• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    MB'den 'kara haber'

    28.11.2008 12:43
    Merkez Bankası, küresel krizin büyümenin yavaşlaması, reel sektörün mali bünyesinin bozulması ve kredi daralması nedeniyle tüketicilerin kredi kartı ile daha fazla borçlanır hale gelmesi sonucunu doğuracağını bildirdi.
    MBden kara haber
    MB'den 'kara haber'  MB'den 'kara haber'  MB'den 'kara haber'

    Merkez Bankası, olumsuz gelişmelerin bir sonucu olarak da, enflasyon ve cari açıkta gerileme görüleceğini belirtti.

    Merkez Bankası, Kasım ayı Finansal İstikrar Raporu"nu açıkladı. İlki Mayıs ayında yayınlanan yılın ikinci son Finansal İstikrar Raporu"nda küresel krize işaret edilerek, “Bankamız, hem Yeni Türk Lirası hem de döviz likiditesi yönetiminde bankacılık sisteminin ihtiyacını etkin bir şekilde karşılayabilecek araçlara sahiptir. Nitekim, bu dönemde, uluslararası piyasalardaki sorunların ekonomimiz üzerindeki etkilerini sınırlandırmak üzere Bankamızca gerekli önlemler alınmıştır. Bundan sonraki süreçte de ödemeler sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam etmesi sağlanacaktır” denildi.

    Küresel krizin bankacılık sektörü üzerindeki olumsuz etkilerinin, 2001 krizinden sonra kararlılıkla uygulanan reformlar sayesinde, sınırlı kaldığı ifade edilen raporda, “Önümüzdeki dönemde ekonomik konjonktürdeki olumsuz gelişmelere bağlı olarak temerrüt oranlarının artması beklenmekle birlikte, yapılan analizler bankalarımızın sermaye yapısının bu riski karşılayabilecek düzeyde olduğunu göstermektedir” denildi.

    -BÜYÜME İLE BİRLİKTE ENFLASYON DA GERİLEYECEK-

    Küresel krizin yol açtığı kredi daralmasının ülkelerin büyüme oranları üzerindeki etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiği anlatılan raporda, “Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere birçok ekonomide büyüme beklentileri azalmakta ya da daralma beklentisine dönüşmektedir. Diğer taraftan, küresel ekonomide beklenen bu yavaşlama ve emtia fiyatlarındaki düşüş eğilimi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin enflasyon oranlarına olumlu olarak yansımaya başlamıştır. Önümüzdeki aylarda küresel enflasyondaki düşüşün hızlanarak süreceği öngörülmektedir” değerlendirmesi yapıldı.

    -CARİ AÇIKTA OLUMLU BEKLENTİ-

    Raporda, küresel kriz nedeniyle dış finansman imkanlarının azalması ve sermaye çıkışlarının ivme kazanmasının, önümüzdeki dönemde Türkiye cari açığının finansmanında güçlük yaratabilecek unsurlar olarak değerlendirilse de, enerji fiyatlarındaki düşüşün, iç talepteki yavaşlama ile YTL"de gözlenen değer kaybının cari açığın hızlı bir şekilde daralmasına ve dolayısıyla dış finansman ihtiyacının azalmasına yol açacağı öne sürüldü.

    Önümüzdeki dönemde, mali disiplinin korunması ve kalitesinin artırılmasının ekonomik istikrar açısından önem arzetmeye devam edeceği vurgulanan raporda, son yıllarda, hanehalkının finansal yükümlülüklerinin GSYH"ye oranının artmasına rağmen, söz konusu oranın halen AB"ye yeni katılan üyeler de dahil birçok ülkeden düşük bir seviyede olduğu anlatıldı.

    -KREDİ KARTLARI DAHA ÇOK CAN YAKACAK-

    Hanehalkı yükümlülüklerinin değişken faizli ve dövize endeksli kısmının sınırlı olması hanehalkının ekonomik konjonktürdeki olumsuz gelişmelerden diğer ülkeler hanehalkına göre daha az etkilenmesine neden olduğu belirtiler raporda şöyle denildi:

    “Öte yandan, bankaların tüketici kredisi verme koşullarını sıkılaştırmalarına bağlı olarak önümüzdeki dönemde, bireylerin, kredi kartlarını bir kredi aracı olarak kullanmaya daha fazla yönelmeleri muhtemeldir. Tüketicilerin kredi ihtiyaçlarını, faizi tüketici kredilerine göre daha yüksek olan kredi kartlarıyla karşılamaları ise borcunu ödeyemeyenlerin sayısında artışa yol açabilecektir. Esas itibariyle bir ödeme aracı olan kredi kartlarının amacına uygun olarak kullanılmasına özen gösterilmesi, finansal piyasaların sağlığının korunması açısından önem arzetmektedir.”

    -REEL SEKTÖRÜN MALİ BÜNYESİ BOZULACAK-

    2007"nin, reel sektör firmalarının karlılıklarını koruduğu ve mali bünyelerinin sağlıklı seyrettiği bir yıl olduğu ifade edilen raporda, “Bununla birlikte, 2008 yılının ikinci yarısında YTL"nin değer kaybetmesi, doların euro karşısında değer kazanması ve finansman maliyetlerindeki artışlara paralel olarak önümüzdeki dönemde, başta açık pozisyon taşıyanlar olmak üzere, reel sektör firmalarının mali bünyelerinde bozulma ve buna bağlı olarak borç geri ödeme kapasitelerinde gerileme beklenmektedir. Bu durum, Türk bankacılık sektörünün TGA"larında bir miktar artışa neden olabilecektir” denildi.

    -BANKALARA "İHTİYATLI OLUN" ÇAĞRISI-

    Küresel likidite koşullarındaki gelişmelerin, bankaların likidite yönetiminin önemini artırdığına dikkat çekilen raporda, “Bankamız bu dönemin en az sorunla atlatılabilmesini ve ödemeler sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasının devamını teminen gerekli önlemleri almış ve almaya devam edecektir. Bununla birlikte, bu tedbirlerin amacına ulaşabilmesi için bankaların ihtiyatlı ve etkin likidite yönetimlerine devam etmeleri önem arzetmektedir” denildi.

    AB ile olan ihracat düzeyi nedeniyle önümüzdeki dönemde başta otomotiv ve tekstil olmak üzere ihracatta yavaşlama olacağının bildirildiği raporda, reel sektörün net pozisyon açığının 2008 yılı Haziran ayında, 2007 yılı sonuna göre yüzde 34 artışla 81.5 milyar dolara yükseldiği, bu artışta esas olarak son altı ayda yüzde 24 oranında artan yurt dışından sağlanan kredilerin belirleyici olduğu anlatıldı. Raporda, Ağustos ayına ilişkin geçici verilere göre, reel sektörün pozisyon açığında Haziran ayına göre önemli bir değişiklik görülmediği belirtildi.

    Açık pozisyon taşıyan ihracatçı olmayan firmaların sayısı ve açık pozisyon tutarlarının 2008 yılının ilk yarısında arttığı dikkate alındığında, Türk parasının değer kaybına bağlı olarak TGA"sı olan firma sayısının ve TGA tutarının artabileceği ifade edildi.

    -BANKACILIKTA YABANCI PAYI YÜZDE 42.9-

    Bankacılık sektöründe yabancı payına işaret edilen raporda, şu bilgilere yer verildi:

    “Ödenmiş sermayedeki payları esas alındığında, 2007 yılı sonunda yüzde 24.8 olan yabancı hissedarların aktif büyüklüğü içindeki payı, yabancı sermayeli bankaların daha hızlı büyümesi nedeniyle 2008 yılı Eylül ayında yüzde 25.4"e yükselmiştir. Öte yandan, Merkezi Kayıt Kuruluşu"nun 2008 yılı Eylül ayı verilerine göre halka açık paylar içindeki yabancı payları sektörün aktif toplamına göre yüzde 17.5"tir. Bu paylar da eklendiğinde bankacılık sektöründe yabancı payı yüzde 42.9"a ulaşmaktadır.”
    Bankacılık sektöründeki yabancı payının 2007 yılı sonu itibarıyla Euro bölgesinde yüzde 20, AB27"de ise yüzde 29 olduğu kaydedilen raporda, “Aynı tarih itibarıyla yüzde 25 olan Türk bankacılık sektöründeki yabancı payı, Euro Bölgesi ortalamasının üzerinde, AB27 ile Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Romanya gibi AB"ye yeni katılan ülkelerin ortalamasının altında kalmaktadır” denildi.

    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim