15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen 125 bin kişi arasında yer alan 4 bin 259 Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) üyesi için KESK üyeleri, Adalet Bakanlığı önünde bir gün sürecek "Adalet nöbetine" başladı.
Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yapılmasına izin vermeyen polis ile saatler süren müzakerelerin ardından uzlaşma sağlandı. Tarafların anlaşması üzerine sendika üyeleri, basın açıklamalarını Güvenpark'ta gerçekleştirdi.
“KHK'lar gidecek, biz kalacağız”, “Kesin ihraçlar onurumuzdur”, “Yaşasın özgürlük mücadelemiz”, “Emekçiye değil, çetelere barikat”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “AKP'den hesabı emekçiler soracak” ve “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları atan sendika üyelerine, DEM Parti milletvekilleri, Emek Parti (EMEP) milletvekilleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de destek verdi.
Basın açıklamasını KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, okudu. Karagöz, şöyle konuştu:
"Hatırlanacağı üzere önce ihraç ettiler, sonra da üyelerini kendilerinin belirlediği OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurulmasını istediler. 23 Ocak 2017 yılında kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyon altı yıl boyunca ihraç kamu emekçilerini oyaladı ve bu komisyon 22 Ocak 2023 yılında ise kapandı. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunan 18 bin kamu emekçisi göreve iade edildi. Başvuruların yüzde 85’i reddedildi. Dolayısıyla komisyon, hukuksuzluğu kalıcılaştıran bir mekanizmaya dönüştürdü. Komisyon kapandı ancak hukuksuzluk sona ermedi. Dosyalar bu kez özel kurulan idare mahkemelerine devredildi. Böylece yargı süreçleri etkili bir hak arama yolu olmaktan çıkarıldı. Aradan tam 10 yıl geçti. Hâlâ KESK'li ihraçların yaklaşık yüzde ellisinin yargı süreci devam ediyor. KESK’li ihraçlar dayanışmayla ayakta kaldık. İhraç kamu emekçilerine 'ağaç kökü yesinler' diyenler geçen on yıl içinde yolsuzluğun, çürümenin ve hukuksuzluğun simgesi haline geldi. Buradan Türkiye halklarına sesleniyoruz, 'Bu yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerinin meselesi değildir. Hukukun üstün olup olmayacağının meselesidir. Biz sadece kendimiz için değil, bizden sonra gelecekler için direniyoruz. KHK rejimiyle yaratılan hukuksuzluk sona erdirilmeden demokratikleşmeden söz etmek mümkün değildir."
Karagöz, iktidara seslenerek, "On yıllık bu hukuksuzluğu daha fazla uzatmayın. Mahkemelere yapılan siyasi müdahalelerden vazgeçin. Bekletilen dosyaları derhal sonuçlandırın. Haklarında beraat, takipsizlik veya göreve dönüşü gerektiren yargı kararları bulunan bütün kamu emekçilerinin dosyalarını gecikmeksizin karara bağlayın" çağrıda bulundu.
DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan ise yaptığı konuşmada, kendisinin de KHK ile ihraç edilmiş biri olduğunu belirterek, "Bu süreci yaşayan ve her gün bu mağduriyeti hisseden biri olarak söylüyorum, aradan 10 yıl geçmesine rağmen hak arama talebimiz ve mücadelemiz hala dimdik ayaktaysa, iktidarın ve AKP'nin bunu iyi bilmesi gerekiyor, 'Biz mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz'." ifadelerini kullandı.
KARACA: KHK’LI EMEKÇİLER YALNIZ DEĞİLDİR
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
"10 yıl önce 15 Temmuz darbesi olduğunda, hemen ardından 'Allah'ın bir lütfu bu bize.' diyenler, on binlerce kamu emekçisini ihraç edip kendilerine bir olağanüstü hâl rejimi kurdular. Bu KHK düzenini; mücadeleci kamu emekçilerini sindirerek, onları bu alanlardan sürerek ve geride kalan bütün kamu emekçilerine, 'Eğer muhalefet edersen, eğer işini düzgün yaparsan, eğer bir kamu emekçisinin sorumluluğuna sahip olarak "Hayır, biz bu piyasalaştırma düzenine hayır diyoruz." cümlesini kurarsan, aynı şey senin de başına gelir.' demek için böyle bir olağanüstü hâl rejimini tepemize sürdüler. KESK'li, KHK'lı kamu emekçilerinin iş, ekmek, onur ve göreve geri dönme mücadelesi; bu memlekette yanarak ölen çocuklar içindir. Sağlık çetelerinin elinde hayatını kaybeden gençler ve bebekler içindir. Adalet saraylarında adalet bulamayan halk içindir. Biz bu mücadelenin yanında olacağız. KHK'lı emekçiler yalnız değildir."
TİRYAKİ: BARIŞI KONUŞTUĞUMUZ BUGÜNLERDE, İHRAÇ EDİLMİŞ EMEKÇİLERİN GÖREVE DÖNMESİNİN KAPISI ARALANMALIDIR
DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"10 yıldır OHAL KHK'larıyla ihraç edilen arkadaşlar direnmeye, bu hukuksuzluğa karşı mücadele etmeye devam ettiler ama asla dayanışmadan vazgeçmediler. Ben bir avukat olarak biliyorum. Bir sendika avukatı olarak biliyorum. Bir siyasetçi olarak biliyorum. O dönemde Fethullahçı diye ihraç edilenlerin bir avukat bulabilmek için ne paralar harcadığını da biliyorum, avukat bulamadıkları günleri de biliyorum. Ama o dönemde KESK, tarihin en onurlu duruşlarından birini sergiledi ve bütün bu hukuk mücadelesini en sonuna kadar sürdürdü. En iyi şekilde hukuki yardım yapmaya devam etti. Sadece hukuki yardım da yapmadı KESK. Belki yeterince sokakta olmadı, belki yeterince mücadele etmedi diye kendimizi eleştirebiliriz. Bu konuda özeleştirimizi verebiliriz ama tarihteki en büyük dayanışma örneklerinden birini sergiledi. KESK ve bağlı sendikalar, aidatların önemli bir bölümünü yine ihraç edilen kamu emekçileriyle dayanışmaya ayırdılar. Bu çok onurlu bir davranıştı. Emin olun, dünya emekçilerinin mücadele tarihine, dünya sendikal mücadele tarihine altın harflerle yazılacak işlere de imza attılar.
Barışı konuştuğumuz bugünlerde, çözümü konuştuğumuz bugünlerde Kürt sorunu artık ateşle, kanla, ölümle anılmasın; barışla, kardeşlikle ve demokrasiyle çözülsün dediğimiz bugünlerde, artık OHAL KHK'larıyla ihraç edilmiş KESK'li kamu emekçilerinin de göreve dönmesinin kapısı aralanmalıdır. Bu aynı zamanda toplumsal barışa hizmet edecektir, çözüme hizmet edecektir."
KOÇAK: ADALET YÜRÜYÜŞÜMÜZ DEVAM EDECEK
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, iktidara eleştirilerde bulunarak şunları söyledi:
"Bir ülkede bir darbe girişimi gerçekleşir. Gerçekleşememiş bir darbe girişiminin ardından 162 bin kamu emekçisi görevden ihraç edilir, 1 milyona yakın işlem yapılır. O zaman kimse bu siyasal iktidara sormaz mı: Bu kadar örgütlenen bir paralel devlet vardı da sen ona onay vermeden nasıl bu kadar büyüdü? Nasıl devletin merkezine bu kadar yerleşti, diye sormazlar mı? KESK, bu ülkede daha insanca bir yaşam için, demokrasinin kanallarının açılması için mücadelesini verir. Emeğin hakkını alması için mücadelesini verir. Dolayısıyla biz, 10 yıldır hayatlarını direnişe dönüştürmüş olan arkadaşlarımız adına tek başına yürütme olarak karar vermeyiz. Bugün yürüttüğümüz bu eylemi de onlarla birlikte karar alarak gerçekleştirdik. Bu eylemin merkezinde KHK'lı arkadaşlarımız var. Bundan sonrasında da adalet yürüyüşümüz devam edecek."
OTURMA EYLEMİNE MÜDAHELE
Konuşmaların ardından sendika üyeleri, polis ile uzlaşma sağlayarak ayrı gruplar halinde sendika genel merkezi önüne gitme konusunda anlaştı. Sendika önünde oturma eylemi kararı alan sendikalar, sendika binası önünde bir gün sürecek "Adalet nöbeti"ne başladı. Oturma eylemine izin vermeyen polis ile sendika üyeleri arasında arbede yaşandı. Polis, sendika üyelerini biber gazıyla müdahale ederek bina önünden dağıttı.