Kanserde biyoteknoloji ve kişiselleştirilmiş hücresel tedavilerin hızla gelişme kaydettiğini söyleyen Dünya Aferez Derneği Başkanı ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Altuntaş 'Gelişmiş ülkelerde kimyasal ilaçlarla kanser tedavisi giderek azalıyor. 2030'dan sonra kemoterapi ile kanser tedavisi azalacak hatta olmayacak. Bunun yerini immünoterapiler ve biyoteknolojik kanser silahları gibi kişiye özel tedaviler alacak' dedi.

Kişinin bağışıklık hücresinin kanserle savaşmak üzere laboratuvar ortamında yeniden programlanması olan CAR-T hücre tedavilerinde umut vadeden gelişmeler yaşanıyor. Çalışmalar, kan kanserlerinde üç yıllık sonuçlarda başarı oranının yüzde 91'e yükseldiğini gösteriyor.

Dünya Aferez Birliği ve Avrupa Hemaferez Derneğinin birlikte düzenlediği 17. Dünya Aferez Kongresi ve 22. Avrupa Hemaferez Kongresi İstanbul'da yapıldı. Kanser tedavisindeki en yeni gelişmelerin aktarıldığı kongre sonrasında Türkiye gazetesine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yeni silahların geliştiğini ve kanser tedavilerinde yeni bir sürece girildiğini belirtti. Prof. Dr. Altuntaş "Kanser tedavisinde 'tümör agnostik' dediğimiz yaklaşımlar gündemde. Eskiden kanseri beyin kanseri, mide kanseri, böbrek kanseri gibi organa özgü olarak değerlendiriyorduk. Şimdi bir tümör var ve onun hangi organda olduğunun bir önemi yok. Tedavimizi tümörün immünolojik özelliklerine göre düzenliyoruz. Tümörün genetik haritasını çıkarıp, hedefleri belirleyip ona uygun tedavileri veriyoruz. Sonuçlarını da tümörün kandaki izleriyle takip ediyoruz. Dünya buraya doğru gidiyor" dedi.

Kişiselleştirilmiş kanser tedavisinde CAR-T tedaviler olarak adlandırılan hücreyle ilgili tedavilerde önemli başarılar elde edildiğini ifade eden Prof. Dr. Altuntaş "Normalde T hücreleri enfeksiyonla savaşan bağışıklık hücreleridir. Kanser hastalığında tümör hücreleri bu bağışıklık hücrelerini kandırarak ondan kaçabilir. CAR-T işleminde, hastanın kendi T hücreleri kanından topluyoruz. Laboratuvarda toplanan bu T hücrelerinin genetiğini değiştirerek, kanser hücrelerini tanıyıp yok edebilmek üzere yeniden programlıyoruz. Üzerlerine kanseri spesifik olarak tanıyan ve bağlandıktan sonra normal T hücresine göre çok daha güçlü şekilde onu yok etme kabiliyetine sahip reseptörler yerleştiriyoruz. Yeniden programladıktan sonra vücuda geri verdiğimiz bu ürünün bir özelliği de kanda süreklilik arz etmesi. İlaçlar kanser hücresini öldürüyor ancak nüksetmesini engelleyemiyor. Oysa CAR-T tedavisi sonucunda tümörü tanıyan bağışıklık hücreleri, tümör hücreleri kanda yükseldiği anda çoğalarak kanseri defalarca yok edebiliyor" diye anlattı.

CAR-T tedavisi alanında dünyada 7 ürün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Altuntaş, üç kan kanserinde üç yıllık sonuçlarının umut vadedici olduğunu belirterek "Kan kanseri, lenf bezi kanseri ve kemik iliği kanserinde endikasyonu var. Blood dergisinde geçtiğimiz hafta yayınlanan çalışmada; üç yıllık sonuçlara göre kan kanserlerinde tedavi başarısı yüzde 91'e kadar çıkıyor. Ancak tabii başarı oranları hastaya ve hastalığın evresine, kullanılan ürünün niteliklerine göre değişiklik gösterebiliyor. CAR- T tedavileri, kanserin kronik hastalık haline gelmesine bir çalışma en yakın olduğumuz tedaviler. Kan kanserlerinin yanında solit kanserler alanında da binlerce çalışma sürüyor" dedi.

Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kansere karşı çığır açan yol olarak görülen kişiselleştirilmiş "CAR-T Hücre" tedavisinin, Türkiye'de ilk defa klinik araştırma kapsamında Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde multiple myeloma hastalarına uygulandığını söyledi. Başında bulunduğu merkezde Faz-1 ve Faz-2 çalışmalarının tamamlandığını anlatan Prof. Dr. Altuntaş, bu çalışmaların başarılı şekilde ilerlediğini belirterek "Kısa dönem sonuçları başarılı ancak uzun dönemdeki sonuçları görmemiz gerekiyor. Biz klinik araştırma merkeziyiz. Ülkemizin CAR-T hücre tedavisi başta olmak üzere, hücre tedavileri için gelişmiş altyapısı var. Hedefimiz hücreyle ilgili tedavilerde kendi ekosistemimizi geliştirmek, insan gücümüzü yetiştirmek, bilgimizi ve tecrübemizi artırmak. Her şey yolunda giderse buradan da bir ürün çıkabilir" dedi.

Kaynak: Türkiye