Kuşadası'nda Yağmur Değil İhmal Yağıyor

Abone Ol

Kuşadası’nda mevsimler değişiyor ama manzara değişmiyor.

Sonbahar geliyor, yağmur yağıyor, şehir yüzüyor.

Her yağmur sonrası aynı sahne…

Yollar göle dönüyor, esnaf kepenk kapatıyor, vatandaş diz boyu suyun içinden evine ulaşmaya çalışıyor. Sonra klasik açıklamalar geliyor: “Beklenmeyen yağış”, “Ani sağanak”, “Doğal afet”.

Ne hikmetse yağmur her sene beklenmedik yakalıyor.

Sanki gökyüzü sürpriz yapıyor, meteoroloji gizli çalışıyor.

Oysa mesele yağmur değil. Mesele yıllardır çözülemeyen altyapı.

Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi eleştiriliyor. Ama belki biz haksızlık ediyoruzdur. Kim bilir, belki de Kuşadası yeni bir konsept deniyordur: “Yağmurla Yaşam Projesi.”

Venedik’e gitmeye gerek yok. Küçük bir sağanak, büyük bir gondol hayali!

Şehrin sokakları dere yatağına dönerken, yönetenler hâlâ “çalışıyoruz” diyor.

Ne zamandır?

Her yağmurdan sonra hatırlanan bir çalışma temposu var bu şehirde.

Özlem Çerçioğlu yönetimindeki büyükşehir ve bağlı kurumlar yıllardır altyapı yatırımlarından söz ediyor. Sunumlar var, projeler var, vaatler var.

Ama yağmur yağınca gerçek ortaya çıkıyor,

Toprak suyu taşımıyor, sistem yükü kaldırmıyor, şehir sınıfta kalıyor.

Bir vatandaş sel sularının ortasında bağırıyor,

“Bu kader değil, bu yönetim sorunu!”

Evet, tam olarak bu.

Kader diyerek geçiştirilen her ihmal, aslında tercihtir.

Öncelik başka yere verildiğinde, altyapı unutulur.

Fotoğraf çekilecek projeler öne alınır, yerin altındaki gerçekler ötelenir.

Yağmur yağıyor.

Su birikiyor.

Sabrımız taşıyor.

Ve biz hâlâ her yağmur sonrası aynı soruyu soruyoruz,

Bu şehir daha kaç kez yüzmek zorunda kalacak?

Kuşadası’nda sorun gökyüzü değil.

Sorun, vitesi boşa alınmış bir yönetim anlayışı.

Altına imza atıyorum..!

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }