• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129

    Hicri yılbaşı, Muharrem ayı ve Aşure Günü ne zaman?

    26.08.2019 11:24
    Hicri takviminin ilk ayı olan Muharrem ayının ne zaman başlayacağı pek çok vatandaş tarafından araştırılıyor. Hicri takvime göre yılbaşı olması nedeniyle İslam dünyası için ayrı bir öneme sahip olan Muharrem ayında Aşure Günü de özel bir yer tutuyor. Peki Hicri yılbaşı ne zaman? Hicri yılda hangi seneye girilecek? Muharrem ayı ne zaman? Aşure Günü hangi tarihte? Merak edilen tüm soruların yanıtları haberimizde...
    Hicri yılbaşı, Muharrem ayı ve Aşure Günü ne zaman?
    Hicri yılbaşı, Muharrem ayı ve Aşure Günü ne zaman? Hicri yılbaşı, Muharrem ayı ve Aşure Günü ne zaman? Hicri yılbaşı, Muharrem ayı ve Aşure Günü ne zaman?


    Hicri takvimin yılbaşının yaşandığı ve bu takvimden ilk ayı olan Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur’ân-ı Kerim'de önem arz eden dört aylardan biridir. Bu nedenle Muharrem Ayı'nın ne zaman başlayacağı vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Peki Hicri yılbaşı ne zaman? Muharrem Ayı ne zaman başlıyor? Aşure Günü hangi tarhite? İşte ayrıntılar...

    HİCRİ YILBAŞI NE ZAMAN?

    Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı dini günler listesine göre hicri yılbaşı yani Muharrem ayının 1'i, 31 Ağustos'a denk geliyor. Hicri takvime göre, şu anda 1440 yıldayız. Yaklaşan hicri yılbaşı ile 1441 yılına gireceğiz.

    2019 MUHARREM AYI NE ZAMAN?

    Muharrem ayı Hicri takvimin ilk ayıdır. Ayrıca Muharrem Ayı, İslam inancındaki dört Haram Ay'dan da bir tanesidir. İslamiyet'e göre bu dört ayda savaşmak kesinlikle yasaktır. Hicri takvimin son ayı ise Zilhicce'dir. 2019 Muharrem Ayı, 31 Ağustos'taki Hicri Yılbaşı ile başlayacak.

    2019 AŞURE GÜNÜ NE ZAMAN?

    Muharrem Ayı'nın onuncu günü Aşure Günü olarak kabul ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2019 Dini Günler Takvimi'ne göre, Aşure Günü 9 Eylül 2019 Pazartesi gününe denk geliyor.



    MUHARREM AYININ FAZİLETLERİ

    “Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından Allah’ın ayı diye nitelendirilmiştir (Müslim, Sıyam, 202; Ebu Davud, Savm 55; Tirmizi, Savm, 40). Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahi feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir. Resulullah (s.a.s.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyam, 202-203; Ebu Davud, Savm, 55; Tirmizi, Savm, 40) Muharrem’in onuncu günü aşura günüdür. Bu gün oruç tutmak da bazı alimlere göre sünnettir (Serahsi, el-Mebsut, III, 92). Zira Resulullah (s.a.s.),aşura gününde oruç tutmuş ve bunu müslümanlara tavsiye etmiştir (Buhari, Savm, 69). Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye gelince, yahudilerin aşura gününde oruç tuttuklarını görmüş ve “Bu gün niçin oruç tutuyorsunuz?” diye sormuştu. “Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde Beni İsrail’i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Musa o gün oruç tuttu.” dediklerinde Resulullah da (s.a.s.) “Ben Musa’ya sizden daha layığım (yakınım).” buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti (Buhari, Savm, 69; Müslim, Sıyam, 127-128).



    Hz. Peygamberin (s.a.s.) bu günde oruç tutulmasını teşvik eden başka hadisleri de vardır. Bir hadiste, “Aşura günü orucunun önceki yılın günahlarına keffaret olacağını zannederim.” (Tirmizi, Savm, 48) buyurmuştur. Başka bir hadiste de aşura orucuna işaret ederek “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” (Tirmizi, Savm, 40) buyurmuştur. Hz. Peygamberin (s.a.s.) yahudilere muhalefet için ertesi sene aşura orucunu Muharrem’in dokuzuncu günü de tutacağını söylemesi (Ebu Davud, Savm, 66); bu orucun Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu veya onuncu ve on birinci günlerinde tutulmasının daha doğru olacağına işaret etmektedir (Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, IV, 52; Abdürrezzak, el-Musannef, IV, 287). Şu da bilinmelidir ki, Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber (s.a.s.),isteyenlerin aşura orucu tutup isteyenlerin tutmayabileceğini belirtmiştir (Buhari, Savm, 69; Müslim, Sıyam, 113-126).

    MUHARREM AYINDA ORUÇ VE NAMAZ

    Mübarek gün ve gecelerde farz, vacip hükmünde bağlayıcı özel bir ibadet şekli yoktur. Sahih kaynaklarda Muharrem ayına özel bir nafile namazın olduğuna dair herhangi bir rivayet mevcut değildir. Mübarek gün ve gecelerde kaza namazları olanların öncelikle kaza namazlarını kılmaları uygun olur. Ayrıca Kur’an okumak ve anlamak, dini eserlerden istifade etmek, zikir ve salavatla meşgul olmak da unutulmamalıdır. Muharrem ayı içerisinde oruç tutmak ise, müstehabtır. Bu ayın başında, sonunda veya ortasında yani 13, 14, 15’inci günlerinde ya da 9, 10 veya 10 ve 11’inci günlerinde oruç tutulabilir. Resul-i Ekrem (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır:

    “Ramazan orucu dışında en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharremde tutulan oruçtur. Farzlar dışında en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyam, 202-203; Ebu Davud, Savm 55; Tirmizi, Salat, 212; Nesai, Kıyamü’l-leyl, 6) Muharrem ayının onuncu gününe de, aşura günü denmektedir. Resulullah (s.a.s.),“Aşura günü orucunun önceki yılın (küçük) günahlarına keffaret olacağını umarım.” (Tirmizi, Savm, 48) buyurarak, ümmetine bu günde oruç tutmayı tavsiye etmişlerdir.

    Aşura günü oruç tutmakla ilgili olarak İbn Abbas (r.a.) şöyle anlatıyor:

    “Resulullah (s.a.s.) Medine’ye gelince, Yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara, ‘Bu da ne (niçin oruç tutuyorsunuz)?’ diye sordu. ‘Bu, salih (hayırlı) bir gündür. Allah, o günde İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Musa o gün oruç tuttu.’ dediler. Resulullah (s.a.s.) da, ‘Ben Musa’ya sizden daha yakınım’ buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti.” (Buhari, Savm, 69; Müslim, Sıyam 127; Ebu Davud, Savm, 65) Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde Yahudiler sadece Muharrem ayının 10. (aşura) gününde oruç tuttuklarından, onlarınkine benzememesi için öncesine veya sonuna bir gün ilave edilerek oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Bazı rivayetlerde ise bir öncesine ve bir sonrasına ilave ederek üç gün oruç tutulmasını tavsiye etmiştir (Mütteki, Kenzü’l-ummal, VIII, 570). Bu nedenle aşura günü oruç tutulurken önemli olan aşura gününü yalnız tutmamaktır. Bir önceki veya sonraki günü ilaveyle iki gün oruç tutulabileceği gibi her ikisini de ilave ederek üç gün de tutulabilir. 
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim