• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287

    'İki üç kez gizlice buluştuk'

    05.06.2010 07:48
    Önder Sav: Adaylığını açıklamadan önce Kılıçdaroğlu ile birkaç kez buluştuk. Kimsenin bilmediği, bilemeyeceği bir yerde… Ve kimse de bilemedi. Ne o karısına söyledi ne ben söyledim
    İki üç kez gizlice buluştuk
    'İki üç kez gizlice buluştuk' 'İki üç kez gizlice buluştuk' 'İki üç kez gizlice buluştuk'

    6 Mayıs'ta internete CHP'nin o zamanki genel başkanı Deniz Baykal ve Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu iddia edilen bir görüntü kaydı düştü. CHP'yi sarsan kaset depremi sonrası Baykal istifa etti. Genel başkanlık koltuğuna kimin oturacağı tartışılırken CHP'de bir isim öne çıktı: Baykal"ın 53 yıllık arkadaşı, 10 yıllık genel sekreteri, partinin ikinci adamı Önder Sav... Kaset iddialarıyla yara alan siyaset yoldaşı Baykal"ın CHP"ye artık katkısının olmayacağına ilişkin cesur bir karar alan Sav, 2-3 kez "aday değilim" açıklaması yapan Kemal Kılıçdaroğlu"nu iki günde örgütün de adayına dönüştürdü.

    Yarım asırlık yol arkadaşı Baykal"la yollarını ayırdığını açıklayacak kadar cesur ve kararlı bir duruş sergileyerek CHP"yi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaran Sav, 6 Mayıs"tan 22 Mayıs"a kadar geçen sürede yaşadıklarını gün gün, saat saat www.egedesonsoz.com 'dan Ümit Yaldız'a anlattı.

    İşte o röportajdan satırbaşları:

    BAYKAL İSTİFA KARARINI BENİMLE BÖLÜŞMEDİ

    Sonunda üç günlük, kendisiyle sanıyorum dertleşme ve hesaplaşmadan sonra Deniz Bey istifa noktasına geldi. İstifasından benim haberim olmadı. Yani benimle bölüşmedi istifa kararını..

    İstifa ettiği gün, ben onun 53 yıllık dostuyum, arkadaşıyım, genel sekreteriyim. Belki benlen oturup o konuyu konuşsaydı, onu daha büyük, farklı boyutlarda tutabilirdik. Veya istifadan sonraki aşamalar konuşulup, beraber o da değerlendirilebilirdi. Ama istifada bir dönüş kararlılığı vardı.

    DÖNMEMESİ GEREKTİĞİNİ SALI GÜNÜ SÖYLEDİM ASLINDA…

    Yani istifadan sonra benim Salı günü TBMM"de Grubu"nda yaptığım bir konuşma var.

    O konuşmayı dikkatle süzerlerse, o konuşmada ben CHP"ye bir teşhis koyuyorum. Ve sözümün bir yerinde hatta baş tarafında, 'Genel Başkan Deniz Baykal, Türkiye"nin en sıkıntılı, sorunlu döneminde genel başkanlıktan ayrıldı. Bizi kendi göbeğimizi kesmekle yüz yüze bıraktı. Bundan sonra göbeğimizi biz keseceğiz. Parti kesecek.' dedim. Gruptan çıktıktan sonra da basını ters köşeye yatırdım.

    İNADINA BAYKAL MİTİNGİ FOS ÇIKTI, BENİ SORUMLU TUTTULAR

    Nitekim çok cılız bir kalabalık oldu. 60 bin kişi bekliyorlarmış, bin 500-iki bin kişi ancak vardı. Deniz Bey"in yanında da bunu benim engellendiğim söyleniyor. Yani mitingin fos çıkmasından da beni sorumlu tutuyorlar.

    Ben de bunu bana aktaranlara, "Demek ki çok güçlüymüşüm, 58 bin kişiyi durdurabilmişsem hakikaten güçlüymüşüm" diyerek ironi yapıyorum.

    Benim ilişkim Deniz Bey"le bozulmadı. Salı günkü toplantıdan sonra Çarşamba günü yaptığımız Merkez Yönetim Kurulu"nda (MYK), arkadaşların bir kısmının Deniz Bey"e iyilik yapmadıklarını, Deniz Bey"in de kimsenin hamiliğine ihtiyacı olmadığını söyledim. Ve "Deniz Bey"e yakınlıkla yalakalığı birbirinden ayırın arkadaşlar" dedim. "Burada Deniz Bey"e yalakalık edenler var" dedim.

    O SAKALLI ALINDI, ZIPLADI AMA BEN KAALE ALMADIM

    Yalakalık tabirini kullandım. Bundan o sakallı (Savcı Sayan"ı kast ediyor) alındı. Zıpladı bir şeyler söylemeye çalıştı. Hiç kaale bile almadım.

    YOL AYRIMI KARARINI 13 MAYIS GECESİ, EVİMDE VE TEK BAŞIMA ALDIM

    Bir gün sonra Perşembe akşamı (13 Mayıs) evde kendi kendime epey tartıştım. Benim bir huyum var. Çok ilginçtir. Kritik süreçlerde, pencereden bakar, dışarıda Önder Sav"ı gözlerim. Önemli kararlar almadan önce sıyrılırım kendimden. Kendimi izlerim. Böyle bir hasletim, özelliğim var. O gün de yine koydum kendimi dışarıya. Ölçtüm, tarttım, biçtim. Sindiremiyorum CHP"nin adaysız kurultaya gitmesini… Eli kolu bağlı, Godo"yu bekler gibi… Delegeler imzayı verecek, Deniz Baykal oturduğu yerden gelecek.

    KILIÇDAROĞLU İLE İKİ ÜÇ KEZ GİZLİCE BULUŞTUK

    Birkaç kez buluştuk. Kimsenin bilmediği, bilemeyeceği bir yerde… Ve kimse de bilemedi.

    Ne o karısına söyledi ne ben söyledim. Bırak ikinci üçüncü kişiyi…

    Ne kadar ketum kalınırsa o kadar sonuç alınır bu işten diye düşündüğüm için bu değerlendirmeyi rahatlıkla ona da yaptım.

    Ve Kemal Bey de buna uydu. (o zaten ağzı sıkı bir siyasetçidir o)

    Ve adaylığını açıklama günü, tarihi…

    Pazar erken olurdu, Salı da geç olurdu.

    KEMAL BEY"İN AÇIKLAMASINI DOĞRU PLANLADIK

    Pazartesi en uygun gündü adaylık açıklamak için. Zaman da öğleden önce olmalıydı. Basının da alarmda olacağı bir olay çünkü. Kemal Bey belki beraber açıklama yapmamızı isterdi. Ben de "Ne kadar sade olursa o kadar iyi olur" dedim. "Siz açıklamayı yapın, benim de söyleyeceklerim var" dedim.

    O benim destek vaat edeceğimi biliyor ama ne söyleyeceğimi bilmiyordu.

    AÇIKLAMAMDAN ÖNCE BASINI DA YÖNLENDİRDİM

    Basın mensupları açıklamadan sonra hurra geldiler, doldular odaya. "Engel olmayın basına" dedim. Şu koltukta oturduk (eliyle gösteriyor)

    Burada basını da yönlendirdim. "Siz biraz dışarı çıkın, çıkışta açıklama yapacağım" dedim. "Kemal Bey"le bir özel konuşalım. Kemal Bey bir açıklama yaptı ama, ben de sizin gibi dinledim, kısa bir açıklamaydı, Ben Kemal Bey"i dinleyip iyice anlayayım. Bakalım detayında ne var?" dedim.

    Bunları bir merak aldı mı dışarı çıkarken, Kemal Bey"le 15-20 dakika görüştük. Sonra kapıda o açıklamayı yaptım, değerlendirmeyi yaptım. Sanıyorum görmüşsünüzdür.

    Sonradan anlıyorum ki medyada da örgütte de kamuoyunda da müthiş bir etki bırakmış o açıklama… Benim o konuşmamın bir bölümünü il başkanları bir gün sonraki toplantıdan sonra açıkladıkları deklarasyonda kullandılar. "Biz de Genel Sekreterimiz gibi "aklımızı duygumuzun, yüreğimizin önüne koyduk" dediler.

    TAM BİR HEDEF SAPTIRMAYDI YAPTIĞIM


    Kemal 11.30"da açıklamasını yaptı. O kadar bir hedef saptırma yaptım ki ben o açıklamadan önce. Bu binadaki basın koordinatörlüğü bile fark edemedi bunu.

    Yazılı başvurusu var Sayın Kılıçdaroğlu"nun elimde. Grup Başkan Vekili imzasıyla… Salon tahsisi istiyor açıklama için. Ben de havale ettim resmi yazıyla ilgili birime.

    "Ne yapacak salonu" diye sordular? "Ne bileyim ben. Belki adam aday değilim diyecek, belki adayım diyecek, belki başka bir şey diyecek. Sorar mıyım böyle bir şeyi" dedim.

    Biliyorum bu birileriyle görüşülecek (Baykal"ı kast ediyor)

    Bana sordular SMS gönderelim mi, bu toplantıya ilişkin diye?

    "Hayır. Ne münasebet. Kemal kendi olanağı ile yapsın, partinin olanağını niye kullanayım onun için" dedim.

    Bunlar zannettiler ki biz Kemal"le ayrıyız ve ben onu paramparça edeceğim! Tam bir hedef saptırmaydı o.

    GÜRSEL TEKİN"İN BİLE 5 DAKİKA ÖNCE HABERİ OLDU…

    Gürsel Tekin ki Kemal Kılıçdaroğlu"nu elinde tuttuğunu, yönlendirdiğini düşünen bir siyasetçi, basın toplantısından beş dakika önce haberi oldu. Televizyonların alt yazısından gördü.

    Olay yaratacak röportajın tamamı www.egedesonsoz.com 'da....


    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim