Görme duyusu, insanın dünyayı algılamasında en büyük rolü oynuyor. Algımızın yüzde 80'inden fazlası görme duyumuza dayanıyor ve biz bilinçli olarak bakmasak da beynimiz etrafta olan biteni otomatik olarak sürekli kaydediyor ve sınıflandırıyor.

Renkler de algımızı şekillendirme özelliğine sahip, farklı uzunluklardaki ışık dalgalarıdır. Algımızı şekillendirmekten kastımız renklerin duygu durumumuzdan uyku düzenimize, cinselliğimize, beden ısımıza kadar etki edebiliyor olması.

Renk spektrumunun kırmızı tarafında bulunan renkler sıcak renkler olarak adlandırılı ve kırmızı, turuncu ve sarı renklerini barındırır. Bu renkler kişilerde sıcaklık, samimiyet ve rahatlamadan öfke ve düşmanlığa kadar uzanan hisleri uyandırır. Spektrumun mavi tarafında bulunan mavi, mor ve yeşil renkleriyse sükunet ve huzur hisleriyle bağdaştırılsa da üzüntü ve kayıtsızlık gibi negatif duyguları da uyandırabilir.

Bazı renklerle bağdaştırılan sembolik anlamlar aşağıdaki gibi:

Kırmızı: Tutku, heyecan, aşk

Pembe: Yumuşak, mesafeli, topraksı, 

Mor: Gizemli, asil, cazibeli

Mavi: Bilgelik, umut, mantık, barış

Yeşil: Doğa, büyüme, tazelik

Sarı: Umut, sevinç, tehlike

Alaturka tuvalet taşını temizlemenin pratik yolu! Bu karışım tertemiz yapıyor Alaturka tuvalet taşını temizlemenin pratik yolu! Bu karışım tertemiz yapıyor

Turuncu: Sıcaklık, kibarlık, neşe

Beyaz: Gerçek, kayıtsızlık

Siyah: Asil, gizemli, soğuk

Kromoterapi, yani renk terapisi de renklerin ve renkli ışıkların kişinin fiziksel ve zihinsel sağlığı üzerinde iyileştirici etkileri olduğunu savunan bir yöntem. Etkileri konusunda kesin sonuçlar olmasa da pek çok insan evlerini boyarken, kıyafetlerini seçerken, ışık kaynaklarının yerini belirlerken farkında olarak veya olmayarak aslında bu yöntemden faydalanıyor.