• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073

    Onun gibi biriyle asla!

    04.02.2009 00:30
    Ferhunde gibi biriyle asla!
    Onun gibi biriyle asla!
    Onun gibi biriyle asla! Onun gibi biriyle asla! Onun gibi biriyle asla!

    'FERHUNDE GİBİ BİRİYLE ASLA!'
    Yaprak Dökümü'nün Şevket'i Hasan Küçükçetin, gerçek hayatta Ferhunde gibi biriyle asla birlikte olamayacağını söyledi ve 'Aldatılmış olabilirim ama ben hiç aldatmadım' dedi.

    Kanal D"nin yaklaşık üç sezondur reyting rekorları kıran dizisi “Yaprak Dökümü”nün yeni Şevket"i Hasan Küçükçetin, Milliyet Cafe'ye verdiği röportajda; “Benim artık dizinin eski Şevket"i Caner Kurtaran"la ilgili sorulara cevap vermem çok saçma” dedi. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü"nden mezun olan ve yaklaşık 10 yıldır oyunculuk yaptığını ifade eden Küçükçetin, dizinin kadrosundan çıkarılan Caner Kurtaran"ın gidişinin ardından kendisini Yaprak Dökümü"nün setinde bulduğunu söylüyor.

    Yaklaşık üç sezondur devam eden bir diziye sonradan katıldınız. Bu teklifi neden kabul ettiniz?
    Teklif bana geldiği zaman çok düşündüm. Sonuçta alınması, verilmesi zor bir karar. Neticede şartlar bunu gerektirdi ve ben de açıkcası kendimi sette buldum. Her şey çok hızlı gelişti.

    Kemikleşmiş bir kadroya sonradan dahil olurken adaptasyon sorunu yaşadınız mı?
    Hiç yaşamadım. Yani ekipteki herkese A"dan Z"ye teşekkür ediyorum. Setle ilgili hiçbir problem yaşamadım. Sonuçta benim de kafamı çok kurcalayan bir soruydu.

    “Yaprak Dökümü” izleyicilerine kendinizi kabul ettirdiğinizi düşünüyor musunuz?
    Daha değil. Zaten bunun birden olmasını beklemek hata olur. Şimdi insanlar da haklı... 2.5 yıldan sonra gelip "Merhaba ben Şevket" dediğin zaman tabii ki, onlar da kabullenme problemi yaşıyorlar. Onlara da hak veriyorum tabii ama zamanla düzelecek diye düşünüyorum.

    Diziye dahil olduğunuzda gelen eleştiriler sizi yıprattı mı?
    Yok, hayır. Neticede ben bir işe başladıysam onu bitirmek zorundayım. Öyle veya böyle sonuna kadar gitmek zorundayım. Bu işe ilk başladığım zaman da böyle şeyler olacağını tahmin ediyordum. Hiç beklemiyordum desem yalan olur. Bazı eleştiriler çok maksadını aşmış şeyler ama ne yapacaksın ki? Milletin ağzı torba değil ki, herkesinkini büzesin. Yani şimdi bunların hangi birine cevap vereyim ki? İnternette bir bakıyorsun çok fena yorumlar var yani...

    “Menekşe ile Halil” dizisinde Mustafa isimli kötü bir karakteri oynuyordunuz. Şimdi ise Şevket rolü ile iyi roldesiniz. Şevket"in iyi halini seyirciye yansıtabildiğinizi düşünüyor musunuz?
    Aslında Şevket rolünün bana biraz daha cazip gelmesinin sebebi de “Menekşe ile Halil”de oynadığım Mustafa rolünün kötü bir karakter olmasıydı. Çok kötüydü ama kendimi o rol için şartlarımı çok zorladım. Çünkü Mustafa sabit bir karakter değildi. Çok değişken psikolojiye sahip bir adamdı.
    Şevket"te de beni asıl zorlayan şey Mustafa"yı kafadan silebilmek... Şevket"in senaryosunda “Mustafa"yı nasıl kırarım?” sorusunun üzerine çok gittim. Deniyorum, yapabildim hiçbir zaman diyemedim. Çünkü yapıyorsun ama bir süre sonra aklına bir şey geliyor ve keşke şunu da yapsaydım diyorsun. Bunu başarmaya çalışıyorum.

    Şevket karakteri ile ilgili olarak size ters düşen durumlar var mı?
    Her oyuncu karaktere kendi bakış açısından olaya bakar. O yüzden Şevket ile benzerlik veya benzememezlik gibi durumları hiç düşünmüyorum. Senaryo açısından bakarsan mazi çok sorunlu bir mazi ve ailenin başına gelmeyen kalmamış.
    Benim en büyük sorunum onları yaşamadan yaşamış gibi göstermek... Çok ciddi evrelerden geçmiş bir ailenin içine girmek beni en çok sıkan şeydi. Projeye ilk başta dahil olsam kafamda o kadar çok soru işareti olmayacaktı.

    İzleyici birliktelik bekliyor

    Dizide Şevket ve Sedef yakınlaşmaya başladı. Seyirciyi ne bekliyor?
    Yani izleyici biraz da birliktelik bekliyor. Şevket bence bu dönemde mantıklı bakamıyor ve net kararlar veremiyor. Kendisi zaten feleğin çarkından geçmiş ve Sedef"e ayıp etmek istemiyor. Şevket"in ne yapacağı belli değil. Ama tabii ki Şevket kararlarını net vermeye başladığı zaman değişiklikler olabilir.

    Gerçek hayatta Ferhunde gibi biriyle birlikte olabilir misiniz?
    Olmam, olamam. Yani imkânı yok olamam. Bir yapar, iki yapar ama üçüncüde "Kusura bakma" derim.

    Gerçek hayatta hiç aldattınız mı veya aldatıldınız mı?
    Aldatılmış olabilirim ama ben hiç aldatmadım. Bu kişiye bağlıdır ve isteyen yapar isteyen yapmaz.

    Dizinin kadrosunda çok iyi isimler var. Bunun size katkısı ne oluyor?
    Bu projeyi kabul ederken de en önemli etkenlerden biri karşımda usta oyuncuların yer almasıydı. Neticede ben daha yolun başındayım. Halil Ergün ağabeyim beni sürekli uyarır. Her gittiğin usta bir okul gibidir.

    Caner Kurtaran"ı hastanede ziyaret edecek misiniz?
    Aslında benim Caner hakkında konuşmam da çok saçma. Benim hiç aklımda yokken bir anda kendimi projenin içinde buldum. Bu soruların aslında bana sorulmaması daha doğru. Ben Caner"i şimdilik ziyaret etmeyi falan düşünmüyorum. Ama neticede benim yardımıma ihtiyacı varsa neden olmasın? Mimar Sinan Üniversitesi"ndeyken ben birinci sınıftaydım Caner dördüncü sınıftaydı.

    Dizide ailenin en uzunu benim

    Saçınızı da Şevket rolü için mi uzattınız?
    “Saç ekletti” falan dediler. Ama yok öyle bir şey sadece saçlarımı geriye doğru tarıyorum. Aslında ben başka bir proje için uzatmıştım ama ekonomik krizden dolayı iş askıya kaldı.

    Caner Kurtaran ile birbirinize benzetildiniz.
    Yok yani ben benzetmiyorum. (Gülerek) Ben iki metre boyundayım. Genel açıdan bir bakıyorsunuz ailenin en uzunu benim dizide.

    Sevgilim balerin ve üç yıldır birlikteyiz
    Özel hayatınızda biri var mı?
    Balerin Sanem Babacan ile birlikteyim. Üçüncü yılımıza giriyoruz. İnşallah evlilik de düşünüyoruz ama önce benim askerliğim var. Önce askerliğimi yapmak istiyorum. Bir asker çocuğu olarak biliyorum ki sonuçta içinde silah olan her şey risktir. Önce bu riski atlatmak istiyorum. Sonra inşallah evleneceğim.

    Tanındıktan sonra başınıza gelen ilginç bir olay var mı?
    “Menekşe ile Halil” bittikten sonra arkadaşımla birlikte Üsküdar"dan karşıya geçerken iki lise öğrencisi kızla karşılaştık. Yanımızdan geçerken gülüştüler ama arkamdan “Şerefsiz” diye bağırdı. O anda nevrim döndü. çünkü insanların içindesin ve bir kızın bir erkeğe “Şerefsiz” diye bağırması hiç hoş bir şey değil. İnsanlar yanlış anlayabilir ve ki o zaman bana zaten bir sapık potansiyeli ile bakıyorlardı. Bu benim canımı çok sıkmıştı.

    H2


    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim