Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Aydınpost'a abone olun

Aydınpost'a Google News'te abone olun

Yemen'de yürütülen yerel ara buluculuk çabaları sonucu yaklaşık 2 hafta önce Taiz vilayetinde yapılan bir takas anlaşmasıyla Husilerden 70 kişiye karşılık hükümet güçlerinden 136 kişi serbest bırakıldı.

Özellikle Birleşmiş Milletler (BM) veya Uluslararası Kızılhaç Komitesinin çabalarından uzak, tamamen yerel ara buluculuk temelinde gerçekleştirilen en büyük anlaşmalardan birinde başarılı sonuç alınması Yemenlilerin umutlarını yeşertti.

Hükümet güçleri ve Husiler arasında ülkenin farklı cephelerinde geçen yıllarda yapılan bir çok esir takası anlaşmalarında her iki taraftan az sayıda kişi serbest bırakılmıştı.

Yemen'de bugüne kadar çoğu "Kaçırılanların Anneleri Birliği" tarafından organize edilen ve tüm mahkum ve tutukluların serbest bırakılması istenilen onlarca protesto düzenlendi.

Esirler dosyası, Yemen'de çatışan tarafların BM gözetiminde yaklaşık 6 yıldan beri yürüttüğü müzakerelerde pazarlık konusu olan en önemli konulardan biri sayılıyor.

Yemen'de yıllardır devam eden iç savaşta, aralarında siyasi nedenlerle alıkonulanların da bulunduğu binlerce kişi tutuklandı veya esir düştü.

Hâlihazırda esirlerle ilgili kesin bir resmi istatistik yok ancak hükümet ve Husiler, 2018 sonunda İsveç'te gerçekleştirdikleri görüşmelerde her iki taraftan yaklaşık 16 bin esirin listesini sunmuştu.

Bu tarihten sonra her iki taraftan da çok sayıda kişi alıkonulmuş olabilir. Aynı zamanda yıllar içinde esir takasları ve serbest bırakılanlar da oldu ancak esir sayılarıyla ilgili resmi güncel bir liste açıklanmadı.

Hükümet güçleri ile Husiler arasındaki en büyük esir takası anlaşması, BM ve Uluslararası Kızılhaç Komitesinin ara buluculuğunda Ekim 2020'de uygulandı.

Yemen hükümeti ile Husiler arasında 2018 sonunda imzalanan Stockholm Anlaşması'na dayanan anlaşma sonucunda 15'i Suudi Arabistanlı ve 4'ü Sudanlı olmak üzere her iki taraftan toplam 1056 esir serbest bırakıldı.

Bu anlaşmaya göre tüm mahkumların gruplar halinde serbest bırakılması planlanmıştı ancak karşılıklı suçlamalar nedeniyle sadece bu grup serbest bırakıldı.

Husilerin elinde savaş şartlarında esir düşmüş ya da muhalif duruşlarından dolayı gözaltında tutulan önemli isimler bulunuyor.

Bu kişiler arasında, eski Savunma Bakanı Mahmud el-Subeyhi, Islah Partisinin lider kadrosundan Muhammed Kahtan, askeri komutan Faysal Receb ve Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'nin kardeşi Nasır Mansur Hadi dikkati çekiyor.

Söz konusu kişiler 2015 yılı başlarında Husilerce alıkonulmuş ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan 2216 sayılı kararla serbest bırakılmaları istenmişti.

Husilerin bu kişileri nerede tuttukları bilinmezken, birçok insan hakları raporuna göre şu ana kadar ailelerinin ziyaretine de izin verilmedi.

Yemenli gazeteciler Abdulhalik Umran, Tevfik el-Mansuri, Haris Humeyd, Ekrem el-Velidi de yaklaşık 6 yıldır Husilerin elinde.

Yemen hükümeti ile Husiler arasındaki sayısız anlaşmazlığa rağmen, her iki taraf da esirler konusunun her türlü askeri ve siyasi çekişmeden uzak, yalnızca insani bir durum olarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda hemfikir.

Ancak sorunun kapsamlı çözümünü engelleyecek şekilde tarafların yaptıkları karşılıklı suçlamalar nedeniyle hala ailelerine kavuşmayı bekleyen binlerce kişi bulunuyor.

Yemen hükümeti daha önce birçok kez yaptığı açıklamada, "tümüne karşı tümünün teslimi" ilkesi temelinde bütün esirlerin karşılıklı takas edilmesi konusunda istekli olduğunu bildirmiş, Husiler de yetkili isimlerin ağzından benzeri açıklamalarda bulunmuştu.

Konunun önündeki en temel engel, tarafların sunulan esir listelerindeki isimlerin "kendilerinde bulunmadığını" ileri sürmesi.

Yemen hükümeti, Husileri "hayali listeler" sunmakla suçlarken, Husiler de aynı suçlamaları hükümet tarafına yöneltiyor ve böylelikle bu derece önemli bir insani konu çözümsüz kalmayı sürdürüyor.

Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de İran destekli Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor.

Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulundururken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor

Ülkede 7 yıldır süren çatışmalarda 233 bin kişi yaşamını yitirdi. BM'ye göre yaklaşık 30 milyon nüfuslu Yemen'de 22 milyondan fazla kişi yardıma ve korunmaya ihtiyaç duyuyor.