İsrail Başbakanı Yair Lapid'in 1948'den sonra el konulan Filistinli iş adamına ait villaya taşınması tartışmalara neden oldu.

İsrail Başbakanı Yair Lapid, Filistinli iş adamı Hanna Selame'nin 1932 yılında Batı Kudüs'te inşa ettiği ve İsrail'in 1948 savaşının ardından el koyduğu villasına taşındı.

Filistinli Hristiyan Selame, villayı inşa ettiği dönem Filistin'de İngiliz mandası altındaki bölgelerde ve Ürdün'de Amerikan otomobil şirketi General Motors'un temsilcisiydi.

İsrail ve Arap devletleri arasında 1948'de yaşanan savaştan sonra Selame ve ailesi, Lübnan'ın başkenti Beyrut'a taşındı. Bunun üzerine inşa ettiği villa, Batı Kudüs'teki diğer Filistin mülkleri gibi yasal olarak "sahipsiz mülkler" statüsüne alındı.

Naftali Bennett'in halefi yeni İsrail Başbakanı Yair Lapid, 15 Temmuz Cuma günü bu 9 numaralı villaya taşındı.

İsrail gazetesi Haaretz'de, "Başbakan Lapid'in İsrail başbakanlık resmi konutunun tadilata girmesinden dolayı 1948 savaşı sırasında Kudüs'ü terk eden Araplara ait bir eve geçici olarak taşınacağı" şeklinde bir haber yer aldı.

Gazetenin haberinde Lapid'in, Balfour Caddesi'ndeki başbakanlık konutuna yakın bir noktada yer alan Hanna Selame'nin villasına taşınma kararının, bazı eski İsrail başbakanlarının belirlediği ve uzun süredir devam eden ilkeyle çeliştiğine dikkat çekildi.

Haberde, David Ben-Gurion ve Levi Eşkol gibi başbakanların geçmişte "sahipsiz mülklere" taşınma tekliflerini reddettiği aktarıldı.

İsrail Meclisinde 1950 yılında çıkarılan tartışmalı "Sahipsiz Mülkler Yasası" kullanılarak, yaşadıkları evleri ve toprakları terk etmek zorunda kalan binlerce Filistinli mültecinin mülklerine el konuldu.

İsrail'deki Arap Azınlıkların Hakları Hukuk Merkezinden (ADALAH) yapılan yazılı açıklamaya göre, Sahipsiz Mülkler Yasası, Kasım 1947'ye kadar özellikle savaş sonrasında İsrail sınırlarını terk etmek zorunda kalan, göç eden ya da ülke içerisinde yer değiştiren Filistinlilerin evleri, banka hesapları ve sahip oldukları malların tamamının, İsrail devleti mülkiyetine aktarılmasını sağlıyor.

Bu menkul ve gayrimenkuller devletin atadığı bir mütevelli heyeti tarafından yönetiliyor.

İsrail, Filistinli mültecilerin mallarını ve ayrıca İsrail'deki İslami vakıflara ait mülkleri kontrol etmek için Sahipsiz Mülkler Yasası'nı temel araç olarak kullanıyor.

Kudüs'teki Arap Çalışmaları Derneği Harita Bölümü Direktörü Halil et-Tüfekci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hanna Saleme'nin villasını inşa ettiği 1932 yılında önde gelen Filistinli iş adamlarından olduğunu, 1948'e kadar bu villada yaşadığını ve savaştan sonra Lübnan'a taşınmak zorunda kaldığını söyledi.

Tüfekci, villanın Selame'nin Beyrut'a taşınmasının hemen ardından "sahipsiz mülk" olarak kabul edildiğini ve İsrail Sahipsiz Mülkler İdaresi'nin mülkiyetine aktarıldığını söyledi.

Zengin Filistinlilerin 1930'larda, Batı Kudüs'ün bir parçası olarak kabul edilen Talibiyye, El-Baka, El-Katamon ve diğer bölgelerdeki mahallelerde lüks mülkler inşa ettiğini belirten Tüfekci, şunları kaydetti:

"1948 savaşından sonra İsrail Sahipsiz Mülkler İdaresi birçok Arap ülkesinin vatandaşlarına ait olanlar dahil olmak üzere çok sayıda mülkü 'sahipsiz mülk' olarak kabul etti. Sözde İsrail Sahipsiz Mülkler İdaresi bunlara el koydu, onları sattı veya kiraladı."

Tüfekci ayrıca, mülklerin lüks olduğunu ve bazılarının yıllardır Arap ve Batı ülkelerinin elçilik ve konsolosluk merkezleri olarak kullanıldığını dile getirdi.

Bu bölgelerin Osmanlı döneminde Kudüs ve Yafa'yı birbirine bağlaması için inşa edilen tren istasyonunun açılmasıyla büyük ölçüde canlılık kazandığını aktaran Tüfekci, halihazırda Yahudilerin yaşadığı bu mülklerin çoğunun hala Arap ve Filistin yapısı özelliklerini taşıdığını ifade etti.

Direktör Tüfekci, sözlerine şöyle devam etti:

"On yıllardır Filistinli ve Arap vatandaşlar mülklerini geri almak için çok defa girişimde bulundu. Ancak İsrail mahkemeleri tüm bu girişimleri reddetti ve vatandaşların el konulan kendi mülklerini satın alma girişimleri bile reddedildi."

İsrail'de Nekbe öncesi dönemle ilgili araştırmalar yapan Tel Aviv merkezli sivil toplum kuruluşu Zochrot'un yaptığı araştırmaya göre Hanna Selame, evinin inşası için mimar olarak Talibiyye'de Filistinli ve Yahudiler için çok sayıda evin planını da çizen Macar asıllı Yahudi Mimar Zoltan Shimshon Harmat'ı tercih etti.

Harmat'ın Arap mimarisi özelliklerine göre inşa ettiği söz konusu yapıda, 1948 savaşına kadar Hanna Selame ve Müslüman olan eşi yaşıyordu. Nekbe'nin ardından Selame ve eşi Kudüs'ü terk etmek zorunda kalarak Beyrut'a yerleşti.

Selame'nin evi, ilk öce ABD Büyükelçilinin güvenliğini sağlayan ABD askerleri tarafından kullanıldı. 1950'li yıllarda bu binaya Guatemala Büyükelçiliği taşındı ve 1980'de Tel Aviv'e taşınıncaya kadar söz konusu Elçiliğin binası olarak kaldı.

İsrail Devlet Konutları Müdürlüğü, bu villayı 1989'da kiraladı ve 2011'de bina çok katlı bir yapıya dönüştürülerek restore edildi.

Bina, şu anda tadilatta olan İsrail Başbakanlık konutunun yakınında bulunuyor ve İsrail Başbakanı Yair Lapid, Başbakanlık konutundaki tadilat sona erene kadar Selame villasını kullanacak.

Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, 11 Temmuz'da haftalık kabine toplantısında bu konuya değinmiş ve şunları kaydetmişti:

"Filistinli iş adamı yerinden edilmiş Hanna Selame'nin 1932'de Kudüs'te inşa ettiği evini işgalci İsrail'in hükümet başkanından sahiplerine teslim etmesini talep ediyoruz."

İsrail hükümetinden Iştiyye'nin talebine ilişkin bir açıklama yapılmazken, Zochrot'un araştırmasında villanın ilk sahibinden son bir hatıra olan girişindeki "Villa Selame" yazısının kazınmış olduğu ifade edildi.