Rusya Avrupa'ya karşı en büyük silahını devreye sokuyor. Rus enerji devi Gazprom, Avrupa Birliği’ne gaz akışını ‘önemli ölçüde’ kısacağını açıkladı. Yapılan açıklamalarda oldukça ‘sert’ bir kesintiden bahsediliyor. Rus Gazprom, kesinti ile ilgili açıklama yaptı ancak gerekçeler inandırıcı olmadı. Peki dünyayı önümüzdeki günlerde neler bekliyor?

Rus ordusunun Ukrayna topraklarına girmesiyle başlayan savaştan sonra Rusya büyük yaptırımlarla ve Batı dünyası tarafından dışlanmayla karşılaşmış durumda. Rusya’yı ekonomik olarak tüketmek ve bu yolla savaşı durdurmak isteyen dünya devletleri bir yandan da Rusya’nın sahip olduğu doğal kaynaklara büyük ölçüde bağımlı.

RUSYA, DOĞALGAZI TAMAMIYLA KONTROL EDİYORRus devleti kontrolündeki enerji şirketi Gazprom, Avrupa’daki ülkelerin en büyük doğalgaz tedarikçisi durumda. Şirketten yapılan açıklamaya göre yarından itibaren ana boru hattı üzerinden Avrupa'ya gaz teslimatında sert bir kesinti olacak.

Rus gaz ihracat tekeli, “motorun teknik durumu” nedeniyle son çalışan iki türbinden birinin işletimini durdurduğunu ve Kuzey Akım boru hattı üzerinden günlük gaz dağıtımını günde 33 milyon metreküpe indirdiğini söyledi. Bu da boru hattının kapasitesinin yüzde 20’si anlamına geliyor.

Kuzey Akım 1 boru hattı, 10 günlük bir bakım molasının ardından geçen hafta gaz pompalamaya devam etti ancak Avrupa Komisyonu Rusya tarafından tamamen gazın kapatılmasının muhtemel olduğu konusunda uyarı yapmıştı.

Gazın kesileceği duyurusu tam da AB hükümetlerinin, Kremlin'in Avrupa'daki muslukları kapatması halinde yaşanacak bir kış krizini önlemeyi amaçlayan yüzde 15'lik bir gaz tasarrufu hedefi için bir plan üzerinde fikir alışverişi yapmaya başladığı bir zamanda geldi.

AB'nin hedefi, kış için depo oluşturmak için artık daha az gaz kullanmaktı.

Rus gazının en büyük müşterilerinden olan Almanya’da, ekonomi bakanlığı, Gazprom'un açıklamasının ardından "Federal ağ kuruluşu ve gaz krizi ekibiyle yakın ilişki içinde durumu çok yakından izliyoruz. Bilgilerimize göre, teslimatta azalma için teknik bir neden yok." dedi.

GEREKÇEYE KİMSE İNANMADIRusya’nın kesinti nedenini ‘arıza ve bakım’ olarak açıklaması ise Batılı devletler tarafından tepkiyle karşılandı ve sıcak savaşın ortasında gelen bu açıklamanın gerçeği yansıtmadığı neredeyse tüm Avrupalı yetkililer tarafından dillendirildi.

AB, geçen hafta Moskova'yı enerjiyi bir ‘silah’ olarak kullanmakla suçladı ve 27 üye devlete, Brüksel'in acil arz ilan etmesi halinde zorunlu hale gelebilecek gönüllü yüzde 15'lik gaz tasarrufu hedefini kabul etmesi çağrısını yaptı.

AB yetkilileri, bloğun 27 enerji bakanının bugün Brüksel'de yapacağı toplantının yüzde 15'lik gaz tasarrufu planını onaylayacağını ummuştu. Ancak bunun yerine, Avrupa'nın dört bir yanından ülkeler, AB'nin gaz boru hattı ağından nispeten izole olan İspanya ve Portekiz'in başını çektiği itirazlarda bulundular.

AB BLOĞUNDA ÇATLAK!Öneriler, on yıllardır Rus gazına bağımlılığını ortadan kaldırmaya çalışırken, enerji tasarrufu ile karşı karşıya kalan Almanya için tasarlanmış olarak görülüyor.

On yıl önce kurtarma, borç ve suçlama üzerine tartışmaların alevlendiği euro bölgesi krizinin yıpratıcı tartışmalarının yankısı olarak, güney ülkeleri vatandaşlarının başkalarının geçmişteki politikaları için fedakârlık yapmaması gerektiğini söyledi.

İspanya başbakan yardımcısı Teresa Ribera, geçen hafta ülkesinin sıvılaştırılmış doğal gaz altyapısına yaptığı yatırımlara, İspanyol şirketleri ve tüketicilerine düşen maliyetlere işaret ederek ülkesinden “orantısız bir fedakârlık” yapmasının istendiğini söyledi.

Ribera, olağandışı şekilde sert olan bu yorumlarda, "Diğer ülkelerden farklı olarak, biz İspanyollar enerji açısından imkanlarımızın ötesinde yaşamadık" dedi.

Portekiz, enerji bakanı João Galamba da geçen hafta yerel basına yaptığı açıklamada, Avrupa'nın geri kalanıyla çok az gaz bağlantısı olan İspanya veya Portekiz'in ihtiyaçlarını karşılamadıklarını söyleyerek önerilere tamamen karşı çıktı.

İber Yarımadası ülkeleri ayrıca elektrik üretmek için daha fazla gaz kullanıyor çünkü bölgede yaşanan şiddetli Kuraklık buradaki hidroelektrik üretimini azalttı.

PORTEKİZ VE İSPANYA’YA YUNANİSTAN DA KATILDIYunanistan da ekonomisine ve tüketicilerine aşırı yük bindirdiğini öne sürdüğü AB çapındaki yüzde 15 tasarruf hedefine karşı çıkıyor.

Öte yandan Polonya, enerji güvenliği konusundaki endişelerini dile getirdi. Polonyalı bir yetkili, Varşova'nın "Polonya doğalgaz rezervlerinin diğer üye ülkelerin ihtiyaçları için kullanılmasına yol açabilecek hiçbir çözümü kabul etmeyeceğini" söyledi.

Fransa, İtalya, Danimarka, Hollanda ve Polonya, komisyona acil durum ilan etme yetkisi verilmesine karşı çıkan ülkeler arasındaydı. Bunun yerine AB üye devletlerinin bu kritik kararı vermesi öneriliyor.

Dün, AB büyükelçi yardımcıları tarafından halen tartışılmakta olan bu önerilere göre, ülkeler diğer üye ülkelerin gaz enterkonnektör sistemine bağlanmadıkları takdirde yüzde 15 hedefinden muafiyet alabilirler.

Ülkeler ihtiyacı olan bir üye ülkeye gaz göndermeyi teklif ederse de hedef kolaylaştırılabilir.

AB ‘ALMANYA’ PLANINI YALANLIYORAB kaynakları, planın Almanya için tasarlandığı önerilerini reddederek, tüm üye devletlerin Rus doğalgazının kesilmesinin ekonomik acısını hissedeceğini savundu.

Üst düzey bir AB yetkilisi, “Bütün bunların Almanya için olduğunun düşünülmesinin mantığını anlamıyorum. Bu, önce kimin vurulacağıyla ilgili değil çünkü [bir arz şoku] gelirse, sorunun hemen diğer ülkelere sıçrayacağını düşünüyorum. Biz iç pazardayız ve… acı tüm üye ülkeler için önemli olacak.” sözlerini kullandı.

Avrupa Komisyonu başkanı Ursula von der Leyen geçen hafta, Kremlin'in Rus gazının AB'ye tamamen kapatılması emrini vermesinin muhtemel olduğunu ve Avrupa’nın tek pazarına çekiç darbesi indireceğini söyledi.

KÖMÜR VE NÜKLEER ENERJİYE DÖNÜŞAB yetkilileri, ülkelerin yenilenebilir kaynaklara geçişi hızlandırmasını önerdiler, ancak devletlerin kömür ve nükleer enerjiden çıkışı ertelemeyi düşünebileceklerini de söylediler.

Belçika hükümeti geçen hafta, ulusal güvenliği gerekçe göstererek iki nükleer santralin ömrünü 10 yıl uzatmak için siyasi bir anlaşmaya vardığını duyurmuştu. Doel 4 ve Tihange 3 reaktörleri, Belçika hükümeti 2025 yılına kadar tüm nükleer enerjiden çıkma planını revize ettiği için 2026'da yeniden devreye sokulacak.