bu turunçları bu toplatıp işler hale getirebilir, bir nebzede olsa işsiz gezenler bir iş imkânı yakalamış olurlar. Bir öneri Sermaye Turunç?
Damla sakızı Avrupalı gezginler sayesinde M.S. 10 YÜZYILDA dünyaca ün yazandı. Düzenli olarak kullanımı 14. yy adayı işgal eden Cenovalıların kurdukları “Maonas” adlı birlikle satışını tekelinde tuttuklarında gerçekleşti.
Damla sakızının gizli olarak başkaları tarafından satılması, hem Cenovalılar hem de Türkler döneminde uzuvların kesilmesinden ölüme kadar uzanan ağır cezalarla sonuçlandırdı. Adanın hürriyetine kavuşmasının ardından damla sakızı ticareti çok az sayıdaki “damla sakızcısı “tüccarların eline geçmişti. Üreticiden inanılmaz derecede düşük fiyata alarak büyük kar sağlayacakları fiyatlara pazarlıyorlardı.
Böylece 1983 yılında günümüzde damla sakızı tekelini alan “Damla Sakızı Üreticiler Birliği” kuruldu.
Değerli Aydınpost okuyucuları Ramazan Ayınızı canı gönülden kutluyor tarım ili olan Aydın şehrimiz için umarım ki sakız adası yazımız iyi gelmiştir. Değerli yorumlarınızı bekler ileri ki haftalarda Sakız adası yazılarımıza devam edilecektir. Çok uzun yıllar boyunca büyük güçler ve her iki ülkenin politikacıları el ele verirse Yunanistan ve Türkiye arasında çok güzel işler olacaktır. Dini ya da etnik farklılıkların bizi asla birbirimizden ayırmaması gerektiğini hatırlatmak isterim.
Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR! Aydınpost APPSTORE'da TIKLA