Ne olacak bu memleketin hali?

Abone Ol

Kış da bitti çok şükür.

İlkbahar geldi.

Sonra fakirin mevsimi yaz gelir. Oduna, kömüre, kalın paltoya ve o soğuk kış yağmurlarında su geçirmeyen ayakkabılara kimsenin minneti kalmaz.

Serin nisan yağmurları başlar.

Nisan yağmurları dedim de aklıma geldi.

Hani şu inciler var ya, istiridyelerin içinden çıkan inciler; Mitolojide bunların nisan yağmuru damlalarından oluştuğu söylenir.

Denizlerde kayalara tutunmuş halde yaşayan istiridyeler, bir damla nisan yağmuru için kabuklarını açıp beklerler ve sonra içlerine aldıkları nisan yağmuru damlasını birkaç yıl boyunca sabırla inciye dönüştürürlermiş.

Divan şiirimizde de böyledir bu.

Yümn-i na’tünden güher olmış Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsândan dönen tek lülü-i şehvâra su

 (Seni övmenin bereketinden dolayı Fuzûlî’nin sıradan sözleri, nisan bulutundan düşüp iri inciye dönen su damlası gibi birer inci olmuştur.)

Ülkemizin pek çok yöresinde nisan yağmurlarının şifalı, bereketli ve uğurlu olduğuna dair inanç az da olsa devam etmektedir.

Çocuğu olmayan kadınlar, evlenmek isteyen kızlar, çaresiz hastalığa tutulan hastalar bu nisan yağmurlarından, eskisi kadar olmasa da hala medet ummaktadırlar.

Yaz aylarının çoğunlukla kurak geçtiği Akdeniz ve Karasal iklimlerin yaşandığı ülkemizde, baharda yağan yağmurların toprak ve üstünde yaşayan canlılar için ne derece hayati önem taşıdığını bilirsiniz.

Baharda yağmur yağsın ki toprak işlenebilsin, tohumlar ekilebilsin. Yazın kara sıcağında toprağın altı takır takır kurumasın.

Bu hayati ihtiyaçtan ve teşekkür hissindendir ki insanlar, binlerce yıl içinde nisan yağmurlarını kutsal, uğurlu, bereketli, romantik ve şiirsel bir hale dönüştürmüşlerdir.

Evet sevgili dostlar;

Mitolojilerden günümüz gerçeklerine gelirsek;

Yaşadığımız güzel Aydınımız ve ülkemizin gerçeklerine.

Aydın’da köstebek yuvası yollara,

Haddini çoktan aşmış hava kirliliğine,

Yasalara, insanlığa ve doğaya saygılı olmadan faaliyet gösteren Jeotermallere,

Trafik ve otopark çilesine,

Yasal olmadığını sağır sultan bile duyduğu halde bulvar ve caddeleri paralı otopark olarak işleten,

Ve Fatih Mahallemizdeki kapalı pazar yerini yıllardır pazar olarak kullanmamakta ve de kullandırmamakta ısrar eden Aydın Büyük Şehir Belediyesine,

Yolsuzluklar, hırsızlıklar ve arsızlıklara…

Dilimizde tüy bitti söyleye söyleye, kim bilir kaç yüz veya kaç bin yıl daha devam edecek adam kayırmalar ve partizanlıklara,

Yanlışın da, doğrunun da üstünü örten, halkın kafasını karıştıran midesini bulandıran, fanatizm yüklü yalan ve yanlı haberlere,

Yapıcı eleştiri yapıp da yanlışı gösteren, en azından halkın bilmesini sağlayamayan muhalif zihniyete,

Toplumun her kesimini kucaklama, eleştirileri hoş görüyle karşılayıp dikkate alma ve geçmişi doğru okuma becerisinden yoksun lider iradeye,

Otuz iki yıldır bitirilemeyen hatta son aylarda iyice zıvanadan çıkan terör belasına,

Evlere, ocaklara, yüreklere düşen şehit ateşlerine…

İnsan eliyle biteceği, düzeleceği, kaybolacağı ve iyileşeceği yok bunların…

Yok dostlar yok…

İş yine nisan yağmurlarına kalacak galiba…

Ver Allah’ım ver.

Şehrimizin,

Ülkemizin,

Ve kurumuş insanlığımızın üstüne,

Uğurlu, bereketli ve şifalı nisan yağmurlarını…

 

Sağlıcakla…

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }