İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB'ye yönelik 'terör' soruşturması hakkında açıklamalarda bulundu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, 'terörle iltisaklı' olduklarını iddia ettiği halde söz konusu personellerin neden görevden alınmadığını soran İmamoğlu, Soylu'nun görev suçu işlediğini ve konu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını kaydetti.

Soylu'nun görevden alma için 'yetkim yok' dediği açıklamasını anımsatan İmamoğlu, İzmir Valiliğince İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne gönderilen, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Belgesi'ni paylaşarak "Yasaya göre işten çıkartma İçişleri Bakanı onayıyla oluyor. Buradan sormak istiyorum, hani yetkiniz yoktu? Olmayan yetkinizi kullanıp nasıl oldu da 15 kişiyi, şirketinden olur vererek işten çıkarttınız? Bence bir toplantı daha yapmayıp neden sekiz ay boyunca bu yetkiyi kullanmayıp görevini ihmal ettiğini açıklamalı" diye konuştu.

AKP'li belediyelere gönderilen "işten çıkarma" konulu bir belgeyi de paylaşan İmamoğlu, "Bu belediyelerde çalışan personeller kamudan men edildiyse, bunun nedeniyle ilgili bilgilendirme açıklamasını derhal milletimize yapar mısınız? Bu AKP'li başkanlar için de bana uyguladığınız hukuku uyguladınız mı?" diye sordu.

Soylu'nun İBB'de görev alan bazı çalışanların isimlerini ifşa ederek 'terör bağlantılı' olduklarını öne sürdüğü açıklamasını hatırlatan İmamoğlu, söz konusu isimlerin adli sicil kayıtlarının 'temiz' çıktığını bildirdi. "Arşiv araştırması temizse ben nasıl anlayacağım?" diye konuşan İmamoğlu, şöyle devam etti: "Zihin mi okuyacağım? Belediye başkanlarının zihin okuma yetkisi yok."

İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Biz asla ılık su demokratı olmadık, olmayacağız. Eğer ben gerekenleri yapmazsam, milletim yüzüme zaten bakmasın. Biz menfaat vaadiyle kötülüğün kanatlarına hiçbir zaman sığınmayacağız. İstanbul'un iradesinin aksine gayrimeşru, gayriahlaki ve anti demokratik müdahaleler bir takvim ve disiplin içerisinde üzerimize uygulanıyor. Kendileri de hukuksuzluktan mağdur edilmiş olmalarına rağmen, millet iradesini ayaklar altına alan kaba bir zihniyet var karşımızda. Ben onlara bugünün Mefisto'ları diyorum.

Adalet ve İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturanların skandal icraatları... Bunlar alışılacak olaylar değil. Az sonra tanık olacağınız yalan beyanlar, buz dağının görünen yüzü. Ortaya koyacağımız gerçekler, kolay lokma asla olmayacağımızın kanıtıdır. Bu toplantıyı İçişleri Bakanı'nı utandırmak için de düzenlemedim. Bakan Bey'i ciddiye alma zamanı çoktan geçmiştir. Artık Sayın Bakan'ın ne şapkası ne tavşanı vardır. Bir bakan daha var. Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ.

Haksız, hukuksuz soruşturmaların imar edildiği, hakimlerin, müfettişlerin bir çırpıda değiştirildiği, mahkeme kararının yüzümüze dahi okunmadığı bir merkez vardır ve orası bellidir. Orası kaçak bir merkezdir. Orası merdiven altı soruşturma üretilme merkezidir. İçişleri Bakanı asla adil değildir.

"SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ"

Sayın Bakan, 'terörist sayısı' verdi ancak sekiz ay boyunca bu kişileri, yetkisi olmasına rağmen işten çıkarmadı. 'İştirak şirketleri özel şirket gibidir, işten çıkarma yetkisi kullanamayız' da dedi. Bakan Soylu, bu kişileri işten çıkarmayarak net bir şekilde görev suçu işlemiştir dedi.

ibb-ye-teror-sorusturmasi-imamoglu-yeni-belgeler-acikliyor-soylu-gorev-sucu-isledi-1109321-1.

İYİ Partili Aytun Çıray’dan 6’lı masaya gözdağı: Aday açıklanınca istifalar… İYİ Partili Aytun Çıray’dan 6’lı masaya gözdağı: Aday açıklanınca istifalar…

(İzmir'deki örneğe dair belgeyi yayınladıktan sonra) Yasaya göre işten çıkartma İçişleri Bakanı onayıyla oluyor. Buradan sormak istiyorum, hani yetkiniz yoktu? Olmayan yetkinizi kullanıp nasıl oldu da 15 kişiyi, şirketinden olur vererek işten çıkarttınız? Bence bir toplantı daha yapmayıp neden sekiz ay boyunca bu yetkiyi kullanmayıp görevini ihmal ettiğini açıklamalı. Burada çok önemli, çok değerli bir ispat yapmış durumdayız. Bunu burada bırakmayacağız, hakkında suç duyurusunda bulunacağız.

ibb-ye-teror-sorusturmasi-imamoglu-yeni-belgeler-acikliyor-soylu-gorev-sucu-isledi-1109323-1.

"AKP'Lİ BAŞKANLAR İÇİN DE BANA UYGULADIĞINIZ HUKUKU UYGULADINIZ MI?"

(AKP'li belediyelere gönderilen "işten çıkarma" konulu belgeyi paylaştı) Bu belediyelerde çalışan personeller kamudan men edildiyse, bunun nedeniyle ilgili bilgilendirme açıklamasını derhal milletimize yapar mısınız? Bu AKP'li başkanlar için de bana uyguladığınız hukuku uyguladınız mı? AKP'li belediye başkanı arkadaşlarım, bunları açıkladığım için kusura bakmasınlar.

Bu belediyelerde çalışan personeller kamudan men edildiyse, bunun nedeniyle ilgili bilgilendirme açıklamasını derhal milletimize yapar mısınız? Bu AKP'li başkanlar için de bana uyguladığınız hukuku uyguladınız mı? AKP'li belediye başkanı arkadaşlarım, bunları açıkladığım için kusura bakmasınlar.

(Soylu'nun açıklamalarını dinlettikten sonra) Hangi partiye gönül verdiyse versin, bütün hemşehrilerime yalan ifadelerini sunmayı bir borç biliyorum. Ne diyeyim açıkçası, 'atsan tolere edilirdi', 10 dakika sonra diyor ki '120 kişiyi niye attın... ' Açıkçası bazen içimden geliyor dua ediyorum ama la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim demekle yetiniyorum artık. Değerli basın mensupları bildiğiniz gibi AYM, 28 Kasım 2019 - 18 Nisan 2021 arasında Bakan'ın yapmamışlar dediği arşiv ve güvenlik soruşturması yapılması yasaktı.

"BELEDİYE BAŞKANLARININ ZİHİN OKUMA YETKİSİ YOK"

V.A., adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış. Kayıtları temiz. N.Ç., adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış ve yine temiz. M.Ş., adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış ve yine temiz. İ.D., ot biçiyor görevi... adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış, yine temiz. Bu arada babası da büyükşehir belediyesinde çalışıyor bu arkadaşımız. O da 2012'de işe girmiş. Ö.K., geçici mevsimlik işçi. Bu arkadaşımız da ot biçiyor. Adli sicili temiz, kaydı yok. Bakan A.S., diye bir isimden bahsetti. Yani vicdanım yanıyor. Kavruluyor. Aradık, taradık. Böyle bir isim yok. Ö.D., diye bir isim verdi, bunun da adli sicili temiz. Arşiv araştırması da temiz çıktı. Terör iltisaklısı dediği kişinin arşiv araştırması da temiz. Bu arada temiz adli sicil kaydı, arşiv araştırması uzmanı oldu sayesinde. Bir sorun varsa bu ben miyim, yoksa gereğini yapmayan Sayın Bakan mı? Arşiv araştırması temizse ben nasıl anlayacağım? Zihin mi okuyacağım? Belediye başkanlarının zihin okuma yetkisi yok.

T.A. isimli iştirak şirketi çalışanımızın Mart 2022'de arşiv araştırması geldi ve terör iltisaklısı olduğu belirtiliyordu. Bu kişiyi işten çıkardık mecburen. Yargılaması bitmeyen birine suçlu denilmesi mümkün değil, ama bu iktidara göre yargılaması bitmese de suçlu. Terörist ilan ettikten sonra kamu görevlilerine karşı acımasız davranışlar var. Bu arkadaşımız ısrarla geldi, yalvararak 'benim böyle bir şeyle ilgim yok' dedi. Valiliğe tekrar arşiv araştırması soruldu. Tam 8 ay sonra ikinci yanıt geldi. 'Herhangi bir suç örgütüyle ilişiği bulunmamaktadır' yazıyor. Biz adamı işten attık, sekiz ay sonra 'pardon terörist değil' diyorsunuz. Peki işe geri aldık mı? Almadık. Kalkar bu Bakan azılı terörist ilan eder.

M.K., şehit kardeşi... Adli sicili temiz çıkmış, üstelik şehit yakını. Bu şehit yakını da terörist ilan edildi. Bakan Yardımcısı olan aklı evvel de itfaiye erini terörist ilan etmeye çalıştı. Sahiden liyakatıyla görev alan birisi var mı? Şehit yakını itfaiye erimiz çalışmaya devam edecek bu iftiraları atanlar gidecek.

Kusura bakmayın bu insanların açıkları bitmiyor. Sürekli 505 personelin işe girişinde sorun olduğunu vurguladı. Biz Mevlüt Uysal ve Ali Yerlikaya döneminde işe alınan terör iltisaklılarını deşifre edince aniden sayı 484'e geriledi. Bu 21 kişiyi bize anlatacaksın, izah edeceksin? Bakan diyor ki 'Mevlüt Uysal'ın işe aldığı 191, Yerlikaya'nın işe aldığı 51 kişiyi inceledik. Ancak İmamoğlu'nun işe aldığı kişiler kamuda görev almamalıydı' diyor. Arşiv araştırmasının serbest olduğu dönemde işe alanın 4 bin 116 kişiden 1800'ü için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması istenmemesini nereye koyacaksınız? Ben suçlu, Uysal ve Yerlikaya temiz...

"ILIK SU DEMOKRATI OLMAYACAĞIM"

Uysal döneminde işe alınan ve sabıka kayıtlarında 'silahlı terör örgütü üyeliği' ve 'yöneticiliği' yazan iki kişi de işe girmiş. Ama bakarsanız ben suçluyum, Sayın Uysal temiz... Ben hiçbir zaman ılık su demokratı olmayacağım. Her anını milletimle paylaşacağım. Türkiye bu duruma net bir şekilde tanık olacak. Ne demiştim önceki toplantıda? Uysal dönemini özellikle araştıracağım dedim, araştırdım. Mevlüt Bey görevdeyken, İçişleri Bakanı yine Soylu iken terör sorunu yok muydu?

28 Eylül 2017 - 31 Aralık 2018 döneminde 30 bin kişiyi işe almış. 5 bin 608 kişiden adli sicil kaydı alınmamış. 5 bin 870 kişinin adli sicili 'özel' olarak alınmış. İşe alınanlar arasında, bombalı saldırı dahil beş terörist var. 10 bin 858 kişi için arşiv araştırması istenmemiş, yasak olmadığı halde. Bunu ben yapsam neler olurdu varın siz düşünün.

"BAZILARI İMTİYAZLI, İLTİSAK KILICI ONLARI KESMİYOR"

Bir iltisak meselesidir almış gidiyor. Milleti sefil ettiniz, aileleri parçaladınız. Bazıları da imtiyazlı. Öyle makamlara geliyorlar hepimizi şaşırtıyorlar. Ama artık yüz binler diyemiyoruz, maalesef milyonlara 'iltisaklı' diyorsunuz. Bunu kaldıramıyorum, bu çok büyük bir vicdansızlıktır. Bakın Hz. Peygamberimiz ne diyor? 'Kimse kendi suçundan başkasıyla suçlanamaz. Oğlu babasının, babası da oğlunun suçu üzerine suçlanamaz.' Peygamberimizin binlerce yıl önce belirttiği husus, evrensel hukukun en önemli unsuru. Ama siz Allah'ın elçisinin sözünü bile önemsemiyorsunuz. Senin yakının olunca görmezden geleceksin, ama yüz binlerce kişinin hayatını karartacaksın.

Bazıları imtiyazlı ya, iltisak kılıcı onları kesmiyor. Bakan yardımcısının kardeşinin FETÖ'den aranması var, Özgür Özel kardeşim bunu ortaya çıkarıyor. Bakan yardımcısı 'sen söyleyince baktım' diye tweet atıyor. Pes. Ülkenin güvenliğini emanet ettiğimiz isimlere bakın. Tabii tek bir güvenlik makalesi okumamış bir bakanın kuracağı kadro bu kadar olur.

"ADALET BAKANI'NDA 'ADALET' OLSAYDI BUNLARIN KIRINTISINI YAPAMAZDI"

Bekir Bey kendince akıllı davranıyor, neredeyse hiç ses çıkarmadı. Toz butunda saklanma diyelim bunun adına. Ben nun da kabahatinin büyük olduğunu düşünüyorum. Bu ülkenin 'adalet' bakanısınız. İnsanların hayatını verdiği, namusunu, şerefini emanet ettiği kavram. Bu ağır günahları nasıl saklayacaksınız anlayamıyorum. Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın siyasi yasak istenen davasında hakim sıra dışı şekilde görevden alınıyor, üstelik eşi hamileyken Samsun'a sürülüyor, üstelik dilekçeler vererek karşı koymaya çalışıyor, yine sizden ses yok. Davama bakan ilk hakim bana ceza vermesi için tehdit edildiğini söylüyor, ruhsatsız binayı işaret ediyor. HSK benim ifademi alsın diye çığlık atıyor, Bekir Bey yine ölü taklidi yapıyor.

Ekrem İmamoğlu'na ceza vermek için yarışan savcı ve hakim, bana yasada olmayan bir maddeyle ceza veriyor. Süreyi de yanlış hesaplıyor. Sizden çıt yok. Savcı, yasada olmayan bir şey talep ediyor. Sen bu hukuksuzluğa da sessiz kalıyorsun. Yargıtay'da bile 'ahmak' ifadesiyle ilgili içtihat kararı yokken, nasıl bir kamu görevlisine 2 yıl 7 ay hapis kararı çıkıyor. Türkiye hukuk tarihinde 2 yıl 7 ay hapis cezası alan bir kamu görevlisi var mıydı? Bana siyasi yasak verileceğini bilip AKP yöneticileriyle toplantıya katıldığın iddiasını hala yalanlayamadı. Adalet Bakanı'nda 'adalet' olsaydı bunların kırıntısını yapamazdı.

Dün partimizin üst düzey yöneticileri Adalet Bakanı'nı ziyaret edip HSK nezdinde girişimde bulunacaklarını söyledi. Benim ümidim yok açıkçası. Bu beceriksizlikler büyük bir kaos yarattı. Bu kaotik ortamı lütfen sonlandırın. Devletimizi basiretsiz yöneticilerin, hırstan gözü dönmüşlerin kararlarına teslim etmeyin. Sessiz kalan, bu kaosu erdirmek için çaba göstermeyen herkes bu vebalin sorumlusu olur. Bunu yargıyı tehdit ediyor diye istismar edenler var. İyi niyetli bir uyarıdır.

Gök kubbeyi başınıza yıkarız dedim. Yıkarız kardeşim, bundan hiç şüpheniz olmasın. Savcılık aynı 'suçu' başkalarının da işlediğini kabul etmezse yıkarız. Yargıyla, siyasi baskılarla, bizi millete hizmet etme yolundan çevirmeye kalkarsanız gök kubbeyi başınıza yıkarız. Değerli arkadaşlar, bu dediklerim hiç istemesek de gerçekleştirilirse söz veriyorum. Hiçbir sıfata gerek olmadan, tüm Türkiye'yi başta İstanbul olmak üzere mahalle mahalle, cadde cadde anlatmaya söz veriyorum. Mersin'de, Adana'da, Diyarbakır'da her yerde anlatacağım. Ankara'da Mansur Başkanımın birkaç kez Gökçek'in kepazeliklerine karşı başlattığı soruşturmaların akabinde soruşturma açmayı mı görev sayıyorsunuz? Haydi oradan. Bütün belediye başkanlarımızla omuz omuzayız. Eğer tarihi bir hatayla beni ve yöneticilerimizi suçlayıp İstanbullunun hakkına çökmeye kalkarsanız karşınızda milyonlarca insanın vicdanını göreceksiniz. Gök kubbeyi başınıza yıkmak, adalet arayışına çıkmış milyonlarca insanla meydanlarda buluşunca oluyor. 6 Mayıs'ta seçimi iptal ettiğinizde 13 bin oy farkının 800 bine çıkması, gök kubbeyi başınıza yıkmak oluyor. Kaybettiler, yine kaybedecekler."