Özel bir şirkette moto kurye olarak çalışan genç, aynı anda başka bir şirkette de çalışınca kapı önüne konuldu. Davaya son noktayı koyan Bölge Adliye Mahkemesi emsal bir karara imza attı. Avukat Cansen Erdoğan, ikinci iş ile ilgili bilinmeyen detayları anlatarak ikinci iş ile ilgili o ayrıntıyı açıkladı.

MAHKEME İKİ İŞ YERİNDE ÇALIŞANLAR İÇİN NE KARAR VERMİŞTİ?

Özel bir şirkette moto kurye olarak çalışan genç, aynı anda başka bir şirkette de çalışınca kapı önüne konuldu. Davaya son noktayı koyan Bölge Adliye Mahkemesi emsal bir karara imza attı.

İŞ AKDİ TAZMİNATSIZ OLARAK FESHEDİLDİ

Moto kurye olarak çalışan genç, ağırlaşan ekonomik şartlar sebebiyle başka bir şirkette de kurye olarak çalışmaya başladı. Bunu öğrenen şirket, genci kapı önüne koydu. Mahkemenin yolunu tutan genç kurye, 'Motorlu Kurye' olarak hizmet akdi ile çalışmaya başladığını, iş akdinin işveren tarafından geçerli ve haklı bir fesih sebebi olmaksızın feshedildiğini kaydetti. Her ne kadar 'fesih bildirimi' başlıklı yazıda, iş akdinin 'davalı şirket ile iş akdi devam ederken farklı şirketler nezdinde çalışmaların/SGK bildirimlerinin görülmesi üzerine ve taraflarca imzalanmış hizmet akdinin ihlal edilmesi' sebebiyle derhal ve tazminatsız olarak feshedildiği belirtilmiş ise bu durumun gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.

FESHİN GEÇERSİZ OLDUĞUNU SAVUNDU

Davalı işverenin, hem işe başlarken hem de işe devam ettiği süre boyunca mesaisi bittikten sonra da başka işyerinde çalıştığını ve bu durumun işten çıkarıldığı tarihe kadar devam ettiğini bildiğini ve bu duruma izin verip rıza gösterdiği halde bu hususu gerekçe gösterdiğini dile getirdi. İşverenin başka işyerinde çalışamayacağını öne sürmek suretiyle ve işsizlik maaşı almasını engelleyebilmek hedefiyle kötü niyetli hareket ederek iş akdine son verdiğini yapılan feshin haksız, geçersiz ve usulsüz olduğunu beyan ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etti.

UYARI VERİLDİĞİNİ BEYAN ETTİ

Davalı şirket avukatı ise fesih bildiriminin gayet açık ve net olduğunu dile getirdi. Şirketin, davacının şahsi olarak girebileceği e-devlet sitemine girerek şahsi hizmet dökümüne ulaşma imkanına sahip olmadığını, şirketin kendi bildirimlerinden sorumlu olduğunu, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, huzurdaki davada geçerli nedenin tartışılması gerektiğini söyledi. Davacıya birden fazla kere uyarı da verildiğini, taraflar arasındaki Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi’nin “Çalışma Yasağı” başlıklı 12. maddesi gereğince, haklı nedenle ve derhal feshedildiğini, bir çok kere savunması alınarak uyarı verildiğini beyan ederek davanın reddini talep etti.

İŞE İADESİNİN GEREKTİĞİNE HÜKMETTİ

Mahkeme, iki yılı aşkın hizmet döneminde herhangi bir ihtar ya da yaptırımla karşılaşmadığı, sadakat borcuna aykırılığın savunulmadığı, ispatlanmadığı, yapılan işin kuryelik olduğu, haksız rekabet oluşturacak bir durumunda ihlal edilmediği gibi yapılan işin niteliğine de uygun olmadığı, iş akdinin feshinin tüm bu nedenlerle haklı veya geçerli bir sebebe dayanmadığı, davacının işe iadesinin gerektiğine hükmetti.

Kararı davacı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda şöyle denildi: "Dosya çerçevesi, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru sebepleriyle sınırlı olmak ve kamu düzeni çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne oy birliği ile karar vermek gerekmiştir. Davanın kabulüne, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarının brüt 17 bin TL olarak belirlenmesine oy birliği ile karar verilmiştir."

İKİ İŞTE ÇALIŞMADA BİR ENGEL YOK

Avukat Cansen Erdoğan ise konuyla ilgili merak edilen detayları açıkladı. Erdoğan, Bu önemli bir karar çünkü günümüzde çok karıştırılıyor. Gerek İş Hukuku mevzuatına göre gerek SGK mevzuatına göre İşçinin aynı anda birden fazla iş yerinde çalışmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Ayrıca bu durumda işçi çalıştığı her kurumda ayrı ayrı sigortalı gösterilmesi gerekmektedir. Yani her iki iş yerinde de aynı anda çalışıyorsa bununla ilgili olarak sigortasının yapılması gerekmekte." şeklinde konuştu.

Kahreden olay! Anneanne ile torunu sobadan zehirlenip öldü Kahreden olay! Anneanne ile torunu sobadan zehirlenip öldü

ÇİFT İŞTE DİKKAT ÇEKEN SİGORTA DETAYI

İki farklı işlerinde çalışanlarla ilgili önemli bir düzenleme olduğuna vurgu yapan Erdoğan, Yalnız Sosyal güvenlik sisteminde çok önemli bir düzenleme var. O da sosyal güvenliğin tek olması gerekliliğidir. Yani işçi SGK, BAĞ-KUR iki ayrı statüden sigortalı sayılamıyor. Sonuç olarak kişi aynı anda birden fazla işyerinde çalışabilir, günün belirli saatlerinde bir iş yerinde diğer saatlerinde başka bir iş yerinde çalışabilir. Eğer böyle bir durum varsa SGK anlamında her iki işyerinde sigortasının yapılması gerekir. Ama sigortalı statü olarak sadece birinden yararlanabilir yani ya SGK'yı ya da Bağ-Kur'lu olmak zorundadır." ifadelerini kullandı.

İŞVEREN İKİ İŞTE ÇALIŞILMASINA İZİN VERMEYEBİLİR Mİ?

'İki işte çalışılmasına iş veren izin vermezse ne olur?' sorusuna da cevap veren Erdoğan, "Sık sorulan sorulardan bir tanesi de birden fazla yerde çalışıp iş verenin buna izin vermemesi konusu olarak öne çıkıyor. Bu konuyla ilgili olarak kanunda açık bir düzenleme yok. O yüzden bu konuyu ikiye ayırmak gerekiyor." dedi.

'İŞ SÖZLEMESİNDEKİ İKİNCİ İŞTE ÇALIŞAMAZ MADDESİ GEÇERSİZ SAYILIYOR AMA...'

Sözlerine devam eden Erdoğan, "Bunlardan bir tanesi işçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesinde işçinin başka bir yerde çalışmayacağına dair bir madde varsa taraflar bu konuda bir karar almışlarsa bu durumda işverenin izni olmadan işçinin başka bir işte çalışması iş sözleşmesine aykırı davranılması sonucunu doğurur. Fakat bunun ile ilgili farklı yorumlar var. İş sözleşmesi maddesi olarak işçinin başka bir işe girmesini engelleyen hüküm, Anayasa'da var olan çalışma hakkı ile özgürlüğünü düzenleyen 48 ve 49'uncu maddelerine aykırı olduğu için iş sözleşmesindeki bu maddenin geçersiz sayılacağına dair bir görüş var. Bu da şu şekilde düzeltilebilir. Eğer işçinin ikinci işinde çalışması kabul edilmesi mümkün olmayan bir haksız rekabet oluşturuyorsa, o zaman diğer işte çalışması kabul edilemez olarak görülüyor. Bu şekilde bir problem doğruyorsa işverene haklı fesih hakkı doğuyor." şeklinde konuştu.

İKİNCİ İŞ PERFORMANSI ETKİLERSE HAKLI FESİH SEBEBİ

Erdoğan, işçinin ikinci bir işte çalışmasının diğer işini performans olarak etkilememesi gerektiğine vurgu yaparak, "Eğer işçinin başka bir işte çalışması diğer iş yerine karşı sadakat borcu ve rekabet etmeme borcunu aykırılık teşkil ediyorsa o halde bu bir haklı fesih nedenidir. Yine aynı şekilde işçinin başka bir işlerinde çalışması diğer çalıştığı iş yerindeki performansına olumsuz etki ediyorsa bu durum da yine haklı fesih sebebi oluşturacaktır." dedi. DHA