Kurtulmuş, CNN Türk'te yayımlanan 'Hafta Sonu' programında Hakan Çelik'in sorularını cevaplayarak gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Köpek katilleri! Caninin biri bıçakladı, diğeri satırla saldırdı... Köpek katilleri! Caninin biri bıçakladı, diğeri satırla saldırdı...
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun KHK'lılarla ilgili açıklamasına ilişkin, "Ben geleceğim ve KHK'lıların hepsini iade edeceğim, demek ne FETÖ'yü anlamaktır ne FETÖ'nün devletin içinde nasıl sızdığını anlamaktır ne de bu KHK konusunda yapılan adımları hatırlamaktır. Dolayısıyla yanlış, talihsiz bir ifade olmuştur." dedi.Numan Kurtulmuş, seçimlerin ne zaman olacağı sorusunu, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından hem de Cumhur İttifakı olarak hepimizin söylediği şey, inşallah bu seçim vaktinde, 2023'ün Haziran ayında olacak." diye yanıtladı.

Festivallerin yasaklanması konusundaki soruya Kurtulmuş, şu karşılığı verdi:

"Bir şarkıcının Diyarbakır'da, bir başka şehirde mesela Kürtçe şarkılar söyleyecek diye konseri iptal edilmiş. Orada şunu söyledim: Aynı sanatçı geçtiğimiz mart ayında Diyarbakır'da, hem de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, yani kayyum belediyenin organizasyonuyla orada bir konser düzenlemiş ve konsere binlerce insan katılmış. Biz bu tür konularda insanların önündeki engelleri kaldıran bir siyasi iktidarız. Bu anlamda yani biz okyanusları geçtik hak ve özgürlükler konusunda. Hiç kimse bizi derede boğmaya kalkmasın."

Kurtulmuş, ilerleyen günlerde Alevi vatandaşların istek ve beklentilerini karşılayacak adımların atılıp atılmayacağına ilişkin soruya, özellikle son zamanlarda cemevlerinin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda adımlar atıldığını belirterek, "Mühim olan burada dinleyebilmek ne talep edildiğini. Nihayetinde eşit ve özgür yurttaşlıktan bahsediyorsak Sünni yurttaşlarımız kadar Alevi yurttaşlarımız da bu ülkenin eşit yurttaşları." diye konuştu.

Numan Kurtulmuş, şarkıcı Gülşen hakkında verilen tutuklama kararına ilişkin soru üzerine, bunun hukuki bir süreç olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Hiç kimsenin bir başka vatandaşımızı, bir başka grubu kategorik olarak kötüleme, ötekileştirme, şeytanlaştırma hakkı yoktur. O grubun fikirlerine hiçbir şekilde katılmasa ve hatta taban tabana zıt olsa bile bu anlamda herkesin ağzından çıkan sözlere dikkat etmesi lazım."

Kurtulmuş, Twitter'da başlayan tek kelimelik akımda paylaşmayı düşündüğü bir kelime olup olmadığı sorusuna da "Demokrasi" yanıtını verdi.

Ahmet Şık'ın açıklamalarına ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, şunları dile getirdi:

"Bu çok marjinal ama 84 milyon vatandaşımızı uyarıcı bir sinyaldir. Hala Türkiye'de çok çok marjinal olmalarına rağmen birtakım çevrelerin zihninin arka tarafında antidemokratik emeller yattığı görülüyor. Yani Türkiye'nin en büyük partisi, 11,5 milyon insan şu anda AK Parti'nin üyesi. On milyonlarca insanın oy verdiği bir siyasi parti. 20 yıldır Türkiye'de iktidarda olan bir siyasi parti ve siz diyeceksiniz ki 'Biz bu siyasi partiye parti muamelesi yapmayacağız. Biz buna örgüt muamelesi...' Sen kimsin ya? Bu bir felaket zihniyettir. Yani utanmasa bir cümlesi eksik kalmış. Eğer biz bunları iktidardan indirirsek Yassıada gibi mahkemelere koyacağız. Bunları idam edeceğiz demedi eksik kalmış. Bunlar kabul edilemez. Bunlar Türkiye demokrasisini zehirleyen sözlerdir. Bunu da ne yazık ki demokrasi adına söylemiş görünüyorlar."

Kurtulmuş, HDP Milletvekili Semra Güzel'in yakalanmasıyla ilgili, MİT ve İstanbul Emniyeti'ni tebrik ederek, şöyle konuştu:

"Yakalama kararı çıkarılmış, Mecliste milletvekilliği düşürülmüş birisi, yani suç işlediği açık olan birisi ismini anmama gerek yok. Dün itibarıyla Edirne'de yakalandı ve mahkeme önünde hesap verecek. Çok sayıda HDP milletvekilinin milletvekilliği düşürüldü. Mahkemelerde hesap verdiler, içerideler. Cezası devam eden, yargısı süren milletvekilleri var. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Yani bu anlamda kürsü masumiyeti dediğimiz, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekili olmak koruması ise insanları suç işleme özgürlüğüne itmez."

Kurtulmuş af meselesine ilişkin soruya da, "Şu anda bizim gündemimizde çalışılan, üzerinde konuşulan böyle bir konunun olmadığını altını çizerek ifade etmek isterim." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun KHK'lılarla ilgili, "Tamamını göreve iade edeceğiz." ifadelerinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'nin ikinci partisinin genel başkanının böyle bir açıklama yapması da büyük bir talihsizliktir. KHK'lılar meselesini hiçbir şekilde çok yakından bilmediğini gösteriyor. KHK durduk yerde ortaya çıkmadı. 15 Temmuz darbesiyle bir bakıldı ki devletin en kilit yerleri, ordu, emniyet teşkilatımız, yargı teşkilatımız, güvenlik birimlerimiz başta olmak üzere, devletin her tarafına sızmış, neredeyse darbeyi gerçekleştirmesine ramak kalmış bir örgütten bahsediyoruz."

Çok hızlı bir uygulama olduğu için zaman zaman yanlış adımlar atılmış olabileceğini, bunu önlemeleri gerektiğini belirten Kurtulmuş, "Çünkü devletin birinci vazifesi adaleti temin etmek. Bir kişiye karşı bile olsa adaletsiz davranamayız." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, KHK'lılarla ilgili komisyona 128 bin başvuru olduğunu, incelemelerin yüzde 98'inin bitirildiğini ve 18 bine yakınının göreve iade edildiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu'nun bunun acil bir tedbir olarak uygulandığını bilmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, KHK uygulanmasa Türk Silahlı Kuvvetlerinin bugün Ege, Akdeniz, terörle mücadele, Suriye ve Irak'ta bu kadar güçlü bir mücadelenin içinde olamayacağını, MİT'in operasyonla dünyanın öteki ucundan adam getirebilme noktasına gelmesinin bu temizlik sayesinde olduğunu anlattı.

Kurtulmuş, "Ben geleceğim ve KHK'lıların hepsini iade edeceğim, demek ne FETÖ'yü anlamaktır ne FETÖ'nün devletin içinde nasıl sızdığını anlamaktır ne de bu KHK konusunda yapılan adımları hatırlamaktır. Dolayısıyla yanlış, talihsiz bir ifade olmuştur. Sonra biraz düzeltmeye çalıştı bildiğim kadarıyla Sayın Kılıçdaroğlu. Ama KHK konusu üzerinden siyasi istismar yapmaya kimsenin kalkmamasını tavsiye ederim." diye konuştu.

Türkiye ve Yunanistan'ın arasındaki durumun çatışma riskine sürüklenip sürüklenmediğine dair yöneltilen soru üzerine Kurtulmuş, şunları aktardı:

"Kategorik olarak Türkiye'yle Yunanistan arasında masada oturup da en azından çözemesek bile fikirlerimizi yaklaştıramayacağımız konu yoktur. Türkiye'yle Yunanistan arasındaki gerilimlerin tamamının sebebi Yunanistan'ın tavırlarıdır. Öteden beri böyledir.

Bizimle ilgili 'S-400'leri aldınız' diye dünyayı başımıza yıkanlar, Yunanistan'ın Türk savaş uçaklarına karşı S-300'leri kilit olarak kullanmasına niye göz yumuyor? Buradaki mesele ne S-400'dür ne F-35'tir. Birileri biliyor ki Türkiye eğer bu ivmesini devam ettirirse, bu yakaladığı istikrarı, özellikle milli savunma sanayindeki bu üstün çıkışını sürdürürse çok yakın bir zamanda kendi savaş uçağını üretecek."

Numan Kurtulmuş, Yunanistan üzerinden birilerinin Türkiye'yi meşgul etmek istediğini belirterek, "Bir çatışma riski var mı?" sorusuna, Yunanistan'ın "böyle bir çılgınlığa girmeyeceğini düşündüğünü" dile getirdi.

Kurtulmuş, Yunanistan'ın ikili olarak Türkiye'yle oturup konuştuğu zaman sorunların hepsini halledemese bile hal yoluna koyabilecek imkanı olduğunu bildiğini kaydederek, "Yunanistan'a bizim tavsiyemiz kendisini bu süreçte Türkiye'ye karşı bir aktör olarak konumlandırmak isteyenlere izin vermemesidir. Bunun bir sonu yok." dedi.

NATO Müttefik Kara Komutanlığının 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajını geri çektiği hatırlatılan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"NATO böyle gayriciddi bir kurumsa kapatsın kapılarını gitsin. Yani bir yüzbaşı orada kurumsal tweeti silebiliyorsa olacak şey değil. Çifte standardı göstermek bakımından söylüyorum. Tersi olsaydı, Yunanistan'ın milli günüyle ilgili attıkları bir tweeti bir şekilde silmiş olsalardı, inanın ki NATO'nun üyeleri başlarına yıkarlardı. (Türkiye) Çok kuvvetli bir tepki verdi."