• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    Hekimler YÖK'ün önündeydi

    01.02.2011 09:40
    Tam gün yasasının yürürlüğe girdiği günde "performansa göre ücret"i protesto ettiler.
    Hekimler YÖKün önündeydi
    Hekimler YÖK'ün önündeydi Hekimler YÖK'ün önündeydi Hekimler YÖK'ün önündeydi

    Tam Gün Yasası'nın yürürlüğe girdiği bugün Ankara'daki 3 büyük kamu üniversitesinin tıp fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri YÖK önünde basın açıklaması yaptı.

    Tıp Fakülteleri Öğretim Üyeleri Girişimi"nin çağrısıyla Ankara'nın 3 büyük üniversitesinin tıp fakültelerinde görevli öğretim üyeleri YÖK önünde Tam GÜn Yasası'na karşı eylem düzenledi. Eylemde, Tam Gün Yasası"nın üniversitelerde tam gün çalışmayı ve performansa göre ödemeyi düzenleyen maddeleri protesto edildi.

    "Holding değil, tıp fakültesi"

    Cüppeleri ve ellerindeki dövizlerle Ankara, Hacettepe ve Gazi Üniversitesi"nden yaklaşık 300 öğretim üyesi eyleme katıldı. Yapılan basın açıklamasında, AKP yönetiminin dayattığı “Parformansa Dayalı Ödeme Sistemi”nin asla kabul edilmeyeceği, öğretim üyelerinin üniversitelerine, emeklerine ve asli görevleri olan nitelikli eğitim ve ülke yararına bilimsel araştırma faaliyetlerine sahip çıktıkları belirtildi. Öğretim üyeleri taleplerini ve tepkilerini “Sağlık Bakanlığı, üniversitemden elini çek!”, “Holding değil, tıp fakültesi!”, Sağlıkta performans sağlığa zararlıdır”, “Performans eğitimi öldürür”, “Hastalarımız sayı değil, insandır!” yazılı dövizlerle dile getirdi.

    "Performans sistemi sağlığa zararlıdır"

    Basın açıklaması Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aylin Uluşahin tarafından okundu. Açıklamada üniversitelerin içine itildiği finansal kriz gerekçe gösterilerek dayatılan Performans Sistemi"nin sakıncaları ve olası zararlı sonuçları dile getirildi. Prof. Uluşahin, ilgili düzenlemenin yaşama geçirilmesi ile tıp fakültelerinin üniversite niteliklerinden arındırılacağını, üniversitenin olmazsa olmaz özellikleri olan araştırma ve eğitimin geri plana itileceğini ve niteliksizleşeceğini belirtti. Performans Sistemi yoluyla hükümetin YÖK eliyle, hekimleri ve öğretim üyelerini hastaları ve öğrencileri birer puan olarak görmeye ittiğini, öğretim üyelerinin emeklerinin nicelik hesabıyla fiyatlandırılacağını vurgulayan Uluşahin, ilgili sistemde gereksiz tanı ve tedavilerin artacağını, halkın sağlığına zarar verileceğini, nitelikli eğitim mesleki ve araştırma faaliyetlerinden vaz geçileceğini söyledi. Uluşahin, hükümete ve ilgili kanunla yönetmelik düzenleme yetkisi verilen YÖK"e şöyle seslendi:

    “Sağlık hizmetinde performans, hasta başına, ameliyat başına ödeme yanlıştır. Gerek ülkemizdeki, gerekse dünyadaki uygulamalar göstermiştir ki, “Performansa göre ücret” hastalara zarar vermektedir! Her bir hastaya ayrılan zaman azalmaktadır. “Performansa göre ücret” sağlık harcamalarını artırmaktadır. Tanı ve tedavi amaçlı gereksiz girişimler artmıştır. “Performansa göre ücret” toplum sağlığını tehdit etmektedir! Bu sistem sağlığı koruyucu uygulamalara değer vermemektedir. “Performansa göre ücret” tıbbi uygulamaları değersizleştirmektedir!

    Bu sistem niteliğe değil niceliğe değer vermektedir. “Performansa göre ücret” sürdürülebilir değildir! Sağlığa ayrılan kısıtlı bütçe, her yıl artmakta olan harcamaları karşılamaya yetmez. Tıp fakültelerinde "performans" iki kere zararlıdır! Tıp fakülteleri meslek adamı yetiştiren, bilimsel araştırma yapılan ve bilgi üretilen, bilgiyi yaşama dönüştüren yerlerdir.”

    "Üniversite hastaneleri finansal krize sürüklendi"
    Basın açıklamasının ardından sözü alan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Feride Aksu Tanık, kimsenin üniversite hastanelerinin iyi yönetilemediğini söylemeye hakkı olmadığını, çünkü tıp fakültelerinin yıllar içinde sistematik bir biçimde finansal krize sokulduğunu söyledi. Genel bütçeden iniversite hastanelerine ayrılan payın her geçen yıl azaltıldığını ifade eden Tanık, bugün pek çok üniversite hastanesinin toplam bütçesinin yalnızca %15"inin genel bütçeden karşılandığını, geri kalan bölümün döner sermaye gelirleriyle üniversite yönetimlerince kapatılmaya çalışıldığını belirtti. Performans Sistemi"nin üniversitelerin piyasalaştırılma sürecinin bir parçası olduğunu belirten Tanık, hekimlerin ve öğretim üyelerinin yaratılmak istenen sağlık piyasası içinde yer almayacaklarını ve emekliliğe yansıyan güvenceli ücret, halkın sağlığı ve mesleki onurları için mücadelelerine devam edeceğini sözlerine ekledi. Bilindiği gibi, AKP hükümeti döneminde özel kuruluşlara yapılan mali destekler artarken, devlet ve kamu üniversitelerine ayrılan paylardan ciddi kesintiler yapılmış, Sosyal Güvenlik Kurumu"nun üniversite hastanelerine olan borcu iki defa silinmişti.

    Performans Sistemi"nin Sağlık Bakanlığı"nın tıp fakültesi hastanelerinin yönetimini ele geçirme ve ilgili kurumları işletmeleştirme sürecinin bir boyutu olduğu sıklıkla dile getiriliyor. İlgili düzenleme ile, üniversite hastaneleri mütevelli heyetlerince tıpkı bir şirket gibi yönetilecek; bu kurumlarda çalışan öğretim üyeleri ise rotasyon ile Sağlık Bakanlığı"na bağlı hastanelerde görevlendirilebilecek. Performans Sistemi yaşama geçtiğinde, sağlık hizmeti “satışının” hızlandırılacağı, hekimlerin mesleki dayanışma ve ekip çalışması geleneğinin büyük zarar göreceği ve sistemin çalışanları yalnızca kendi çıkarlarını düşünmeye ve birbirleriyle yarışmaya iteceği vurgulanıyor.

    Basın açıklaması metninin tamamı ise şöyle:

    Değerli Basın Mensupları,

    Bugün, 31 Ocak 2011. Bugün ülkemizde yeni bir yasa yürürlüğe giriyor. Tıp fakültelerinde “performans” sistemine geçiliyor. Bugüne dek meslek örgütlerimiz aracılığıyla sağlıkta performans sisteminin yanlışlığı defalarca ifade edildi. Ancak maalesef bu ikazlar dikkate alınmadı ve uygulama yaygınlaştırıldı. Bizler güzel ülkemize ve sevgili halkımıza karşı olan sorumluluğumuzun gereği olarak bugün bir kez daha bu sistemin zararlarını, sakıncalarını anlatmak üzere burada, YÖK önünde toplandık. Hükümet"e ve ilgili kanunla yönetmelik düzenleme yetkisi verilen YÖK"e sesleniyoruz:

    Sağlık hizmetinde performans (hasta başına, ameliyat başına ödeme) yanlıştır. Tıp fakültesinde performans ise İKİ KERE yanlıştır. Gerek ülkemizdeki, gerekse dünyadaki uygulamalar göstermiştir ki;

    1. "Performansa göre ücret" hastalara zarar vermektedir!

    Her bir hastaya ayrılan zaman azalmaktadır. Başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanları insanca yaşayabilecek bir ücret için daha fazla, daha süratli hasta bakma çabasına girmekte, her bir hastaya ayrılan zaman azalmakta, tıbbi hataların artması kaçınılmaz olmaktadır.

    Hekiminin "performansa göre ücret" aldığını bilen hastalar, kendilerinden istenen tetkiklerin, yapılan tedavilerin gerçekten gerekli olup olmadığı tedirginliğini yaşamaktadırlar.

    Ağır hastalığı olanlar uygun ve yeterli tedaviye ulaşamamaktadır. Bu sistemle hekimler, tanısı ve tedavisi zor ve zahmetli olan, zaman alan hastalardan kaçınmaya zorlanmakta, bunun yerine daha çok hasta bakmaya yöneltilmektedirler.

    2. "Performansa göre ücret" sağlık harcamalarını artırmaktadır!

    Tanı ve tedavi amaçlı gereksiz girişimler artmıştır. Hekim hastasına gerekli zamanı ayıramadığından, ayrıntılı bir muayene ile kolayca teşhis edilebilecek hastalıklar için çok sayıda tetkik istemek zorunda kalmaktadır. Bu durum sağlık harcamalarını arttırmakta, bunun faturası ise vergilerde artış, zamlar ve giderek artan tedavi katkı payları olarak halkımızın sırtına yüklenmektedir.

    3. "Performansa göre ücret" toplum sağlığını tehdit etmektedir!

    Bu sistem sağlığı koruyucu uygulamalara değer vermemektedir. Aslında en değerli sağlık hizmeti, halkı hastalıklardan korumaya yönelik hizmetlerdir. Oysa bu sistemde bireyi hastalıktan korumanın performans puanı yoktur.

    4. "Performansa göre ücret" tıbbi uygulamaları değersizleştirmektedir!

    Bu sistem niteliğe değil niceliğe değer vermektedir. “Performansa göre ücret”, tıbbi uygulamaların bilimsel, etik ve nitelikli olmalarına bakılmaksızın sadece sayısına göre değerlendirilmesidir.

    Tıbbi tanı ve tedavi yaklaşımlarını "parasına" göre sınıflamaktadır. Performans uygulamasında bütün tıbbi işlemler hastaya sağladığı faydaya göre değil, kuruma kazandırdığı paraya göre değerlendirilmektedir.

    5. "Performansa göre ücret" sürdürülebilir değildir!
    Sağlığa ayrılan kısıtlı bütçe, her yıl artmakta olan harcamaları karşılamaya yetmez. Nitekim SGK, hızla artan sağlık harcamalarının önünü alabilmek için, global bütçe uygulamasına geçmiştir. Bu uygulamanın, üniversite hastanelerini finansal yönden daha da güç duruma sokması kaçınılmazdır. Yönetsel hiç bir zaafiyet olmasa dahi, bu SGK tarifeleriyle, bu sabit bütçelerle üniversite hastanelerinin zarar etmesi kaçınılmazdır.

    6.Tıp Fakültelerinde “Performans” iki kere zararlıdır!

    Tıp fakülteleri meslek adamı yetiştiren, bilimsel araştırma yapılan ve bilgi üretilen, bilgiyi yaşama dönüştüren yerlerdir. Buralarda; tıp eğitimi için gerekli yoğunlukta hasta hizmeti verilir.
    Tıp fakültesi hastanelerinde çok sayıda hasta bakmanın teşvik edilmesi, yukarıda sıralanan sakıncaların yanı sıra, eğitimin ve bilimsel faaliyetlerin aksatılmasının da teşvik edilmesi demektir.

    Öğretim üyelerinin "performans" kaygısıyla çalıştırıldığı tıp fakültelerinde hekim yetiştirmeye öncelik verilmesi ve özen gösterilmesi zorlaşacaktır.

    Halkımızın sağlığını emanet edeceğimiz genç doktorlar nitelikli eğitimden mahrum kalacaklardır.
    Ülkemizde sağlık düzeyini yükseltecek bilimsel çalışmalar yapılamayacaktır.

    Tanısı konulamamış, tedavisi yapılamamış zor hastalar daha da mağdur olacaklardır.
    Bizler halkımızın sağlığına, öğrencilerimizin eğitimine ve mesleğimize duyduğumuz saygının gereği olarak, tüm bu nedenlerle; "performansa göre ücret" politikasının tıp fakültelerine sokulmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatmayı tarihi bir görev sayıyoruz.
    YÖK'ü ve ilgili bakanlıkları üniversitelerde performans uygulamaları üzerine çalışmak yerine, üniversitelerin temel bileşenlerinden olan öğretim üyelerinin değerlendirmelerini dikkate almalarını talep ediyoruz.

    Eğer Hükümet ve YÖK de bizim gibi, halkımızın her basamakta nitelikli sağlık hizmeti almasına önem veriyor, tıp fakültelerinde yüksek nitelikli sağlık hizmetini, yüksek nitelikli tıp eğitimini, artan yoğunlukta ve kalitede bilimsel araştırmaları çağdaşlığın gereği olarak değerlendiriyorsa, tüm sağlık çalışanlarına emeklerinin, birikimlerinin ve mesleki risklerinin karşılığı olan ve emekliliğe yansıyacak bir ücret ödenmesi için çalışmalı, performans sistemini gündemden tamamen kaldırmalıdırlar.

    Hepinize saygılar sunarız.

    Türkiye Tıp Fakülteleri Öğretim Üyeleri Girişimi
    Ankara Kolu"

    sol.org.tr

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim