Özlem Çerçioğlu ve jeotermal elektrik santralleri hakkındaki gerçekler!

Abone Ol

Özlem Çerçioğlu’nun JES’ler hakkındaki farklı söylemleri ve icraatlarındaki tutarsızlık gerçekten şaşırtıyor.

26.12.2018 tarihi itibariyle yaptığı açıklamalarda, jeotermal konusunda her ortamda konuşmaya devam edeceğini, firma sahiplerinin paraya kıyıp gazın çıktığı bacalara son teknolojinin uygulanması gerektiğini, firma sahiplerinin ve çocuklarının Aydında yaşamadığını, burada Aydınlının yaşadığını, zeytinin incirin ve narenciyenin rekoltesinin hızla düştüğünü, jeotermalin borusundan çıkan gazın raporunu hiç kimsenin görmediğini, bunların testinin eş dost ahbap dernek laboratuvarlarında değil, bağımsız bir yerde yapılması gerektiğini, halkın temiz hava solumak istediğini, kendisinin en büyük görevlerinden birinin çocuklarına ve torunlarına temiz bir doğa bırakmak olduğunu ifade etmiş.

Özlem Çerçioğlu, jeotermal konusunda her ortamda konuşmaya devam edeceğini beyan etmiş.

Bu gerçekten çok sevindirici bir durum. Fakat burada şu soruları sormak gerekiyor;

Sayın Özlem Çerçioğlu, jeotermal elektrik santralleri Aydın’ın havasını suyunu toprağını ve insanını hızla zehirlerken siz Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak neden dört yıldan bu yana bir tek kelime beyanda bulunmadınız? Bırakın her ortamda konuşmayı, bu konuda neden ağzınız açılmadı?

Sayın Özlem Çerçioğlu, jeotermal elektrik santralleri ile ilgili olarak Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak neden dört yıldan bu yana tek bir çivi bile çakmadınız?

Aydının jeotermal elektrik santralleri nedeniyle mağdur olduğu, zeytin, incir ve narenciye rekoltesinin düştüğünü seçimlere üç ay kala mı farkına vardınız?

Başka ne demiş Çerçioğlu? Firma sahiplerinin paraya kıyıp gazın çıktığı bacalara son teknolojinin uygulanması gerektiğini beyan etmiş.

Sayın Çerçioğlu, jeotermal elektrik santrallerinin sadece bacalarından çıkan gazlarla mı zehirlendiğini düşünüyorsunuz? Çerçioğlu eğer bu şekilde bilgilendirildiyse büyük bir hatanın içinde. Jeotermal elektrik santralleri jeotermal atıkları sadece gaz olarak değil, sıvı olarak ta doğaya salınmaktadır. Bu nedenlerle, sadece JES’lerin bacalarına filtre takılması asla tek başına yeterli değildir.

Özlem Çerçioğlu, jeotermalin borusundan çıkan gazın raporunu hiç kimsenin görmediğini, bunların testinin eş dost ahbap dernek laboratuvarlarında değil, bağımsız bir yerde yapılması gerektiğini beyan etmiş.

Belediyelerin görevleri yasalarda açıkça belirlenmiştir. Buna göre;

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/i maddesi Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; gayrisıhhi işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almaksanayi ve tıbbi atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek….ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.” hükmünü içermektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi ile “İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık…” görevleri arasında sayılmıştır.

Bu anlamda, Belediyelerin, yukarıdaki hukuki dayanaklara göre kente yönelik başlıca çevre görevleri şöyle sıralanabilir: Beldenin düzenli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak, koruyucu sağlık hizmetleri sunmak, sağlıklı ve planlı kentleşmeyi sağlamak, kanalizasyon yapmak, su kaynaklarını ve kıyıları korumak, atıkları yok etmek, katı atıkları toplamak ve imha etmek, belde halkına refah sağlayıcı çalışmalar yapmak, toplu taşım faaliyetlerinde bulunmak ve trafiği düzenlemek.

Sayın Özlem Çerçioğlu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/i maddesi ile kanundan kaynaklanan görevlerinizi yerine getirerek neden Aydında hava, su ve topraklarda ölçüm yapmadınız? Jeotermal elektik santrallerinin içinde denetim yapma görevinin Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünde olduğu gerçeğini herkes bilmektedir. Fakat bu tesislerin kapısının dışında ve Aydının kirlilik potansiyeli olan yerlerinde havadan, sudan, topraklardan numune alarak ölçüm yapmanıza engel bir durum bulunmamaktadır.

07.03.2016 tarihinde yayınlanan “Özlem Çerçioğlu'na sorum var!” başlıklı yazı[1] ile Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na sorular yöneltmiştim. Yazı, Aydınpost’ta 07.03.2016 günü yayına girmesinden sonra Özlem Çerçioğlu beni arayarak sorularıma çok sevindiğini ve yanıt vermek istediğini belirterek toplantı yapmayı önerdi. Bende davete icabet ederek Aydın Büyükşehir Belediyesine gittim. Özlem Çerçioğlu’nun odasında gerçekleşen toplantıya, Genel Sekreter Uğur Cebeci, Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Yamen, Başkan Vekili Evrim Karakoz, Zabıta Daire Başkanı Hakan Genç, ASKİ Alt Yapı Daire Başkanı Hakan Olgaç, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Pınar Gülmez Ağırbaşoğlu, Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Bakanı Aynur Filiz Hasanzade, 1. Hukuk Müşaviri Raşit Üstün katıldı.

Bu toplantıda Özlem Çerçioğlu’nun beyanlarını aynen buradan açıklıyorum;

“Yapılan ölçüm sonuçları maalesef Aydının ülkemizde hava kirliliğinin hem kış hem de yaz döneminde en yoğun yaşandığı illerden biri olduğunu göstermektedir. Ancak bu ölçümler sadece il merkezinde yapılmaktadır. İlçelerimizde oluşan kirlilik izlenememektedir. Büyükşehir Belediyesi tarafından 2016 yılında hava kirliliğinin tüm yönleriyle izlenecektir. Hava kirliliği, sağlık, trafik, planlama ve birçok hizmete yön vereceğinden Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulacak seyyar ölçüm merkezleri ile bahar döneminden itibaren hava kirliliği izlemeye yönelik ölçümlere başlanacaktır. Ölçümlerin sadece kış döneminde değil, kalorifer ve sobaların yanma dönemleri dışında ve tüm şehir genelinde yapılarak, bu sayede ilimizde yaz-kış hava kirliliğine sebep olan etmenlerin belirlenerek, bunlara karşı önlemlerin alınması da sağlanacaktır.”

Bu açıklamalarından sonra seyyar ölçüm merkezleri ile neyi kastettiklerini soruduğumda, şu yanıtı vermiştir;

“Seyyar ölçüm merkezi ile kastedilen, laboratuvar şeklinde dizayn edilen üç adet araçtır. Uzman ekipler tarafından 7 gün 24 saat Aydın il sınırları içinde, gerek şikâyet üzerine, gerekse re’sen çevre ile ilgili ihlaller incelenecek, uzman ekip tarafından numune alınarak, tahlil yapılacaktır. Sonuç olarak, Aydının hava, toprak ve su kirliliği doğrudan Aydın Büyükşehir Belediyesini ilgilendirmektedir.”

Bu görüşmenin ve açıklamaların ayrıntısını 14.03.2016 tarihli “Özlem Çerçioğlu’nun sorularımıza verdiği cevaplar” başlıklı yazımda[2] bulabilirsiniz.

Sayın Özlem Çerçioğlu, 07.03.2016 tarihinde üç seyyar ölçüm laboratuvarı alarak sürekli olarak çevre kirliliği ölçümleri yapma ve Aydındaki jeotermal tesislerden kaynaklanan kirlilikle mücadele etme sözünüzü neden tutmadınız?

Özlem Çerçioğlu’nun JES’lerle ilgili olarak çelişkileri bu kadarla bitiyor mu?

Hayır! Bundan sonrası daha da ilginç.

Özlem Çerçioğlu, aylardan sonra direnişin Türkiye kamuoyuna yansıması nedeniyle Kızılcaköy’e gittiğinde, kadınların sorması üzerine Sultanhisar’da Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin jeotermal elektrik santrali açmadığını, burada kurulacak tesis ile sadece şehrin ısıtma ve soğutmasında kullanılacağını beyan etmiştir.

Sultanhisar’da jeotermal elektrik santrali kurulmak üzere hazırlıklar yapılmaktadır. Bu proje ile ilgili olarak ÇED dosyası hazırlanmaya başlanmıştır.

12.09.2018 tarihinde Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya ve Güney Koreli firma yetkilileri Vali Köşger’i ziyaret ederek, hazırlanan proje hakkında Vali Köşger’e sunum yapılmış, ruhsat işlemlerinin tamamlanmasının ardından, jeotermal santrali sahasında çalışmaların başlayacağı belirtilmiştir. Basında ayrıntıları ile yer almıştır.

 

Şimdi Sultanhisar’da açılması planlanan jeotermal elektrik santrali ile ilgili olarak Özlem Çerçioğlu’na şu soruları yöneltiyorum.

1)Sayın Özlem Çerçioğlu, Sultanhisar’da kurulması planlanan santral için ÇED dosyası jeotermal elektrik santrali yapılmak üzere hazırlanmaya başlandı mı?

2)Sultanhisar’da kurulacak santralle ilgili olarak belirlediğiniz taşınmazların satın alınması ve kiralanması için vatandaşlarla görüşmelere başlandı mı?

3)Sultanhisar’da asıl jeotermal elektrik santrali kurma amacınızı gerçekleştirdikten sonra, halkın tepkisini bertaraf etme adına köyde göstermelik birkaç yeri ısıtmak gibi bir uyanıklık düşünüyor musunuz?

4)ABB ve Sultanhisar Belediyesi tarafından Sultanhisar’da kurulacak olan bu tesisle ilgili olarak Belediye ve söz konusu şirketler dışında kimin bürosunda görüşmeler yapıyorsunuz?

………

 

Tüm okurlarımın yeni yılını yürekten kutluyorum. 2019 yılının sevgi, barış, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum.

Aydınlık yarınlarda buluşmak dileğiyle…

 

 

 

[1] http://www.aydinpost.com/ozlem-cerciogluna-sorum-var-1065yy.htm

[2] https://www.aydinpost.com/ozlem-cercioglunun-sorularimiza-verdigi-cevaplar-1073yy.htm

Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA İNDİR!

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }