HDP, Aydın'da bu seçimde ne yapar?

Abone Ol

Günümüz Türkiye’sinin siyasi ve politik ortamı sanki İkinci Meşrutiyet öncesi İkinci Abdülhamit dönemi Balkanlarını andırıyor. Kişiler ve örgütler değişse de roller aynı…

Şevket Süreyya Aydemir’in anlattığına göre o devirde Balkan Dağları Bulgar milliyetçilerinden geçilmiyordu…“Kayıtsız şartsız suikastlar!..İşte bu suikastlardır ki,Avrupalılara Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da artık bir idare gücü kalmadığını gösterecekti.

Osmanlı idaresi çeşitli yollardan budanarak hakikaten güçsüzleştirilecekti. Osmanlı’dan sonra söz Makedonların daha doğrusu Bulgarların olacaktı.”(Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşa c.1 s.438)

Makedonya Dağlarında sadece isyancı Bulgarlar yoktu… İmparatorluğu kurtarma adına dağa çıkan Osmanlı Subayları, İttihatçı Enver Paşa ve Resneli Niyazi Beyler de vardı.(Ş.S. Aydemir, a.g.e. s.533)

Ama niyetler farklı… Birinciler Osmanlı Devletini yıkmak için dağdalar… İkinciler ise o devletin padişahı İkinci Abdülhamit’i devirmek için… Birinciler hain, ikinciler ise gafil… Bu hayalperestler güya Padişahı düşürünce Devlet-i Aliye’yi de kurtaracaklar.

Tıpkı bu gün Türkiye’yi dış güçlerin taşeronluğunu yaparak bölmeyi hedefleyen hain terör örgütü ve devleti Tayyip Erdoğan’dan kurtarmakla rejimin kurtulacağına inanan vatanseverliğinden şüphe edilmeyen Aydınlar gibi…

Bulgar Çetecileri ne kadar kötü niyetli ve hainse İttihatçılar da o kadar iyi niyetli ve milliyetçi… Tek kusurları devri okuma, geleceği görmede yetersiz olmaları…

Güya Abdülhamit’i tahtından edince devleti kurtaracaklardı ama tam tersi oldu bilir bilmez, öfke ile bindikleri dalı kesenlerin ekmeğine yağ sürdüler ve Koca İmparatorluk kısa sürede hak ile yeksan oldu.

Bu günün Aydınları da orta yolu bulmada halkın vicdanı olacakları yerde şahıs temelli kamplaşmada birbiri ile yarışta o günkü aydınlardan aşağı kalır yanı yok.

“Enver Bey karşıtlarının da gündelik kazanç peşinde olmak ve küçük öfkeleri büyük kıymetlere heba etmede diğerlerinden bir farkları yok.

Balkan Savaşları sırasında bu günkülerin babaları “Edirne’yi Enver alacağına (varsın) Bulgarlar alsın demişlerdi.”(İbrahim Kiras,09.09.2015 Vatan)

 Bu düşüncedekilerle  günümüzdekiler arasında gaflet noktasında ne fark var?.. Al birini vur ötekine… İlber Ortaylı “bizim okullarımıza “Dün Dersikonmalı” sözünde ne kadar haklı değil mi?

O devirdekilerin Abdülhamit nefreti Osmanlı’nın yıkımına yol açmıştı. Bakalım günümüzdeki Tayyip Erdoğan temelli kamplaşmanın sonu nereye varacak?

Varılan noktada kimler vurgun vuracak, yükünü tutacak, kaç çocuğun geleceği bu günden yok olacak, hangi masumlar ileride bedel ödemek zorunda kalacak, ömrü olan görür.

Amacım taraflardan birine arka çıkmak değil milletçe nereye doğru sürüklendiğimize tarihi verilerle ayna tutmak… Tespitte bulunmaktır.

Bu gün siyasi yelpazedeki konumu ile HDP sanki bir asır öncesi Balkanlardaki siyasi karışıklığın günümüz Türkiye’sindeki bir versiyonu gibidir.7 Haziran seçimlerine kadar Kürtçülük temelli siyaset yapmayı ilke edinenlerin başarıları kendi bölgeleri ile sınırlı kalmıştı ve bir Türkiye Partisi olamamışlardı.

Açılım yapmak için “çözüm sürecinden” de yararlanarak stratejilerini değiştirdiler… HDP sözcüsü Selahattin Demirtaş hem cumhurbaşkanlığı hem de 7 Haziran seçimlerinde meydanlarda herkesin hoşuna gidecek demokrasi dedi… Barış dedi… Kardeşlik dedi… Analar ağlamasın dedi… Bayrak ortak değerimizdir dedi.

Diğer yandan “seni başkan yaptırmayacağız” çıkışı ile Tayyip Erdoğan karşıtlarının liderliğini ele geçirdi. Solcuların oylarını da alınca son seçimde %13,2 oy oranı ile HDP 80 milletvekili çıkardı.

Dağ kadrosu ise alınan oyların üzerine abandı ve bu oyları kendilerine destek olarak yorumladı. Parti ile adı geçen kadro arasındaki iç çıkar çatışması da buna eklenince “Barış süreci” sona erdi. Bu partiye oy veren Kürt olmayan sempatizanlar Selahattin Demirtaş’ın barış ve kardeşlik mesajlarının zemininin olmadığını görünce de hayal kırıklığına uğradı.

7 Haziran seçimlerinde bu parti için merak konusu barajı aşıp aşamayacağıydı. Gelinen noktada ise terörün oy oranına yapacağı etki… Oyları artarsa bozulan çözüm sürecinin faturası devlete kesilecek, şayet azalırsa kendilerine…

Onun için bu parti sorumluluğu üzerinden atmak için “Sarayın” Ülke’ye sırf başkanlık sistemini getirme uğruna süreci sabote ettiği yönünde bir siyaset üretti ve bunu da kamuoyu satın aldı.

Zaten gelinen noktada bu partinin Erdoğan karşıtlığından başka elinde malzeme de kalmadı. O nedenle baraj altına düşmese bile Doğu’da kısmen diğer bölgelerde de önemli ölçüde bu partinin oylarında düşme olacağını düşünüyorum.

Aydın’a gelince…

Adaylar 1-Doğan Erbaş 2-Nuri Kesici 3-Mahmut Nacar 4-Sevay Akkan Açıcı 5-Abdulnasır Subaşı 6-Ayfer Demirer 7-Mehmet Göcekli…

Liste 7 Haziran’dan pek farklı değil, Bölge insanı tarafından bilinen sürükleyici koçbaşı bir aday da yok…7 Haziran seçiminin 1. sıra adayı İstanbullu Filiz Koçali yerine Malatyalı avukat Doğan Erbaş gelmiş.

Bu da gösteriyor ki, Bölge insanının özelliklerini bilen, damarından girecek, 1.sıra adayı bu seçimde de bulunamamış. Tanınmış bir isim Ovaeğmir eski Belediye Başkanı Muzaffer Yöndem ise bu seçimde aday gösterilmemiş.

Bu eksikliklere sıcak ortam da eklenince tahminim bu partinin 7 Haziran oyu 59 binlere bu seçimde ulaşamayacağı, Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı 40 binler seviyesinde kalacağı yönündedir.

Tabii ki, en doğrusunu sandık söyleyecek…

 

 
Anroid Cihaza yüklemek için tıklayın!
 
İOS Uygulamayı yüklemek için tıklayın!
{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }