Ömer Karakaş adına Aydın kamuoyu ve MHP camiası yabancı değil… 2011 seçimlerinin sürpriz aday dadayıydı.
O tarihte Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin Özel Kalem Müdürü olmasının da etkisi ile bu dönemde olduğu gibi vekil yapılmak için Aydın’a gönderildiği ile ilgili hakkında söylentiler çıkmıştı.
Ama aday listelerinde adı çıkmadı. O günden bu güne Ömer Karakaş adeta sırra kadem bastı.
Ne dini bayramlarda halkla bayramlaşırken,
Ne bir partilinin çocuğunun nişanında yüzüklerini takarken,
Ne onların düğünlerinde sevinçlerine ortak olurken,
Ne bir partilinin cenazesinde tabuta omuz verirken,
Ne sonrasında taziyede bulunurken,
Ne Menderes Bulvarında dostları ile tur atarken, bir kafede çay içerken,
Ne de yerel seçimlerde adaylara katkıda bulunmak adına bir yerde konuşma yaparken ne gören oldu ne de Aydın’da izine rastlayan…
Ama ufukta milletvekilliği görününce o tekrar sahneye çıktı… Kendisine ve MHP camiasına hayırlı olsun. Tabi kanuni şartlarını taşıyan herkes dilediği partiden ve seçim bölgesinden aday olma hakkına sahiptir. Ona kimsenin itirazı olamayacağı gibi bizim de olamaz.
Ömer Karakaş’ın ülkücülüğüne, dürüstlüğüne, siyasette çamaşırının temiz, cemaziyel evvelinin kusursuz olmasına da kimsenin bir laf ettiği yok.
Hepsine eyvallah… Bunlara ve şahsiyetine bir itiraz söz konusu değil. İtiraz Genel Merkez tarafından Bölgenin özellikleri dikkate alınmadan seçilebilecek bir sıradan aday yapılması halinde kaş yapayım derken göz çıkarılacak olmasına…
Huyuna, tüyüne yabancı bir adaya teşkilatların ve seçmenin sırt çevirmesine, küsmesine… İkinci seçmen diye adlandırılan sempatizanların diğer partilerdeki yerli adaylara yönelmesine…
Kısaca tarlada izi olmayanın hasat zamanında ortaya çıkmasına seçmenin vereceği tepkiye…
Her bölge insanı gibi Aydınlının da kendine özgü özellikleri vardır. Çoğunluk şehirde otursa da yaşantısında ve siyasi anlayışında taşra değerleri egemendir.
Partili olsun olmasın Aydınlı anonim yaşamayı sevmez. Telefonunda bir milletvekilinin numarası kayıtlı değilse, yeri geldiğinde arayacağı bir siyasetçisi yoksa kendini yalnız hisseder.
Gururludur, ilgi ve alaka konusunda hassastır. Bir tebessüm, sıcak bir ilgi gönlünü alacağı gibi küçük bir ihmal onu kırabilir.
Cam kırığı gibidir, kırılmakla kalmaz, batarak muhatabının canını yakmak, ne pahasına olursa olsun burnunu sürtmek, hiç olmadı sürtüldüğünü görmek ister.
“Elin velisinden benim delim daha iyidir” felsefesine bağlıdır yani yerelcidir. Dolayısıyla oyunu verirken partiden çok adayın hemşeri olup olmadığına bakar.
Hangi partiden olursa olsun seçme konusunda liberal değil milliyetçidir. Duygu bağı olmayan, kanı kaynamayan adaya oy vermez. Ona göre aday kendi şivesini kullanıyorsa, o dille hal hatır soruyorsa bunu bir samimiyet göstergesi sayar.
Gönülden davrandığına inanmadığı, elini sıktığında sıcaklık hissetmediği, gözünde ışık görmediği insana hürmette ve saygıda kusur etmez ama kısa yoldan geçiriverir, oyunu vermez.
Alabilmek için Aydınlının bu özelliklerini iyi bilmek gerekir. Onları tanımaya öyle bir seçim dönemi falan yetmez. Kaynaşmanız, kendinizi kabullendirmeniz için aylar değil yıllar gerekebilir.
O nedenle Ömer Karakaş’ın adaylığı böyle farklılıkları olan hem de üç partinin at başı gibi aynı hizada, yabancısı olduğu bir yerde tutmaz. Israr ise suyu tersine akıtmaya çalışmak olur.
Onun adaylığına karar verecek olanlar her şeye rağmen ısrarcı olurlarsa gerekçeleri ile seçmeni ikna etmek zorundadırlar.
Öyle ya… Aydın’da yirmi beş yıldır partiyi sırtında taşıyan, son dönem TV oturumlarında parti sözcülüğü yapan, Ali Uzunırmak’ı dışarıda tutuyorum.
Bu davanın tozunu yutmuş, bekçiliğini yapmış, İl Genel Meclisi Başkanlığı döneminde yaptığı hizmetlerle partiye prestij kazandıran Hayri Güleç’in milletvekili olmada eksiği ne?
Genç yaşında rekabet kurumunda “Başuzmanlık” sıfatını elde etmiş, herkesin adaylık için iktidar partisini tercih ettiği bir yerde makam kaybını göze alarak adaylık için MHP’yi seçen Hilmi Bolatoğlu’nun kusuru ne?
Nazilli seçiminin kazanılmasında ailecek önemli katkıları olan, vatandaş tarafından hem tanınan hem de sevilen Deniz Depboylu’nun vekil olmasının önünde ne engel var?
Aydın’daki iki uzlaşma avukatından biri olan geçmişi düzgün geleceği parlak Benson Dündar’ın nesi eksik?
Başka partilerde kendine rahatça yer bulabilecekken erkek egemen görüntüsü veren MHP de siyasi geleceğini arayan Pınar Öncer’in, uzun süre kadın kolları başkanlığı yapan Serap Cambazoğlu’nun vekil olmalarına engel olan ne?
Vaktinden, nakdinden fedakârlık yaparak il başkanı olarak partinin ve partilinin yükünü taşımış Fevzi Köse’nin kusuru ne?
Bu benzeri sorular ortadayken siz tepeden inme birini bu nazik dönemde aday yaparsanız kendi pişirdiğiniz aşa kendi elinizle su katmış olursunuz.
Seçmenden de bir Osmanlı Tokadı yersiniz…