Kızılcaköy'de jeotermal santral yapılması Aydın'a ve Aydınlıya yapılan tarihinin en büyük haksızlığıdır

Abone Ol

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 05.10.2018 tarihli duyuru ile Kızılçaköy’de ÇED süreci’nin başladığı duyuruldu. ÇED sürecine halkın katılımı toplantısı 31.10.2018 günü saat 14:00’de Dereağzı Köyü Düğün Salonunda yapılacak.

ÇED sürecine halkın katılımı toplantısının amacı halkın toplantı hakkında bilgilendirilmesi, halkın proje hakkındaki görüş ve önerilerinin alınmasıdır. Yani bu toplantı ile sözkonusu proje kapsamında halk bu santralle ilgili düşüncelerini açıkça ifade edebilecektir.

Aydın’da yaşayan, evi bu santralle birkaç kilometre uzakta olan bir insan ve sıradan bir vatandaş olarak bugün bu proje hakkında görüşlerimi paylaşacağım sizlerle.

Öncelikle, halkın katılımı toplantısının 31.10.2018 günü saat 14:00’de Dereağzı Köyü Düğün Salonunda yapılması hatalıdır. Proje Aydın İl Merkez, İncirliova İlce Kızılcaköy Mahallesi Mevkiinde 1569 ve 1570 numaralı parsellerde yapılmak istenmektedir. Bu tesisin Kızılcaköy’de yapılmaya çalışılmasına rağmen halkın katılım toplantısının Dereağzı Köyünde yapılması son derece yanlıştır. Kızılcaköy halkının jeotermal nöbeti tutması nedeniyle, Kızılcaköyde toplantı yapmaya cesaret edilememiştir. Kanunun ve Yönetmeliğin halkın katılım toplantısından amaç halktan kaçmak değil, halka fikrini sorabilmektir.

Aydın İl Merkez, Incırlıova ilce Kızılcaköy Mahallesi mevkiinde 1569 ve 1570 numaralı parseller mevkiinde Gürmat Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan Sarı Zeybek JES(54 MWe) projesine şu nedenlerle karşıyım;

 

1)Yapılması planlanan proje kapsamında  Gürmat Elektrik Üretimi A.Ş J-894/A ve J-894/B ruhsat numaralı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular İşletme Ruhsatlarının kullanım hakkı, 01.03.2018 tarihli ihale sonucunda ruhsat süresinin bitim tarihi olan 21.11.2041 tarihine kadar “Gürmat Elektrik Üretim A.Ş.”ye devredilmiştir.

Bu yer, 01.Mart.2018 tarihinde Aydın Valiliği tarafından yapılan “Çiftlik Alanı İhalesi” sonucu Gürmat Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne devredilen yerdir. Daha önceki yazılarımızda bunu ayrıntılarıyla anlatmıştım [1].

Bu alanın geçmişteki hukuki sürecini hatırlayalım. Aydın Çiftlik jeotermal sahası, MTA tarafından ihaleye çıkarıldı ve Aydın halkı adına İl Özel İdaresi olarak ihaleye katıldı ve ciddi paralar ödenerek, Aydınlıların paralarıyla satın alındı. Büyükşehir Belediyesine geçiş sürecinde İl Özel İdaresine adına kayıtlı bu hak ve Belediyenin eline geçmesini önlemek amacıyla Aydın Termal Turizm ve Jeotermal Sistemleri Anonim Şirketi’ne (AYTER) geçirildi. Şu anda AYTER’in %99 hissesi Aydın Valiliğine aittir.

İşte bu yerler, Aydınlıların parası ile alınan, Aydının öz malı olan bu haklar 01.03.2018 tarihli ihale ile Gürmat Elektrik Üretim Anonim Şirketine devredilmiştir. Aydınlılara ait olan bu haklar, Aydının menfaatleri dışında özel hukuk tüzel kişilerine devredilmiştir. Bu devir doğru, haklı ve hukuki değildir. Dolayısıyla da projenin temeli olan bu devir işlemi doğru değildir ve tartışılması gerekir.

 

2)Yapılması düşünülen tesis ve sondaj noktaları yerleşim alanlarının yakınında yer almaktadır.

Sarı Zeybek Jeotermal Enerji Santrali’nin(54 MWe) Kızılcaköy Mahallesi 1569 ve 1570 parsellerde toplam 41.800 m2 alanda tesis edilmesi planlanıyor.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası’nın 22. Sayfasında yer alan aşağıda yer alan görselde net olarak görüleceği üzere, ana tesis Kızılcaköye 1700 metre, Kardeşköye 1700 metre, Gerenkova Mahallesine 850 metre, Dereağzı Köyüne 900 metre, İzmir Bulvarına 1300 metre uzaklıktadır.

Fakat bu durum sizi yanıltmasın, yukarıdaki uzaklığa ait bilgiler ana tesisin yerleşim yerlerine uzaklığıdır. Fakat sondaj noktaları, yani enjekte ve reenjekti kuyuları neredeyse yerleşim yerlerinin dibindedir. Aşağıdaki haritaya dikkatle bakmanızı istiyorum. Sondaj noktalarının yerleri son derece önemlidir. Çünkü bütün olarak bakıldığında bu sondaj yerleri ile ana tesis arasında borularla bağlantı yapılacak bütün alan etkilenecektir.

Bunun anlamı şudur;

İncirliova ile Mimar Sinan Mahallesi arasını kapsayan alan bu tesisin faaliyet ve etkileşim alanıdır. Bu nedenlerle, projenin gerçekleştirilmesi Aydının sonu olacaktır.

 

3)Projenin gerçekleştirileceği alan birinci sınıf tarım alanı, zeytin ve incir bahçesidir. Aydının en güzel inciri, zeytini ve sebzesi bu alanda yetişmektedir.

Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunu’nun 20.maddesi ile zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceği,  zeytincilik sahalarının daraltılamayacağı tartışmaya yer bırakmayacak şekilde açıklanmıştır. Danıştay birçok kararında bu ifade etmiştir. Aşağıda dipnotta merak edenler için bu kararları paylaşıyorum [2].

Bu nedenlerle projenin birinci sınıf tarım alanı içinde, zeytin ve incir bahçelerinin arasında yapılması, kümülatif etkisi düşünüldüğünde bu proje açıkça yasaya aykırı olup, Aydının tarımına vurulan bir darbe olacaktır.

 

4)Projenin gerçekleştirileceği alan sulama alanı içinde, İkizdere barajının çok yakınında yer almaktadır. Jeotermal tesislerden doğaya salınan atıklarla Aydının yer altı ve yerüstü su kaynakları hızla kirlenmektedir. Artık Alangüllü’de 20-30 metreden artezyenlerden kaynar, jeotermal sıvı akmaktadır. Projenin gerçekleşmesi halinde Aydının su kaynakları yok olacaktır.

Proje alanının İkizdere barajına çok yakın olması çok büyük bir risk taşımaktadır. İkizdere barajı hem içme suyu ihtiyacını, hem de tarım da sulama ihtiyacını karşılamaktadır. Bu proje ile İkizdere Barajı’nın suları hızla kirlenebilir ve bunu kullanan tarım alanları ve insanlar olumsuz etkilenebilir.

 

5)Projenin gerçekleştirileceği alan fay hattının çok yakınında yer almaktadır. Jeofizik ve jeolojik açıdan jeotermal kaynakların yer altından kontrolsüzce kullanımı ve bunun olası etkileri hala belirsizdir. Bu anlamda Aydın merkeze ve yoğun yerleşim yerlerine yakın alanlara jeotermal elektrik santrali yapılması büyük riskler taşımaktadır.

 

6)Jeotermal elektrik santrallerinin doğaya verdiği zararlar birçok bilimsel inceleme ile somut olarak ortaya konulmuştur. Bunları göre göre birinci sınıf tarım ve sulama alanlarının ortasında, yerleşim yerlerinin yanına jeotermal tesis yapılması son derece hatalıdır.

Bu projenin yaşama geçmesi halinde Aydının bağrına saplanan bir hançer olacaktır.

 

7)Hepsi bir yana, yapılması planlanan bu projeye “Sarı Zeybek JES” adının verilmiştir. Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le özdeşleşen “Sarı Zeybek” adının bir zehir kuyusuna verilmesini Aydınlı olarak kabul etmiyorum.

 

Bu nedenlerle, projenin gerçekleştirilmesi halinde Aydının havası, suyu, toprağı, tarımı, insan ve çevre sağlığı olumsuz olarak etkileneceğinden bir Aydınlı olarak bu projeye HAYIR diyorum.

 

 

[1]https://www.aydinpost.com/aydin-valiligi-ciftlik-koyundeki-jeotermal-kaynagi-elektrik-santrali-yapilmak-uzere-i-2197yy.htm

[2]“….3573 sayılı Yasanın amacı aşılı zeytinlerin bakımının, yeniden fidan dikilmesi suretiyle meydana getirilecek zeytinliklerin ise tesis ve yetiştirilmesinin, yabani zeytinliklerin açma ve aşılama  işleminin yapılarak zeytinciliğin gelişmesini sağlamak olup, bu amaç doğrultusunda da taşınmazın bu işlemleri yapanlara tahsisi yapılmaktadır. Tahsis sonrasında taşınmazı belirlenen süre içerisinde amacına uygun olarak kullandığı tespit edilenlere, tapu devri yapılmaktadır. Ancak, tapu devri yapıldıktan sonra da taşınmazın hiçbir şekilde amacı dışında kullanılmaması gerektiği yukarıda belirtilen Yasanın amir hükmü olup amacı dışında kullanılması halinde ise tapu devrinin 3573 Yasanın değişikliğinden önce  yada sonra yapılmış olmasına bakılmaksızın tahsisin her zaman iptal edileceği açıktır.”

 (Danıştay, 8.Dairesi, 18.11.2008 T., 2008/2778 E., 2008/7542 K.)

 

31 Ekim- 03 Kasım 2013 tarihinde Bursa’da yapılan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Hukuki Müzakereler Toplantıları, Danıştay Sekizinci Daire görüşmeleri sırasında “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanunun 20. maddesinde öngörülen 3 km mesafede madencilik faaliyeti yapılıp yapılamayacağı hususları tartışıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından zeytinlik alanlarının parselasyonu yapılmamış olsa bile maden işletilecek sahaya 3 km mesafede 25 dönümlük zeytin sahasının bulunması halinde bu faaliyetin yapılamayacağı ve bunun keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği yönündeki daire kararı aktarıldı. (E:2012/5115) Anılan hususların idare tarafından sunulan paftalardan anlaşılması halinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmayacağı yönünde görüş birliğine varıldı.” şeklinde karar alınmıştır.

http://hmt.hsyk.gov.tr/toplantilar/2013/idari-yargi/guz/bursa/raporlar/8.%20 Daire.pdf

 

 

 

Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }