banner339
banner274

Zümrüt gözlerinde yaş dinmedi: Kraliyet trajedileri

'Onlar erdi muradına...' Bu cümle, peri masallarının değişmez sonunu ifade eder birçok kişi için. Güzel kız ve yakışıklı prens evlenirler ve sonsuza kadar mutlu yaşarlar. Ama bu sadece masallarda olur, gerçek hayatta ise pek bir karşılığı yok.

Zümrüt gözlerinde yaş dinmedi: Kraliyet trajedileri
banner475


Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Aydınpost'a abone olun

Aydınpost'a Google News'te abone olun

 

KAPALI KAPILAR ARDINDA DÖKÜLEN GÖZYAŞLARI
Gösterişli hayatlarını, yaşadıkları ışıltılı sarayları uzaktan izlediğiniz, değişen ve gelişen çağa rağmen hala varlıklarını sürdüren monarşi mensubu ailelerinin öyle masallardaki gibi bir hayatları olduğunu sanıyorsanız, bu işin aslı olmadığını da aklınızın bir köşesinde tutmanız gerek.  Kapalı kapılar ardından onlar da gözyaşı döküyor, sevdiklerine kavuşamıyor, kavuşanlar aşklarını kaybedebiliyor. Yani hiçbir mutluluk masallardaki gibi sonsuza kadar sürmüyor. İlk bakışta ayrıcalıklı görünseler de dünyadaki bazı kraliyet ailesi üyeleri, kolay unutulmayan, hatta bazıları tarihe geçen trajedilerin bir parçası oldular. Gelin tarihe damga vuran o "kraliyet trajedilerini" bir hatırlayalım.



 

'MASAL PRENSESİ'NİN BEKLENMEDİK ÖLÜMÜ 
Kraliyet trjedileri arasında en çok bilinenlerden biriyle başlayalım. Hollywood'un prensesi iken gerçekten prenses olan Grace Kelly ile Prens Rainier'nin öyküsünün sonu hazin oldu. Bir anda yıldızlaşan ve sinemada geleceği de parlak olan Grace Kelly, Monako Prensi Rainier'nin kalbini bir bakışta çaldı. Çift, 1956'da evlendi. İkisi kız, biri erkek üç çocukları oldu. Grace Kelly ile Prens Rainier'yi, 1982 yılında ölüm ayırdı. Prenses Grace, küçük kızı Stephanie ile çıktığı bir gezintide trafik kazası geçirerek yaşamını yitirdi. Prens Rainier, 2005 yılında ölünceye kadar erken kaybettiği eşinin yasını tuttu.



ZÜMRÜT GÖZLÜ PRENSESİN HÜZÜNLÜ ÖYKÜSÜ
Bir ülkenin kralı ya da prensi ile evlenmek her zaman mutluluk getirmiyor. Hatta bazen yıllarca unutulmayacak bir trajedinin kahramanı olabiliyor insan. Tıpkı bir zamanlar İran'ın hükümdarıyla evlenen, bir veliaht doğuramadığı için boşanan ve sonra başka bir ülkeye sürgüne gönderilen Prenses Süreyya gibi. Süreyya Esfandiari-Bakhtiari, 1951 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi ile evlendi. Tahta bir veliaht veremediği yani bir çocuk dünyaya getiremediği için 7 yıl sonra boşandı ve ülkesinden sürgüne gönderildi. İhtişamlı başlayan ve sonra trajedilerle süren hayatı 2001'de Paris'te sona erdi. Bu dünyadan yapayalnız ayrıldı. Onun acılı hayatının ona ermesinden sekiz gün sonra kardeşi de son nefesini verdi. Bu durum, iki kardeşin öldürüldüğü iddialarının ortaya atılmasına neden oldu.



ÖLDÜĞÜNDE 36 YAŞINDAYDI
Yine çok bilinen bir öykü... Prenses Diana ile Prens Charles'ın evliliği 1981'de gerçekleşti. Soylu bir ailenin kızı olan Diana o sırada henüz 19, Prens Charles ise 34 yaşındaydı. Üstelik büyük aşkı Camilla Parker Bowles'tan da bir türlü kopamıyordu. Bu evlilik ve düğün de büyük olay oldu. Genç ve ürkek Diana, yakında ülkesinin kraliçesi olacaktı. Ama işler beklendiği gibi gelişmedi. İki çocukları olmasına rağmen, 1996'da Kraliçe'nin de izniyle boşandılar. Diana, tam yeni bir hayat kurmak üzereyken şaibeli bir trafik kazasında henüz 36 yaşındayken hayata veda etti. Ölümünün üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen Diana, hala birçok kuşak için "kalplerin prensesi".



EVİNDEN UZAKTA SAĞLIK SORUNLARIYLA BOĞUŞUYO
Gelelim Grace Kelly ve Prens Rainier'nin oğlu Prens Albert'e... ÇapkınlıKları, gayri meşru çocukları alenen bilinen Prens, Zimbabweli olimpik yüzücü Charlene ile 2011 yılında, William ile Kate'in düğünüyle aynı yıl evlendi. Her ne kadar ikisi de kraliyet düğünü olsa da atmosfer olarak aralarında dağlar kadar fark vardı. Charlene'nin düğünden önce defalarca saraydan kaçmaya kalkıştığı ama yakalandığı iddiaları ortalarda dolaşmaya başladı. Sonunda Albert ile Charlene evlendiler. Düğün boyu, gelinin döktüğü gözyaşlarının mutluluktan mı kederden mi olduğu hala net değil. Çiftin başlarda çocukları olmayınca Monako'nun Fransa'ya bağlanması bile gündeme geldi. Ama sonunda biri kız diğeri erkek iki çocukları oldu. Fakat Charlene'in yüzü yine gülmedi. Bir yıldır evinden ve çocuklarından uzakta olan Charlene'in sağlık sorunlarıyla boğuştuğu ve ameliyat üstüne ameliyat olduğu haberleri basına yansıyor. Ama bazı iddialara göre de eşiyle arası kötü ve çift yollarını ayırdı bile.



AYNI YIL İÇİNDE HEM ANNESİNİ HEM KIZ KARDEŞİNİ KAYBETTİ
Dünyanın en uzun süre tahtta kalan kraliçesi 2. Elizabeth de hayatı boyunca birçok trajediye tanıklık etti ve uykusuz geceler geçirdi. Ama onun için hayatının en zor yıllarından biri 1992'ydi. Çünkü o yıl içinde iki oğlu Prens Charles ile Prens Andrew, eşleriyle yollarını ayırmaya karar verdi. Ardından tek kızı Prenses Anne kocasından boşandı. Fakat, olaylar bu kadarla kalmadı. Aynı yıl, Windsor Şatosu'nda büyük bir yangın çıktı. Şatonun 100 odası alevlerden zarar gördü. Bundan tam 10 yıl sonra yani 2002'de Kraliçe 2. Elizabeth yine çok zor bir dönem geçirdi. 2002 yılında annesini ve kız kardeşi Margaret'i birkaç hafta arayla kaybetti.



PRENS WILLIAM, BÜYÜK AŞKINA KAVUŞAMADAN 30 YAŞINDA ÖLDÜ
İngiliz kraliyet ailesinden bir trajedi daha. Bugün tanıdığımız Prens William, uzun bir sürenin ardından da olsa sevdiği kadına kavuştu ve onunla evlendi. Üstelik de aşık olduğu kadının, kendisi gibi bir "mavi kanlı" olmamasına rağmen. Ama adını aldığı - hatta görünüş olarak da benzetildiği- bir başka William ise onun kadar şanslı değildi. Gloucester Dükü Prens William yani Kraliçe'nin kuzeni 1968 yılında bir Tokyo ziyareti sırasında orada iki kez evlenip boşanmış olan Macar asıllı model Zsuzsi Starkloff ile tanıştı ve ona aşık oldu. Elbette ailesi onu gelin olarak istemedi. Olayın yeni bir Wallis Simpson vakasına dönüşmesi ihtimali herkesi korkuttu. Prens William ile Starkloff her şeye rağmen evlenmeye karar verdiler. Fakat William, 1072 yılında, henüz 30 yaşındayken bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Starkloff ise geçen yıl 83 yaşında ölünceye kadar William'ın kendisine hediye ettiği mühür yüzüğü parmağından hiç çıkarmadı.



DÜNYASI BAŞINA YIKILDI
Monako Sarayı'nın trajedilerinden biri daha. Grace Kelly ile Prens Rainier'nin büyük kızı Caroline ilk evliliğini, kendilerinin çok da onaylamadığı Philppe Junot ile yaptı. Ondan boşandıktan bir süre sonra da hayatının aşkı İtalyan iş insanı Stefano Casiraghi ile evlendi. Charlotte, Andrea ve Pierre adını verdikleri üç çocukları oldu. Bu evlilik ailesinden de kabul görmüştü. Ama kaderin onun için hazırladığı korkunç oyundan habersizdi Caroline. Üç çocukları da henüz küçükken Casiraghi, katıldığı bir tekne yarışında geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetti. Kaza, yarışı izleyen Caroline'in gözleri önünde gerçekleşti. Böylece dünyanın eşsiz güzellikteki kadını olarak nitelendirilen Caroline, bu kez eşine az rastlanır bir trajedinin kahramanı olarak yine dikkatleri üzerinde topladı. Uzun süre kendini toparlayamayan Caroline, çocuklarını da alıp inzivaya çekildi. Çocuklarını büyüten Caroline, 1999 yılında Hannover Prensi Ernst August ile üçüncü evliliğini yaptı. Bu evlilikten Alexandra adını verdikleri bir kızı dünyaya geldi.



KARDEŞİ CANINA KIYDI
Dünyanın en güler yüzlü insanlarından biri olarak tanınan Hollanda Kraliçesi Maxima, 2018 yılında büyük bir acı yaşadı. Kız kardeşi Inés Zorreguieta Buenos Aires'teki evinde canına kıydı. Kraliçe, cenaze törenine katılmak için ailesiyle birlikte Arjantin'e gitti. Törende, güçlükle ayakta durabilen Maxima, uzun süre yas tuttu.



10 YIL ÖNCE AYNI ACIYI YAŞADI
Dünyanın en genç kraliçelerinden biri olan İspanya Kraliçesi Letizia Ortiz de Maxima'dan yıllar önce aynı acıyı yaşadı. Onun kız kardeşi Erika Ortiz de 2007 yılında canına kıydı. O dönemde ikinci çocuğuna hamile olan Letizia, tören boyunca gözyaşlarına engel olamadı.

 

 
banner218