“Kaptan, kaptanım, bize rehberlik etmene ihtiyacımız var.” Genç destekçileri, Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik’in (RN) başbakan adayı Jordan Bardella’ya sosyal medyada bu şarkıyla sesleniyor.

28 yaşındaki Bardella da TikTok’taki 1,6 milyon takipçisini paylaşımsız bırakmıyor, sandviç yerken çekilen videosu bile yüz binlerce kez izleniyor.

Kusursuz taranmış saçları, üzerine tam oturan beyaz gömleği ve koyu renk takım elbisesi alameti farikası haline gelen Bardella, 6-9 Haziran’daki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesi de sosyal medyada yoğun kampanya yürüttü.

Seçimden hemen önce TikTok’ta yayımladığı videolarından birinde destekçilerine, “(Fransa Cumhurbaşkanı) Emmanuel Macron’a görülmemiş bir yenilgi yaşatmak için oy verin” diyordu.

Seçim sonuçlarına bakılırsa, yaklaşık 6 milyon kez görüntülenen bu videodaki mesaj yerine ulaşmış görünüyor. Ulusal Birlik, AP seçimlerinde tarihinin en büyük başarısını elde ederek yüzde 31.4 oy aldı.

Kamala Harris'in seçim kampanyasına son 24 saatte 81 milyon dolar bağış yapıldı Kamala Harris'in seçim kampanyasına son 24 saatte 81 milyon dolar bağış yapıldı

Macron’un ittifakı ise yüzde 14,6 oyla ezici bir yenilgiye uğradı.

Bu tabloda Bardella’nın rolünün büyük olduğu konusunda görüş birliği hakim. AP seçimleri sonrası Macron’un erken seçim kararı almasıyla, şimdi Bardella’nın Fransa'nın bir sonraki başbakanı olabileceği konuşuluyor.

Yıl başında Le Journal du Dimanche gazetesi için IFOP anket şirketi tarafından yapılan en popüler 50 kişi listesinde 30. olan Bardella, bu listeye giren tek politikacıydı.

Gençler, gençlere karşı

Fransız BFMTV kanalının anketine göre AP seçimlerinde 18-34 yaş arası seçmenin yüzde 32’si Ulusal Birlik’e oy verdi. Macron’un partisi bu yaş grubundan ancak yüzde 5’lik oy alabildi.

Sosyal medyanın da etkisiyle bir yıldıza dönüşen Bardella’nın mitingleri parti havasında geçiyor, "hayranları" sırf onu görüp beraber fotoğraf çekebilmek için toplantılara gittiklerini söylüyor.

Ancak Bardella’nın karşısında da yine ağırlıkla gençlerden oluşan bir kitle var. AP seçimlerinden sonra hemen her gün Fransa sokaklarında "faşizm karşıtı" gösteriler düzenleniyor. Fransa'nın başkenti Paris’in Cumhuriyet Meydanı’ndaki Marianne heykeline her akşam Bardella ve RN karşıtı yaratıcı yazılar, sloganlar yazılıyor.

Bu alanda toplanan gençler de yine sosyal medya sayesinde yayılan şarkı ve sloganlarla, argoya da başvurarak “Gençlik RN’ye karşı”, “Hepimiz anti-faşistiz” diye haykırıyor.

Destekçilerinin "kaptan" dediği Bardella, karşıtları tarafından ise isminin dışkı anlamına gelen sözcüğe benzetilmesiyle "Merdella" diye anılıyor.

Paris'te gösteriler*
Fotoğraf altı yazısı,AP seçimlerinden sonra hemen her gün Fransa sokaklarında ‘faşizm karşıtı’ gösteriler düzenleniyor.

İtalya göçmeni ailenin çocuğu

1995’te Paris’in hemen dışındaki Seine-Saint-Denis'te bir banliyöde doğan Jordan Bardella, İtalya asıllı bir ailenin tek çocuğu. Anne-babası Bardella henüz çok küçükken ayrılmış ve kendisi annesinin yaşadığı banliyöde büyümüş.

Çocukluğundan ve ağırlıkla Afrikalı göçmenlerin yaşadığı bu banliyöden söz ederken, annesi gibi işçi sınıfından insanların yaşadığı zorluklara ve kitlesel göçe vurgu yapıyor.

“Bu mahallelerde yaşayan birçok aile ve birçok insan gibi ben de şiddetle karşılaştım, annem geçim sıkıntısı çekti. Beni siyasete yönlendiren aciliyet duygusu hiçbir zaman yok olmadı” diyor.

Büyüdüğü banliyönün "İslamcı köktencilik ve kitlesel göç altında kaldığını, nüfus ikamesi yaşandığını" söylüyor.

Babasının yaşadığı ve kendisinin de çocukluğunun bir kısmını geçirdiği varlıklı Montmorency kasabasından ise daha az söz ediyor. Okuduğu özel Katolik okulu için de “Disiplin, otorite ve ebeveynlerin çocuklarını başarılı kılma arzusu vardı. Saint-Denis'te, öğretmenin kafasına sandalye yeme riskini taşımadığı tek lise burasıydı” diye konuşuyor.

16 yaşındayken, Marine Le Pen’i bir tartışmada izlemesi üzerine o zamanki adıyla Ulusal Cephe’ye yakınlaşmaya başlayan Bardella, 2012 seçimleri için Le Pen posterleri asmaya başlamış.

Birkaç yıl önce verdiği bir söyleşide "Ulusal Cephe'ye Marine Le Pen için katıldım; partiden çok onun için" diyordu.

Partinin kurucu ailesine yakınlığına, Marine Le Pen’in yeğeni Nolwenn Olivier ile birlikte olması da katkıda bulundu.

Bardella’nın partiye girmesiyle liderliğe ve başbakan adaylığına yükselmesi oldukça hızlı gelişti. Sorbonne Üniversitesi'ndeki coğrafya eğitimini yarım bırakarak 19 yaşında Île-de-France bölgesel meclis üyesi oldu.

2017'de Ulusal Cephe'nin sözcülüğüne ve gençlik kolunun ulusal direktörlüğüne geldi. 2019'da Avrupa Parlamentosu'na seçildi ve 2022'de Ulusal Birlik başkanı oldu.

Bardella ilgili analizlerde, bu yükselişte İtalya göçmeni bir ailenin çocuğu olarak bir banliyöde büyümüş olmasının etkili olduğunu, Ulusal Birlik’in bu unsuru siyasi kazanca dönüştürmeye çalıştığını savunanlar var.

Partinin imajını değiştirme çabası

Bardella

Nitekim Jordan Bradella, Ulusal Birlik’in "Le Pen" soyadını taşımayan ilk lideri. Ulusal Cephe adıyla 1970’lerde kurulan partinin ilk lideri Jean-Marie Le Pen’in ırkçı, Holokost inkarcısı açıklamaları nedeniyle partiden uzaklaştırılması sonrası kızı Marine Le Pen’in yapmak istediği imaj değişikliği için Bardella’nın seçildiği yorumları yapılıyor.

‘Ulusal Cephe’nin şeytandan arındırılması’ diye anılan bu "normalleşme" sürecinde Marine Le Pen, babasının partisinin ismini de Ulusal Birlik olarak değiştirmişti. Şimdi de Jordan Bardella ile daha 'prezentabl', ılımlı ve güven verici bir imaj yaratmak istediği belirtiliyor.

Bardella parti üyelerine "gereksiz provokasyondan" kaçınmaları çağrısı yaparak Yahudi karşıtı söylemleri bastırmaya çalışsa da göç ve İslam karşıtlığı konusunda popülist, sert ifadelere başvurabiliyor. Seçim kampanyalarında ağırlıkla satın alma gücünü ve güvenliği artırma, göçü durdurma mesajlarını tekrarlıyor.

“Göç bizim kimliğimizi, güvenliğimizi, medeni değerlerimizi tehdit ediyor” diyor. "Ulusal güvenliğe tehdit oluşturan suçluları ve yabancı İslamcıları sınır dışı etme” vaatleri veriyor.

2022’de Ulusal Birlik lideri seçildiğinde Bardella sahneden, "İktidarı ele geçirmeye giden yolda bizimle gelin...Emmanuel Macron'un yerini alacağız" diyordu.

Bardella, Fransa'da 30 Haziran ve 7 Temmuz’da yapılacak genel seçimleri kazanırsa bu yolda ilk adımı atmış olabilir. Bu da, Fransa'da 2027’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağdan bir ismin Macron’un yerini alması ihtimalini artırabilir.