Kendi İçinde Anlaşamayan Siyaset, Şehri Nasıl Yönetecek?”

Abone Ol

Poz Siyaseti mi, Proje Siyaseti mi?”

Bu şehirde siyaset tabelayla, fotoğraf karesiyle yapılıyor.

Hatırlayalım…

Dörtyol Kavşağı’nı önce Büyükşehir yapacaktı.

Sonra bir baktık, dosya Karayolları Genel Müdürlüğü’ne geçmiş.

AK Parti’nin kendi içindeki sohbetlerde konuşulan şu:

“Belediye ekibi bu işi kaldıracak tecrübede görülmedi. O yüzden Karayolları devraldı.”

Öte yandan Özlem Çerçioğlu Ankara’ya gidiyor.

Fotoğraflar paylaşılıyor.

Gülüşler, kareler, temaslar…

Ama aynı kulis diyor ki:

“O fotoğrafların Ankara’da somut bir karşılığı yok. Algı var, sonuç yok.”

Şehir artık şuna bakıyor:

Kare güzel olabilir.

Peki kavşak kimin imzasıyla yükselecek?

Ve daha önemlisi…

Bu şehirde projeleri kim yapıyor,

Kim sadece yanında poz veriyor?

Mecliste Borçlanma, Meydanda Sahne”

Mecliste cümle kısa:

“Borçlanma yetkisi istiyoruz.”

Sahne ışıkları altında mesaj daha net:

Sevgililer Günü’ne Edis geliyor.

Şimdi şehir doğal olarak soruyor:

Kasa kredi isterken sahne nasıl bu kadar rahat kuruluyor?

Üstelik dün “Bu konserlerin hesabı verilsin” diye mikrofon kapmaktan yorulmayanlar…

Bugün sahne ışıklarına bakıp sessizliğe bürünmüş durumda.

Siyasette bazı dönüşler vardır anladık ama

Sizin dönüşlerinizden Aydın’ın başı döndü.”

Özlem Çerçioğlu borçlanma isterken konser takvimi açıklıyorsa,

Mesele bütçe mi, tercih mi?

Bir zamanlar “Bu paralar nereye gidiyor?” diye soranlar şimdi sormuyorsa…

Ya cevaplarını aldılar,

Ya da soru sormayı bıraktılar.

Şehir ise tek bir şey merak ediyor:

Korku mu susturdu,

Yoksa konfor mu?

Siyaset mi, Rövanş mı?”

Şehirde siyaset bu ara dizi gibi.

Önce bir açıklama düştü gündeme:

“Emekliler şükretmesini bilmiyor.”

Ardından bir fotoğraf…

Kumarhane masası.

Ve hop, koltuk gitti.

MHP İl Başkanlığı bir anda boşaldı, yerine yenisi atandı.

Hikaye burada bitse “klasik siyaset” deyip geçecektik.

Ama bitmedi.

Bu kez yeni İl Başkanı adına bir “tweet” dolaşıma sokuldu.

Sosyal medyada paylaşıldı, konuşuldu, tartışıldı.

Küçük bir detay var yalnız:

İl Başkanı’nın öyle bir hesabı yok.

Yani ortada gerçek bir tweet yok, gerçek bir hesap yok…

Ama dolaşan bir ekran görüntüsü var.

Şimdi insan ister istemez kulise kulak kabartıyor.

“Acaba eski başkan hazmedemedi mi?”

“Kim gelirse gelsin uğraşacağım mı dedi?”

“Rövanş mı bu?”

Çünkü zamanlama manidar.

Kendi sözleri yüzünden eleştirilen,

Kendi fotoğrafı yüzünden görevden alınan bir ismin ardından,

Yeni gelen ismin adına sahte bir hesap açılması…

Bu siyaset mi, kişisel dosya mı?

Şehir şunu konuşuyor:

Bazıları koltuğu kaybedince siyaseti bırakmıyor.

Yöntem değiştiriyor.

Ama şunu da söyleyelim;

Yeni İl Başkanı resmi atamayla gelmiş, görevin başında.

Gerçek bir makamı var.

Gerçek bir sorumluluğu var.

Sahte tweetlerle gölgelenecek biri değil.

Bu şehirde entrika kısa ömürlüdür.

Ama itibar uzun soluklu.

Siyaset biraz sabır işidir.

İntikam ise sabırsızların hobisi.

Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:

Mesele dava mı,

Yoksa kişisel hesap mı?

Haftanın sözü:

Adı ışık olan bir şehri karartan şey, gölge değil; ahlakın geri çekilmesidir.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }