• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033

    Karagöz'ün tasavvufi yönü

    02.12.2010 00:31
    Alpay Ekler'in performansı, 3 Aralıkta Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonunda sunulacak.
    Karagözün tasavvufi yönü
    Karagöz'ün tasavvufi yönü Karagöz'ün tasavvufi yönü Karagöz'ün tasavvufi yönü

    Kukla ve Karagöz sanatçısı Alpay Ekler'in, Karagöz'ün sadece bir çocuk oyunu olmadığını, tasavvufi bir yönü de bulunduğunu gözler önüne seren performansı, 3 Aralıkta Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonunda sunulacak.

    Ekler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 50 yıldır bir çocuk eğlencesi olarak ele alınan Karagöz'ün, aslen yetişkinlere yönelik bir oyun olduğunu belirterek, Karagöz'ün giderek toplum algısında bu tür bir değişime uğramasının, sanatçıları da çocuklara yönelik gösteriler yapmaya yönlendirdiğini kaydetti.

    Karagöz sanatının yalnızca bir performans sanatı olmaması, aynı zamanda edebiyat, resim ve musiki ile sıkı ilişkisinin, çok farklı bir birikim ve donanımı sanatçılarının önüne koyduğunu belirten Ekler, ''Günümüzdeki örneklerinde pek sık rastlayamadığımız bu bütüncül sanat yaklaşımı Karagöz'ü bugüne kadar ayakta tutan en önemli unsurdur. Öyleyse nasıl olmuştur da Karagöz hemen hemen sanatın bu temel alanlarını kucaklayan biçime ulaşmıştır? Üstelik hem resmin, hem musikinin, hem de taklit sanatlarının tartışmalı olduğu İslam uygarlığında'' diye sordu.

    Sanatçı Ekler, sorunun cevabının Karagöz'ün köklerinde yattığını ifade ederek, şu bilgileri verdi:

    ''Bugün kabul gören anlayış, Karagöz'ün Mısır-Memluk kökenli olduğu yönündedir. Oysa Mısır geleneğinde siyah ve ışık geçirmez olan kuklaların tersine Karagöz oyununda kullanılan tasvirler renkli resim olarak görülmektedir. Karagöz oyununun -kimi denemeler yapılmıştır ama- değiştirilemeyecek kadar mükemmel dramatik yapısının, karakterlerinin ve şeffaf tasvirlerinin ortaya çıkış tarihi ile Mısır kökenli oluşu hakkındaki tez tümüyle çelişmektedir. Karagöz, Uzakdoğu kültüründe var olan şeffaf renkli kukla geleneğinin, Orta Doğu'da İslam'ın batıni yorumlarıyla buluşması sonucu şekillenmiştir. Bugün Karagöz sanatçılarının tümü bu sanatı Şeyh Küşteri'nin icat ettiğini kabul eder.''

    -''FELSEFİ YÖNÜ DE VAR''-

    Karagöz oyununun yapısal özelliklerinin, musiki icrasının tekke müziği gibi goygoylu oluşunun, hemen hemen her oyunda ibret perdesi olarak anılmasının ve bir tasavvufi perde gazeli ile başlamasının, halk tiyatrosu olarak yaygınlaşmadan önce felsefi bir doktrin çerçevesinde geliştiğini gösterdiğini vurgulayan Ekler, ''Günümüzde Karagöz sanatçılarının temel esaslarda değişiklik yapmama yönündeki tutuculukları da oyunu icra ederken vazgeçmedikleri disiplinli tavırları da bu geleneğin devamıdır. Halk tiyatrosu olarak yaygınlaşan Karagöz, farklı kollarda hemen hemen her tasavvufi gelenek içinde yaşamaya, dergah içinde kendine özgü üslubunu koruyarak devam etmiştir'' dedi.

    Ekler, Karagöz oyunlarında kullanılan bir perde gazelinin ''Tehi sanma bunu Şeyh Küşteri yadigarıdır/Ne güna gösterir bak alem-i sahip kemal anla'' beyitiyle bittiğini belirterek, Karagöz'e bir çocuk oyunu olarak bakılmasının, yetişkinlere yönelik oyunların gündeme dahi gelmemesi, tasavvufi ya da tekke Karaöz'ü olarak adlandırabilecek biçiminin, akademik incelemelerin dışında tutulacak kadar unutulması sonucunu ortaya çıkardığını kaydetti.

    ''Tedbirini Terk eyle Takdir Hüda'nındır'' adlı tasavvufi Karagöz oyununun, bu geleneğin varlığını gözler önüne sermek üzere seyirci karşısına çıkacağını bildiren Ekler, oyunun günümüz seyircisi düşünülerek görselleştirildiğini, aslen 28 santimetre olan tasvirlerin 50 santimetre olarak hazırlandığını söyledi.

    Ekler, Cemal Reşit Rey Konser Salonundaki performans için perdenin 3 misli büyütüldüğünü, perde arkasında 4 yardımcının kendisine yardaklık edeceğini belirterek, oyunun müziklerinin bir bölümünün özgün olarak Levent Çelik tarafından bestelendiğini ifade etti.

    Karagöz müziğinin icrasının da Levent Çelik'in yönettiği Hayal Musiki Topluluğu tarafından yapıldığını kaydeden Ekler, ''Bu gösteri yalnızca Karagöz'ün tasavvufi yönünü gün ışığına çıkarmıyor, Karagöz'ün bir yetişkin temaşası olduğunu ortaya koyma iddiası da var'' diye konuştu.

    ''Tedbirini terk eyle takdir Hüda'nındır'' adlı performans, 3 Aralıkta CRR Konser Salonunda sahnelenecek.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim