Sahtekâr derviş

Abone Ol

Şark Edebiyatında anlatımı çekici kılmak ya da getireceği olası cezai sorumluluktan kurtulmak için olayları:

Efsaneler…

Darbı Meseller…

Hikâyeler…

Ve fıkralar üzerinden anlatma geleneği bir hayli yaygındır.

Hz. Süleyman Kıssaları,

Firdevs’inin Şehnamesi,

Sadi’nin Bostan ve Gülistan’ı,

Dede Korkut Hikâyeleri,

Mevlana’nın Mesnevisi,

Bektaşi Fıkraları,

Nasrettin Hoca,

Ve benzerleri başvuru kaynaklarıdır.

Günümüzde yaşadığımız ortama denk düşen bir Hz. Süleyman kıssasını bana bir bayan kardeşimiz göndermiş.

Ben de gerçek dervişleri tenzih ederek, kısadan hisse, o hikâyeyi sizlerle paylaşayım istedim.

Bir gün Hz Süleyman’a yaralı bir kuş gelir ve bir dervişin kanadını kırdığı şikâyetinde bulunur.

Hz Süleyman dervişi huzura çağırır ve:

“Bu kuş senden şikâyetçi neden kanadını kırdın”, diye sorar.

Derviş de başlar kendini savunmaya…

“Sultanım ben bu kuşu avlamak istedim.

Önce kaçmadı…

Yanına kadar gittim…

Yine kaçmadı…

Ben de bana teslim olacağını düşündüm.

Yakalamak için üzerine atladım…

Tam yakalayacaktım ki…

O sırada kaçmaya çalıştı…

Kurtulayım derken de kanadı kırıldı”.

Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki:

“Bak bu adam haklı…

Sana tuzak kurmamış…

Sinsice de yaklaşmamış..

Açıktan gelmiş…

Hakkın olan kaçmana fırsat vermiş.

Kaçabilirdin…

Niye kaçmadın?

Şimdi bir de karşıma çıkmış bu masum adamdan “kanadımı kırdı” şikâyetinde bulunuyorsun?”

 Kuş bu suçlamaya karşı kendini şöyle savunmuş:

“Efendim…

Ben onu avcı kıyafetinde görmedim ki, kaçayım…

Derviş kıyafetinde gördüm…

Avcı kılığında olsaydı kaçmaz mıydım?

Düşündüm ki…

Derviş olmuş birisi Allah’tan korkar da:

Hile yapmaz…

Tuzak kurmaz…

Sinsice hareket etmez…

İçten pazarlıklı olmaz…

Bir defalık karnını doyurma pahasına hakkı, hukuku hiçe saymaz…

İmtihan dünyasında nefsinin ve şeytanın esiri olmaz ve bana zarar vermez…

Diye düşündüm…

Ve kaçmadım.

Benim yerimde siz olsaydınız siz de aynısını yapmaz mıydınız?”

Diye de sormayı ihmal etmez.

Hz. Süleyman kuşun bu savunmasını haklı bulur ve hükmünü verir:

Kısas…

İnfaz memurlarını huzura çağırır…

Emri verir.

“Kuş davasında haklıdır…

Dervişin kolunu derhal kırın.

Ve böylece kısası yerine getirin.”

Kuş o anda atılır…

“Sakın ha!...

Kesinlikle böyle bir şey yapmayın.”

Hz. Süleyman nedenini sorduğunda ise o şöyle açıklar:

“Efemdim…

Dervişin kolunu kırarsanız kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar…

Siz en iyisi mi?

Onun üzerindeki derviş hırkasını çıkarın.

Çıkarın ki…

Benim gibi kuşları ve mahlûkatı bundan sonra bir daha aldatamasın…

Sahtekârlık yapmaya fırsat bulamasın.”

Şimdi T.C. Devleti’nin yaptığı da bu…

Anlaşıldı mı? 

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }