banner83

Özlem Çerçioğlu- Fatih Atay arasındaki bilek güreşi

Tecrübelerimiz bize göstermiştir ki, yeri geldiğinde aralarında en sık gırtlak gırtlağa kavga eden, birbirine az güvenen ama ittifaktan da vazgeçmeyen siyasetçilerdir.

Siyasetçilerin sevgileri kadar nefretleri de geçicidir. Bir bakarsınız muhabbetlerine diyecek yoktur bir de bakarsınız ki birbirlerini öldürmeye kurşunları eksiktir.

Biri büyükşehir diğeri de Efeler için adaylığı açıklanınca en fazla merak edilen kazanmaları halinde Özlem Çerçioğlu ve Fatih Atay geçinebilirler mi, sorusuydu.

Soruya neden de ikisinin de karşısındakine baskın çıkma yönünden kumaşlarının aynı olmasındandı.

O bakımdan geçtiğimiz günlerde Özlem Çerçioğlu’nun prenslerinden Barış Altıntaş’ın Efeler Belediye Başkan Yardımcılığından azli kimsede pek şaşkınlık yaratmadı.

Zira onun o göreve gelmesinde Özlem Çerçioğlu’nun ısrarcı olduğu o nedenle kendi rızası dışında gerçekleştiği için Fatih Atay’ın bundan pek hoşnut olmadığı, vakti zamanı geldiğinde gereğini yapacağı söyleniyordu.

Aslına bakılırsa Barış Altntaş’ın da memnun olduğu pek söylenemezdi çünkü etki ve yetki alanı azdı.

Olayı 2023’e yönelik bir fitilin ateşlenmesi olarak görenler varsa da çoğunluk geçmişte Özlem Çerçioğlu ile Mesut Özakcan arasında yaşanan kavgaya benzetiyor ve bunun ikili arasındaki ilişkide ileriye dönük bir kırılma noktası olabileceğini düşünüyor.

Her ne kadar görevden alınma nedeni hakkında Barış Altıntaş “başkan böyle uygun görmüş” dese de CHP kulislerinde dolaşan haberlere bakılırsa dananın kuyruğunu koparan il yönetim kurulunda yer alacak isimlerin tespiti ve belirleniş şekli olmuş.

Liste Ali Çankır’ın da katılımıyla Barış Altıntaş’ın odasında oluşturulmuş ama Fatih Atay’a nezaketen de olsa haber verilmediği gibi düşüncesi de sorulmamış.

Olayı teyit için bir CHP’li  “Kurultay delegeliği dışında listede Fatih Atay adını çağrıştıracak kimse yok, O da yok sayılmasına içerlemiş olacak ki, faturayı Barış Altıntaş’a kesmiş” değerlendirmesinde bulundu.

İlk başta azlin Özlem Çeçioğlu’nun bilgisi dâhilinde gerçekleşip gerçekleşmediği merak konusuydu fakat geçen Salı(11 Şubat) Büyükşehir Belediye Meclisine Barış Altıntaş’ın başkanlık etmesi olmadığını açıklığa kavuşturdu.

Özlem Çerçioğlu’nun bu hareketiyle Fatih Atay’a vermek istediği mesaj açık ve netti, “ben Barış Altıntaş’ın arkasındayım.”

Atay da öyle algıladığı için zaten toplantıyı terk etti.

Şimdi merak edilense Özlem Çerçioğlu ile Fatih Atay arasında Barış Altıntaş üzerinden başlayan bu restleşme bir nefrete dönüşür mü yoksa kısa süre sonra soğur, üzeri küllenir mi?

Karizmatik karakter yapısına sahip Fatih Atay kendisine karşı yapılan bu operasyonu sineye çekebilir mi?

Yoksa olay geçen dönemki Mesut Özakcan- Özlem Çerçioğlu çekişmesine mi dönüşecek?

Yapılan toplantıların, yönetim için isim tespitlerinin Özlem Çerçioğlu’ndan habersiz tekil bir girişim olduğunu düşünenlerden değilim.

Çünkü az çok tanıyanlar bilir, Özlem Çerçioğlu hiçbir işi oluruna bırakmaz o nedenle ondan bağımsız ne Barış Altıntaş ne de Ali Çankır böyle bir harekette bulunabilir.

O nedenle bundan sonrası için olayı kavgaya vardırsa da üzerini örtmeye çalışsa da Fatih Atay’ı büyükşehirle ilişkilerinde kolay bir sürecin beklediğini söylemek mümkün değil.

Bir CHP’liye “Fatih Atay eski bir örgütçüdür.

İşler yolunda gitmezse Özlem Çerçioğlu ve çevresine karşı bundan sonrası için derinden örgüt temelli bir mücadele başlatabilir mi, bu mümkün mü” diye sordum.

İki nedenden dolayı bunun pek mümkün olmadığını söyledi.

1-Fatih Atay örgüt üzerindeki o eski gücünü 7 Haziran 2015 seçimleri için yapılan önseçimde kendini kuyudan çıkaran örgütü yarı yolda bırakarak yitirdi.

2-Bu günkü CHP o günkü CHP değil. Eski CHP’de örgütün gücü partinin önündeydi bu gün ise yapılan müdahalelerle Özlem Çerçioğlu adı partinin önünde gidiyor, dedi.

O nedenle Fatih Atay’ın bu olayı hazmetmesi, biraz da Özlem Çerçioğlu’nun gerek Efeler Belediye Meclisinde gerekse büyükşehirle olan ilişkilerinde kendisine karşı takınacağı tavra bağlı gibi görünüyor.

Genel kanaat bu…

Özlem Çerçioğlu’nun açıkladığı jeotermal ölçüm sonuçları kafaları karıştırdı.

Özlem Çerçioğlu’nun meydan okumasına bakılırsa büyükşehir olarak ellerinde valiliğin kamuoyuna açıkladığının üç-beş katı daha kötü verilerin bulunduğu yönündeydi.

Hatırlanırsa Sözcü Yazarı Deniz Zeyrek’e konu ile ilgili verilen değerler normalin 11 katıydı.

“AFAD ve Büyükşehir Belediyesinin Hidrojen Sülfür Gazı ölçüm sonuçlarını istedim. En fazla 100 olması gereken değerlerin 1100 civarında çıktığını görünce kimya okumuş biri olarak ister istemez “bu değerlerde şehir çürük yumurta kokar” dedim.

Çerçioğlu “Evet zaman zaman kokuyor ve vatandaşların şikâyetlerinden çağrı merkezimiz kilitleniyor,” karşılığını verdi.

Ardından kokunun yoğun olduğu, vatandaşların şikâyet ettiği bir gün AFAD ekipleri inceleme yapmış ve çalışma videoya kaydedilmiş. Videoyu izledim. Ölçüm cihazları adeta (Aydınlıların deyimiyle “ciyak, ciyak” ötüyordu”. (18.Ocak Sözcü)

Oysa arkadaşımız Akın Yakan da bunu sosyal medyada paylaştı, Başkan’ın geçtiğimiz pazar günkü kongrede açıkladığı sonuçların her biri o değerlerin oldukça altındadır.

Ayrıca Valiliğin kamuoyuna duyurduğu sonuçlarla da çelişkilidir.

Hani diyorum ki, şu işi ciddiye alsak da üç beş oy uğruna milletin aklıyla dalga geçmekten vazgeçsek…

Gına geldi de…

banner102