Çevre

Mardin’de GES direnişi sürüyor

Mardin’in Mazıdağı ilçesinde mera alanlarına GES kurulmasına karşı çıkan Balpınar Mahallesi sakinleri, iş makinelerinin geçişine izin vermeyerek eylemlerini sürdürdü.

Abone Ol

Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Balpınar Mahallesi’nde, mera alanlarına Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulmasına karşı çıkan yöre halkının tepki ve direnişi sürüyor. Bölgede toplanan mahalle sakinleri, çalışma başlatmak üzere getirilen iş makinelerinin geçişine izin vermedi. Duruma tepki gösteren mahalleli, arazilerinin büyük bir kısmının maden ve demir yolu projelerine tahsis edildiğini, ellerinde kalan son meranın da alınması durumunda köyden göç etmek zorunda kalacaklarını ifade etti.

"KÖYÜN ÜÇTE BİRİ MADEN SAHASI"

Mahalle sakinlerinden Yusuf Denli, mahallelerinin büyük bir bölümünün maden sahasına dönüştüğünü, GES kurulmak istenen alanda yılın be-altı ayı hayvan otlattıklarını belirterek, "Köyün üçte biri neredeyse maden sahası. Yani elimizde bir bu taraf kaldı. Burasını da alırlarsa, köyün hayvancılığı kökten biter. Hayvanlar yılın beş altı ayı neredeyse sadece orada otluyor” dedi.

“BİZ BU TOPRAK İÇİN ŞEHİT VERDİK”

Balpınar Mahallesi'nde terör saldırıları nedeniyle 1990’lı yıllarda dört kişinin şehit olduğunu dile getiren Denli, şöyle devam etti:
“Biz bu toprak için 98'lerde, 99'larda dört şehit verdik. Biz toprağımızı satmayacağız. Biz kan verdik bu toprak için. Sadece parayla değil, başka bir yer verseler dahi gitmeyeceğiz. Her ne olursa olsun biz bu topraktan vazgeçmeyeceğiz. Şimdi gelmişler, projenin ismi GES'miş. Bizim istemediğimiz halde zorla alıyorlar bizden. 'Devlet bize emir vermiş' diyorlar. Bize danışmadan, adam kendi kafasına koyup gidiyor, kabul etmiyoruz. Tek geçim kaynağımız hayvancılık. Köyün çoğu zaten hayvancılıkla geçiniyor. Orası da GES projesi olursa hayvancılık kökten biter. Yani köyün geçim kaynağı bir nevi elinden gidiyor. Biz kesinlikle istemiyoruz."

"PARAYLA BİLE VERMEYECEĞİZ"

Bir diğer mahalle sakini Mehmet Can Ergin ise ellerinde kalan son arazinin köyün hazinesi olduğunu vurgulayarak, "Önce bu Etibank köyümüzün toprağının yarısını almış. Diğer yarısını da demir yolu kesmiş. Kalan taraf ise köyün merası, köyün hazinesidir. Köyün hayvanları için bu tarafı hiç kimseye vermeyeceğiz. Parayla bile vermeyeceğiz. Bu köyde şu anda 15-20 sürü hayvan var, 300-400 büyükbaş hayvan var. Bu hayvanlar nerede otlayacak, geçimini nasıl yapacaklar? Bu toprak da elimizden gitse köyümüz göç etmek zorunda kalacak. Zaten toprak kalmamış. Kısacası devlet gelsin, kepçeleriyle köyün hepsini yıksın gitsin" ifadelerini kullandı.

"MÜTEAHHİT BİZİ TEHDİT EDİYOR"

Siyasilerin kendilerini yalnız bıraktığını savunan Mahmut Denli ise, GES projesine tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Bu köyümüzün çoğu maden sahasıdır. Toprağımız zaten azalmış, geriye çok az bir şey kalmış. Bu köyde çoğumuz geçimini hayvancılıkla sağlıyor. Bu kalan yer bizim hayvan meramızdır, az bir şey kalmıştır. Onlar da gelip 'Biz buraya güneş enerjisi kuracağız' diyorlar. Biz de diyoruz ki, 'Burası hayvanımızın merasıdır. Bizim göç etmemiz mi lazım? Bunu yapmayın. Zaten burada maden sahası vardır, toprağımızın çoğunu maden için elimizden almıştır, bunu yapmayın.' Onlar ise üst üste asker getiriyorlar, müteahhit bizi tehdit ediyor. Mardin yöneticileri, milletvekilleri, kimse arkamızda durmuyor. Herkesin hayvanı var, geçimi hayvancılıktır. Orada altı ay hayvan otlatıyoruz. Orası da giderse biz bu hayvanları satacağız ve köyde geçim olmuyor yoksa göç edeceğiz.”

"KÖY BİZİMDİR, TOPRAK BİZİMDİR"

Mahallenin 2 bine yakın nüfusu olduğunu ve tarımın maden şirketleri eliyle bitirildiğini söyleyen Burhan Erdin, "2 bin nüfuslu köyün geçimi bir taraftan tarla yani çiftçilik, diğer taraftan hayvancılıktır. Çiftçiliği sağ olsun Cengiz Holding, Eti Bakır bitirdi. Geriye hayvancılık kaldı. Bu hayvancılık için de tutturmuşlar 'Biz oraya güneş enerjisi, panel kurduracağız’ diye. O taraf da gitse bu köy halkı ne yapacak? Bundan sonra geçim derdi nasıl olacak? Bu mera kime aittir, bu köye aittir. Malımızdır. Eğer meraysa bizimdir, bu köyündür, kimse kusura bakmasın. Ormansa orman da bizimdir. Biz onu da biliyoruz, gereken yerlere başvuracağız. Herkes üstüne düşen görevini yapsın. Bırakmıyoruz kardeşim. Çocuklarımız var, hayvanlarımız var, mallarımız var. Köy bizimdir, toprak bizimdir, taş bizimdir” diye konuştu.

"DEVLETİMİZE KARŞI DEĞİLİZ"

Devlete karşı olmadıklarının, sadece ekmek ve yaşam alanı mücadelesi verdiklerinin altını çizen Feyzi Numanoğlu ise, "Bizim toprağımızı elimizden alıyorlar. Bizim meramız, hayvanlarımızı otlatacak yerimiz kalmıyor, onun için biz mücadele ediyoruz. Yani biz devletimize karşı değiliz. Bizim hayvancılığımız ve mağdur olduğumuz için mücadele veriyoruz. Etibank bu tarafı almış, demir yolu diğer tarafı almış, geriye kalan bu alanı da alırlarsa bu köyde çok hepimiz mağdur kalacağız. Perişan kalmışız. Davamız ve mücadelemiz budur" diyerek mağduriyetlerini aktardı.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }