İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz, katıldığı bir Twitter Space odası yayınında açıklamalar yaptı.

İYİ Partili Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“2002-2010 arasındaki politikalarda şunu eleştiriyorum: Türkiye’de bir makroekonomi istikrar paketi uyguladı. Beğenmediğim yerleri olsa da doğru uygulandı. Esasında 2001’deki Derviş programı. O programın sanayi, tarım gibi kalkınma ayağı yok. Makro istikrar sonrasında bir program yoktu. AKP onu değiştirmedi. Eleştirim şu: Yapısal değişiklik olmadan makro istikrar sağlandı. Dış konjonktür çok müsaitti, Avrupa Birliği vs. Biz varlıklarımızı sattık. Tam bir lale devridir o büyüme. Dışarıdan gelen sermayeye dayalı büyüme başladı. Onun arkasından vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin kullanmadığı borç kapasitesi ortaya çıktı. Onları hızla borçlandırdık. Büyüme o sayede sağlandı.”

"HAKKI YENEN BÜROKRATLAR...’

“Tahribat 20 yıldır yapılıyor. Bunlardan biri de beşerî sermaye. 2010’dan beri birçok kurumda ciddi bir zulüm, ziyan yaşandı. Belirli bir cemaatin mensupları terfi ettirildi, diğer insanlar itilip kakıldı, işlerinden bezdirildiler, istifaya zorlandılar, atıldılar. Bu sadece ordu ve yargıda olmadı. Ekonomi bürokrasisinde de oldu. Merkez Bankası başta olmak üzere çok ciddi bir bürokrat kıyımı yapıldı. Merkez Bankası bürokrasi açısından çok iyi bir kurumdu. Burada çok ciddi bir katliam yapıldı, arkadaşların bir kısmı bırakıp akademiye, özel sektöre geçti, bir kısmı yurt dışına çıktı. Bir kısmı Merkez Bankası’nda ama kenarda köşede ya da sürgünde yaşıyor… Öyle bir tahribat daha var. Bu tahribat çok uzun sürdü. Biz son iki yıla genellikle bakıyoruz. 2010’da sistematik olarak başlatılmış bir şey. O eski grubu, hakkı yenmiş bürokratları toplayıp yaralarını onarıp devletin hizmetine sokmamız gerekecek. Ciddi büyük bir beşerî sermaye hareketi de gerekecek.”

‘DEVA’DAN KONUŞTUKLARIM VAR’

“Bu şartlar altında işimiz kolay değil. İktidara tek başımıza gelecek gibi hazırlanıyoruz ama iktidara tek başımıza gelmeyeceğimizi biliyoruz. Burada bir ittifak olacak. İki büyük üyesi var ittifakın: CHP ve İYİ Parti. Partiler arasında yapılmış bir pazarlık ve bakanlık bölümü yok. En azından benim bildiğim yok. Ben genel başkan değilim. Genel başkanın olduğu toplantılara da katılmıyorum haliyle. Ama şu ana kadar öyle bir karar yok. Bizim görevimiz partinin kalkınma ve ekonomi politikalarında göreve biz alacakmışız gibi hazırlanmak. Aynı zamanda diğer partilerin ekonomi kurmaylarıyla konuşmuyor değiliz. Kerim (Rota) beyle de konuşuyorum, DEVA Partisi’nden konuştuğum insanlar var, CHP’den konuştuğumuz arkadaşlar var. Görüşmelerden sonra Türkiye’nin en iyi, liyakatli kadrosunu kurmamız gerekecek.”

"CHP’YLE ANLAŞACAĞIMIZA İNANIYORUM"

“Ben şahsen iki büyük ortak olarak CHP’yle beraber anlaşacağımıza inanıyorum. Doğru kadroların göreve geleceğini düşünüyorum. Ama tabii ki tek parti olmasındansa daha zor bir süreç. Ama inanın böyle görüşmeler olayın kolay kısmı. Önce seçimleri kazanalım, gerisi gelir. Tabii seçimler kazanılmadan önce bu tür görev paylaşımları olacaktır. Son detaylarının daha sonraki tarihlerde olacağını düşünüyorum.”

BEKLENTİLERİM VAR AMA PAYLAŞMAM

40 AK Parti il başkanı seçim için istifa ediyor 40 AK Parti il başkanı seçim için istifa ediyor

“Bizim programımıza bakarsanız, zaten Hazine ve Maliye Bakanlıklarında müsteşarlıkları geri getirip onları ayırıyoruz. Bakanlığın ayrılması da masada olabilir. Bunu ortaklarımız, müttefiklerimiz önerebilir. Tartışabiliriz. Prensip olarak karşı değiliz. Görüşüp konuşulur. Hangi parti olursa olsun, ekonomi grubunun içinde uyumsuzluk olmamalı. Ekonomi önemli kadroları bir partiye de verilebilir, birkaç partiyle de paylaşılabilir. Benim kendi beklentilerim var ama onları burada paylaşmam doğru olmaz.”

‘TAKIM İÇİ ANLAŞMAZLIKLAR...’

“Başka partiler de olsa tek parti de olsa, önemli olan takımın iyi anlaşan, aynı dili konuşan, birbirini tamamlayan, birbirine saygılı bir takım olması şart. Takım içi uyumsuzluklarla kaybedecek zamanımız ve enerjimiz yok. O açıdan çok umutluyum. İnşallah kısa sürede burada müjdeli bir haber verebiliriz.”

ALTI PARTİ AYNI BÜYÜKLÜKTE DEĞİL

“Altılı Masa’da altı parti aynı büyüklükte değil. Altılı Masa’da iyi bir anlaşma çıkacağını, ekonomi konusunda birbirine saygı duyan vatansever ve liyakatli insanların iyi bir takım oluşturacağına inanıyorum. Bu bir pazarlık sürecidir, liderlerin anlaşması gereken bir süreç. Diğer partideki arkadaşlara, partimizdeki arkadaşlara bakıyorum.”

“En iyi takımı nasıl kurarız? Önümüzdeki günlerde aşama kaydedeceğimizi düşünüyorum. Burada hata yapmamalıyız. Zamanımız var daha. Bu seçimin kazanılması için de gerekli. Cumhurbaşkanı adayı kim olacaksa, ekonomi politikalarında bu ortak ittifakın parçası olan partilerin politikalarını doğru olarak yansıtması lazım. Çalışmalara başladık o konuda da. Ben o konuda çok ümitliyim. Kamuoyuna duyuracağız.”