banner339
banner274

Türkiye-Gürcistan hattında cinayet çıkmazı!

Ferhat Seyhan, iki günlük Gürcü çalışanı tarafindan öldürüldü. Seyhan ailesi hukuk mücadelesi başlattı ancak ailenin yıllardır sürdürdüğü mücadeleye iki ülkenin sınırları engel koydu. Türkiye'de işlenen cinayetin ardından Gürcistan'a kaçan Levani Tskımanauri'nin davasında yaşanan hukuk çıkmazına çözüm bulunamıyor. Türkiye'de müebbet alan sanığın cezasını üst mahkeme bozdu. Yeniden yargılandığı davada ise ifadesi alınamıyor

Türkiye-Gürcistan hattında cinayet çıkmazı!
banner401
banner399

Türkiye Gürcistan hattında yaşanan olay 4 yıl önce İstanbul Şile'deki bir çiftlikte meydana geldi. Çiftliğin sahibi 33 yaşındaki Ferhat Seyhan hayvanlarına bakması için Gürcü bir işçi tuttu. İşe başlamasının üzerinden sadece 2 gün geçmişti ki 35 yaşindaki Gürcü işçi Levani Tskımanauri omzundaki tüfeği patron Seyhan'a doğrulttu. Arkasından yürüyüp tüfeği patronuna ateşledi.

Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre; Gürcü işçinin patronuyla ne sorunu vardı, neden canına kıydı, bilinmiyor. Çünkü cinayetten bir gün sonra memleketi Gürcistan'a kaçtı ve Gürcü işçiden bir daha haber alınamadı. Hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca "kasten adam öldürme" suçundan dava açıldı.

MÜEBBET HAPİS KARARI

Esrarengiz olayın ardından Gürcü işçinin izini Seyhan ailesinin avukatı Gürcistan'da bir cezaevinde buldu. Adli yardımlaşma ile alınan ifadesinde Tskımanauri suçlamayı reddetti. "Vuran kişi ben değilim" dedi. Ancak mahkeme görüntüdeki katilin Gürcü işçi olduğunu tespit etti ve sanığı müebbet hapse mahkum etti.

SANIK BULUNAMIYOR

Seyhan ailesi hali hazırda 4 yıldır süren hak arama mücadelesinin daha da uzamasından endişeli. Zira istinaf mahkemesi "İade talep edilsin, sanığın son sözü sorulsun" diyerek kararı bozdu. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından sanığın yeniden yargılanmasına başlandı. Ancak Gürcistan'da adresi tespit edilemedi. Yargılama bir kez daha hukuk çıkmazına girdi.

"BEN HER GÜN ÖLÜYORUM"

Adalet isteyen Ferhat Seyhan'ın acılı babası Zakir Seyhan, "Kanunların yerine gelmesini istiyorum. 4 senedir çektiğim çileyi bir Allah bilir, bir ben bilirim. Ben her gün ölüyorum. Müebbet hapis dediler. Biz de biraz rahatladık. Bunun geri dönmesi nasıl bir adalet bilemiyorum. Ben sağ olduğum müddetçe hukuk mücadelemiz devam edecek" dedi.

"GEÇ GELEN ADALET ADALET DEĞİLDİR"

Ailenin avukatı Cansın Yönet ise sürekli mücadele verdiklerini belirterek, "Müvekkilimin canı yanıyor. Adalet yerini bulmuyor. Seneler geçiyor. Sonrasında atladık gittik Gürcistan'a. Ve şahsı bulduk. Yargılama sonunda bir karar verildi. 3 senenin sonunda müebbet hapse çarptırıldı. Sonrasında istinaf mahkemesi Türkiye'de hiç olmayan bir uygulamayla Gürcistan vatandaşının Türkiye'ye iadesini istedi. İstinaf mahkemesi kararı bu şekilde süreci uzattı. Gürcistan'dan evraklar geri dönüyor. Adalet bir şekilde yerine gelmiyor. Geç gelen adalet adalet değildir. Burada eğer bir şekilde istinafta da kesinleştirebilirsek yine bir bürokrasi, devletler araya giriyor. Biz bir karar verdik alın bu kararı infaz edin diyorlar. Yani iade süreci çok hayalperest bir süreç" diye konuştu.













Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2018, 11:15
banner218