• BIST 92.250
  • Altın 252,982
  • Dolar 5,8690
  • Euro 6,5917

    Peynir Gemisinin Yürümesine Dair…

    07.01.2019 08:45
    Ümmet Caner / Kırk pencere

    Ümmet Caner / Kırk pencere

    Bir yıl daha geldi geçti.

    Sınır ötesi harekâtlar, tren kazaları, başkanlık sistemi, dolardı-altındı, krizdi, seçimdi, adaydı, aday değildi derken, 2018’de geçti gitti.

    Zor bir yıldı. Gelen gideni aratır misali bir öncekine göre gerçekten de zordu. Ne yazıktır ki bizim gibi ülkelerde ve toplumlarda “gelen gideni aratır” deyimi çoğunlukla anlamının hakkını fazlasıyla veriyor. Yalancı çıkmıyor yani.

    Ama inşallah bu deyim, bu yıl ve bundan sonra hiç haklı çıkmaz da bir palavradan ibaret kalır.

    Şehrimiz Aydın için söyleyecek olursak, 2018’e Kızılcaköylüler’in “Jeotermale hayır” mücadeleleri damga vurdu. Sıcak-soğuk demeden aylarca mücadele ettiler. Nöbet çadırları zaman zaman engellenip sökülse de, biber gazı, arbede, yıldırma, korkutma eylemleriyle karşı karşıya gelseler de, haklı mücadelelerine yılmadan devam ettiler ve hâlâ da devam ediyorlar.

    Sonra, Büyük Menderes Nehri’nin Türkiye’nin en kirli üçüncü nehri oluşu, özellikle kış aylarındaki aşırı hava kirliliği ve bir de trafik sorunu, Aydın’ın 2018’de de ki en önemli sorunları olarak kalmaya devam etti.

    Peki, bunlar böyle oluyorken biz sade vatandaşlar olarak ne yaptık?

    Kendimizce kafa yorduk. Konuştuk. Tartıştık. Sosyal medya hesaplarımızdaki sayfalarımıza yazdık. Beğendik. Paylaştık. Yorumlara yorumlar ekledik.

    Tabi ki bunlar da lazım. Ama sadece konuşmakla olmuyor işte. Atalarımızın dediği gibi lafla peynir gemisi yürümüyor.

    Üstelik enflasyonu frenlemek, krizlerin üstesinden gelmek, dövizi değerini düşürmek, terörü bitirmek, ne bileyim dış politikaya yön vermek gibi işler de bizi çok aşıyor. Ülkemizi ve dünyayı kurtarmak, doğrudan biz sade vatandaşların işi değil yani. Konuştuğumuzla, tartıştığımızla, bazen birbirimizi kırdığımız, üzdüğümüz ile kalıyoruz.

    Biz iyisi mi, bu yıl, memleket meselelerine kafa yormalarımıza,  konuşmalarımıza ve sosyal medya paylaşımlarımıza ilave olarak, herkes önce kendi evinin önünü süpürsün misali, gücümüz yettiğince önce kendi evimizden, sokağımızdan, beldemizden, şehrimizden başlayalım.

    Mesela, eğer sağlığımız uygunsa düzenli kan bağışçısı olalım. Böylece her kan verişimizde üç kişiye hayat, doğaya da bir ağaç kazandırmış olacağız. Ne güzel değil mi. Faziletleri yazmakla bitmez.

    Eğer daha önce karşılaştığımızda selamlaşmadığımız bir komşumuz varsa, gelin bundan sonra ilk adımı biz atalım. Tebessüm yüklü sımsıcak bir selam verelim.  Öyle mecbur kalmışçasına değil. Sonra kapısını çalıp, bir kap yemek ikram edelim, annelerimizin ninelerimizin yaptığı gibi.

    İhtiyacımızdan fazlasını da almayalım artık. Hemen sıkılıp değiştirmeyelim eşyalarımızı. Onun var, benim niye yok diye yarışmayalım. Hani tüketim toplumu diyorlar ya, kurtulalım artık bu illetten.

    Yürümeyle 15-20 dakikalık mesafeleri mutlaka yürüyelim. Değilse ya toplu taşıma araçlarını kullanalım. Yahut bisiklete binelim. Hoş, Aydın’da bisiklete nerde bineceksiniz. Bisiklet yolları mı var, değil mi? Doğrudur. Ama bizle yine de bisiklete binelim.   O kadar binelim ki belki bir gün belediyeler utanırlar da, bisiklet yolları yapmak zorunda kalırlar.

    Aydın’ın en önemli sorunlarından biri olan Jeotermaller için mücadele edenlere destek olalım. Çünkü aynı şehirde oturuyor, aynı topraktan besleniyor, aynı havayı soluyor ve de aynı sudan içiyoruz. Aslında mücadeleleri hepimiz için, unutmayalım.

    Mâlum, seçim dönemindeyiz. Gerçi halkımızın büyük bir çoğunluğu geçim derdinde, ama biz yine de seçim dönemi diyelim. Özellikle bu dönemde, artık şu siyasilere kolay lokma olmayalım. Bunun için de hiçbirine müptelâ olmayalım yani. İnanın hiç biri babamızın oğlu-kızı değil. Artık siyasi tercihlerimizde değişken olalım. Bilsinler ki bu milletin büyük bir çoğunluğu, en az yüzde doksanının ne yapacağı belli değil. Çalışkan, dürüst ve adil isen oy veriyorlar. Kesinlikle çantada keklik değiller.  Böyle bilsinler ki kendilerine çeki düzen versinler. Bu paragraf biraz hâyâl gibi oldu, ama olsun. Temenni işte.

    Yeni yılın, şehrimiz, milletimiz, devletimiz ve tüm insanlık için; iyiliklerin, güzelliklerin ve mutlu zamanların bol olduğu bir yıl olması dileklerimle…

    Sağlıcakla kalın.

    Aydınpost ANDROID'de TIKLA YÜKLE!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA YÜKLE!

    Bu yazı toplam 2383 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim