• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278

    'Kızıl çamur' korkutuyor

    08.10.2010 15:49
    Zehir taşıyan çamurun Karadeniz'i etkilemesinin birkaç ayı bulabileceği bildirildi.
    Kızıl çamur korkutuyor
    'Kızıl çamur' korkutuyor 'Kızıl çamur' korkutuyor 'Kızıl çamur' korkutuyor

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Coşkun Erüz, Macaristan'daki alüminyum fabrikasındaki iki setin yıkılmasıyla, 700 bin metreküp kimyasal zehir taşıyan kızıl çamurun içindeki ağır metallerin Tuna Nehri üzerinden Karadeniz'e ulaşmasının ve Karadeniz'i etkilemesinin birkaç ayı bulabileceğini bildirdi.

    Yrd. Doç. Dr. Erüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Macaristan'ın batısında, Ajka kentinde bulunan alüminyum fabrikasındaki iki setin yıkılmasıyla, 700 bin metreküp kimyasal zehir taşıyan kızıl çamurun çevreye yayılması sonucu 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 120 kişinin de yaralandığını hatırlattı.

    Yaşanan olayda çamurun önce geniş alandaki toprağa yayıldığını ve toprağın çamur içerisindeki ağır metallerin büyük kısmını emdiğini ifade eden Erüz, ''Suyla taşınabilecek kısmı da dereler vasıtasıyla Tuna'ya, oradan da Karadeniz'e ulaşabilir. Bu arada yine bir bölümü kimyasal değişikliğe uğrayarak etkisini azaltacaktır'' dedi.

    Kimyasal zehir taşıyan çamurun içindeki ağır metallerin, Tuna Nehri üzerinden Karadeniz'e ulaşmasının ve Karadeniz'i etkilemesinin birkaç ayı bulabileceğine dikkati çeken Erüz, ''Çamur içerisindeki ağır metaller, Karadeniz'e ulaştığında etkisini alt seviyeye indirse bile bunlar, canlı organizmalar üzerinde uzun vadeye yayılan öldürücü (toksik) etki ortaya çıkarabilir'' diye konuştu.

    Doğada her türlü metalin ve türevlerinin belli oranda bulunduğunu dile getiren Erüz, şöyle devam etti:

    ''Ancak bu oran belli bir süre sonra artar, doğal miktarından daha fazla bulunursa canlı organizmalarda toksik yani öldürücü etki yapar. Dolayısıyla Macaristan'daki olaya bakıldığında, yakın yerleşimlerdeki akarsularda bulunan organizmalar üzerinde ciddi boyutta öldürücü etki yapıyordur. Ama bu etki zamanla azalacaktır. Çünkü suyla temas sonucu litredeki miktarı, yoğunluğu da azalacak. Karadeniz'e ulaşırsa belki ani ve hızlı öldürücü etkilere neden olmayacak ama uzun vadede suda yaşayan organizmalarda ölümlere yol açabilecek, o canlıları tüketen üst canlılara etki yapabilecektir. Bunun yanı sıra uzun vadede hastalıklar oluşturabilecektir.''

    Yrd. Doç. Dr. Erüz, metal kirliliğinin Macaristan'da olayın meydana geldiği yörede yer altı sularında da ciddi bir kirlilik yaratacağını kaydetti.

    -''KARADENİZ ZATEN HIZLA KİRLENİYOR''-

    Karadeniz'in uzun bir süredir çevresindeki ülkelerden dökülen atıklarla kirletildiğine dikkati çeken Erüz, ''Karadeniz zaten çevresindeki ülkelerden her yıl yaklaşık 10 milyon ton organik madde ve 400 bin tonun üzerinde petrol kökenli kimyasal maddeyle hızla kirletilmekte'' dedi.

    Türkiye ile birlikte 6 ülkenin kıyısı bulunduğu Karadeniz'e, nehirler aracılığıyla 18 ülkenin atıklarının taşındığını ifade eden Erüz, ''Karadeniz bu atıklarla maalesef hızla kirleniyor. Kapalı bir deniz olduğu için kendini yenileme süreci diğer denizlere göre daha uzun zaman alıyor. Bu özelliği kendini yenileme süreci açısından dezavantaj yaratmakta'' diye konuştu.

    Karadeniz'e her yıl 110 bin tondan fazla petrol karıştığını dile getiren Erüz, ''Karadeniz'e organik maddelerin yanı sıra binlerce ton inorganik azot, inorganik fosfor, organik fosfor, demir ve çinko gibi maddeler de dökülmektedir. Karadeniz'e dökülen onlarca çeşit, binlerce tonluk bu maddelerde aşırı miktarda azot ve fosfor bulunmaktadır'' dedi.

    Yrd. Doç. Dr. Erüz, denize dökülen maddelerin çoğunun, özellikle de kimyasal türlerin denizde yaşayan milyonlarca ton organizmayı etkilediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

    ''Maddeler, deniz suyunda ve dibinde yaşayan organizmalarda büyük ve kalıcı etki yapmaktadır. Bu organizmalar balıkların beslenmesini sağlamaktadır. Madde, balığın beslendiği organizmalardan başlayarak, balıkla beslenen kuşa kadar giden besin zincirinde büyük etki yapmaktadır. Bu durum da balık miktarını her yıl biraz daha düşürmekte hatta bitirme noktasına taşımaktadır. Çözüm noktasında sorumluluğu bulunan her ülke, kendi alanında çözüm üretmelidir. Karadeniz gibi eşsiz su kaynağında giderek artan kirliliği önlemek ve sürdürülebilir yaşam kaynağı olarak kullanımını sağlamak için ülkelerin artan bir duyarlılıkla organize edilecek ortak bir çabaya gereksinim vardır.''

    A.A.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim