Pervin Töre'den ilginç eylemler

Abone Ol

Eğitim yatırımları yerleşim yerlerinin ileriye dönük yirmi beş, elli yıllık demografik göstergelerine göre yapılır.

Yoksa bina ya kısa sürede ihtiyaca cevap veremez hale gelir yenisi veya ek bina yapımı gündeme gelir ya da boş kalarak çürümeye terk edilir.

Onun için kaynağı millet olan bu yatırımlar planlanırken ince elenip sık dokunmalı tam kapasite nasıl hizmet vereceği ile birlikte ulaşım, barınma, öğretmen bulma kolaylığı gibi kaliteyi doğrudan etkileyen yan etkenler de göz önüne alınmalıdır.

Pervin Töre döneminde ne yazık ki, Özel İdare’nin tahsis ettiği devasa kaynak iyi planlanmamış, niteliğin niceliğe tercihi sonucu okullarda kalite düşmüştür.

O yatırım konusunda devlet mantığı ile hareket etmek yerine Efeler’e açılacak ikinci Anadolu İHL örneğinde olduğu gibi genelde popülist davranmayı tercih etmiştir.

“Her ilçeye bir İHL kampanyası” çerçevesinde Efeler’e ikinci bir Anadolu İHL için bakanlıktan onay alınır.

Yer için arana arana Umurlu çok programlı lise bahçesindeki okul öncesi öğrencileri için yapılan ve öğrenci bulunamadığı için Müdire Hanım’ın eleştirildiği 4 derslikli bina bulunmuş.

Seçilen yer, açılacak mekân dikkate alındığında bu okulun daha açılmadan verimsiz hale gelmesi için milli eğitim müdürü sanki elinden geleni yapmış.

Siz olsanız yenisi ne zaman yapılacağı meçhul bu okul için hem fiziki hem sosyal şartları yetersiz böyle bir mahalle ve mekân niye seçildi, diye sormaz mısınız?

İlgili, ilgisiz kim olsa bu okulun yeri Efeler merkez olması gerekirdi, diyecektir. Zira öğrenci yoğunluğu orada… Ulaşım, barınma ve beslenmede sorun yok… Öğretmen kadrosu deseniz o da öyle…

Farz edin ki mümkün olmadı… Efeler’in banliyösü konumundaki İncirliova’da açılan ve bir müdür bir mühürden başka bir şeyi olmayan İncirliova Anadolu İHL ile birleştirilir, İncirliova’da yapılacak modern bir okulda her iki ilçenin öğrencilerinin sorunsuzca öğrenim görmeleri sağlanabilir.

Umurlu öğrencilerini ne yapalım mazereti ileri sürülebilir… Onun da çaresi yönetliklerine göre bazıları Efelere bazıları Köşk Anadolu İmam Hatip Lisesine yönlendirilir hem böylece Köşk’teki 18 derslikli okulun da tam kapasite kullanımı sağlanmış olurdu.

Yanlışlık bunlarla bitmiyor… Müdire Hanım enikonu dört odalı bu binada iddia o ki, erkek yerine Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesi açmaya hazırlanıyor.

Erkek Anadolu İHL için ideal olmayan bir yer kız okulu için nasıl ideal olur? Hem sonra türünde Aydın’da tek olacak bu okulu yatılılık dışında, o da olursa, ilçelerden kim, niye tercih edecek ki?

Velev ki bunlar hesap edilmedi… Müdire Hanım okulun bulunduğu yerin gelişmişliğinin öğrencilerin sosyalleşmesindeki etkisini bilmiyor mu veya bunu kendine hatırlatan da mı olmadı?

Biraz samimiyet lütfen… Amacınız boş bulunan bir odaya veya binaya İHL tabelası asarak göze mi girmek yoksa kaliteli insan mı yetiştirmek?

Diyeceğimiz o ki, yatılısı da olan bir Anadolu Kız İHL Efeler’e olduğu kadar Söke ve Nazilli’ye de ihtiyaçtır, açılması gerekir.

 Ancak Kenar’da değil Merkez’de… Hem de Mimar Sinan gibi gelişmişlik seviyesi yüksek mahallelerde… Mesela Umurlu’da değil.

Başka bir konu…

Aydın eğitiminin göz bebeği, başarı oranı yüksek bir Fen Lisemiz var… Bu okulumuz 150 öğrencilik yeni, modern bir pansiyon binasına kavuştu.

Bunun dışında Efeler’de biri 160 öğrencilik Sosyal Bilimler Lisesi diğeri de 210 öğrencilik Güzel Sanatlar Lisesi’nde devlete bağlı iki tane daha orta öğretim pansiyonu var.

Bunların geçen öğretim yılında doluluk oranı yüzde yüzdü... Yönetmeliğin öngördüğü şartları taşıyan çoğu öğrenci bu haktan yararlanamadı, dışarıda kaldı… İhtiyaca çare bulmada müdürler zorlandılar.

Bu durum karşısında Fen Lisesi eski pansiyonu hakkında millet, devlet yararı neyi gerektirir?

Duvar komşusu Mustafa Emel Uşaklı Anadolu Lisesi müdürlüğünün sorumluluğunda yönetmelik şartlarını taşıyan orta öğretim öğrencilerinin hizmetine sunmak değil mi?

Ancak o takdirde taşradan gelen garip gureba çocuklarının daha iyi şartlarda okullarına devam etme imkânı sağlanmaz mı?

Öyle de… İddiaya göre Müdire Hanım bu pansiyonu misafirhane yapmak üzere İlim Yayma Cemiyetine vermeye hazırlanıyormuş.

Bu olay bazılarına her ne kadar İlim Yayma Cemiyetinin selden kütük kapma eylemi gibi görünse de biz işin o tarafında değiliz.

Hatta “Türkiye’de birçok aydın ve devlet adamı yetiştiren bu cemiyete devlet imkânı varsa daha fazlasını yapsın”, deriz orada sorun yok.

Bizim üzerinde durduğumuz devlet aklıyla düşünmesi gereken milli eğitim müdürünün bu işte farz dururken niye sünneti tercih ettiği konusudur.

Siyasetçinin popülizm yaptığını görmüş, alışmıştık ama devlet hizmetinde görevli bir bürokratın, siyasetçileri aratmayan, popülist eylemlerine yeni şahit olduk.

 

 
 
 
{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }