Kuşadası’nda yaz geliyor…
Nüfus 2 milyona dayanıyor…
Musluklar mı? Onlar çoktan istifasını vermiş!
Ama sorun yok…
Çünkü sarı binadan yine “müjde” sesi yükseliyor!
Sarı bina trolleri sahnede…
Düne kadar yere göğe sığdıramadıklarını bugün yerin dibine sokan, talimata göre konuşan o meşhur ekip!
Gerçek mi?
Onlara göre gerçek yok…
Algı var!
Her yaz aynı film.. Aynı senaryo..!
Vatandaş susuz…
Şebeke yetersiz…
Su ya akmıyor ya da tuz kokuyor…
Ama sarı bina anlatıyor..!
“Projelerimiz var, yatırımlarımız var…”
Evet var!
Ama sadece sözde var!
Gelelim meşhur Sarıçay Barajı masalına…
Projenin sahibi kim?
Cevap net…!
Devlet Su İşleri
Yani devlet yapıyor!
Ama sahneye kim çıkıyor?
Büyükşehir! Çerçioğlu ve avaneleri..!
“Biz yaptık, biz getiriyoruz, biz çözüyoruz…”
İyi de…
Ortada hâlâ akan su yok!
Daha trajikomik kısmı ne biliyor musun?
Baraj anlatılıyor…
Ama suyu getirecek isale hattı ortada yok!
Soru soruyoruz..!
Ne kadarı yapıldı?
Ne zaman bitecek?
Cevap?
Yine klasik..!
Sessizlik…
Ama bol bol paylaşım, bol bol PR!
Sarı bina trolleri de boş durmuyor tabii…
Gerçekleri konuşanlara saldırı, eleştirene linç, sorgulayana etiket!
Ama nafile…
Çünkü vatandaş artık neyin ne olduğunu görüyor..!
Musluk akmıyorsa, masal bitmiştir!
Şimdi Kuşadalı bir gazeteci olarak açık açık soruyorum yüreğiniz yetiyorsa cevap verin..!
Yazın 2 milyona çıkan Kuşadası’nın su planı nerede?
Altyapı nerede?
Bu krizi yöneten kim?
Büyükşehir bu işte hangi sorumluluğu yerine getirdi?
Algıyla su akmaz!
Trolle susuzluk çözülmez!
Sarı bina hikâye anlatmayı bırakmalı…
Gerçekle yüzleşmeli!
Yoksa bu yaz da aynı manşetimi atacaksınız..!
“Kuşadası yine susuz…
Ama müjdeler tam gaz!”