banner339
banner274

Türkiye'de yaygın değil ama dünyada gittikçe büyüyen bir trend: Beraber ayrı yaşamak

Mutlu bir evliliği olup ayrı evlerde yaşayan çiftler Türkiye için oldukça yeni bir kavram ama dünyada "living apart together" (beraber ayrı yaşamak) olarak bilinen bu yaşam biçimi bir süredir tartışılıyor. Peki uzmanlar bu işe ne diyor? Cevabı sizin için araştırdık...

Türkiye'de yaygın değil ama dünyada gittikçe büyüyen bir trend: Beraber ayrı yaşamak
banner328


Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Aydınpost'a abone olun

Aydınpost'a Google News'te abone olun

Ece Dağıstan ve Fazıl Say çiftinin evlendikten sonra da ayrı evlerde yaşamaya devam ettiklerini açıklaması Türkiye'yi biraz şaşırttı. Kimileri çiftin yaşama biçimini eleştirirken kimileri de  "Onlar mutluysa kime ne?" diye düşündü.

Dağıstan-Say çiftinin evliyken de ayrı evlerde yaşama tercihi Türkiye için yeni bir kavram olsa da dünyada bir süredir karşımıza çıkan ve yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlayan bir trend. İngilizce "living apart together" (beraber ayrı yaşamak ya da kısaca LAT) olarak anılan bu birliktelik modeli son dönemde dünyada çok sık karşımıza çıkıyor.

Birçok Hollywood ünlüsü de bu trendi benimseyenlerden. Gwyneth Paltrow ve Brad Falchuk, Helena Bonham Carter ve Tim Burton, Kim Kardashian ve Kanye West, Victoria ve David Beckham gibi birçok tanınmış çift, son yıllarda evliliklerini ayrı evlerde ya da aynı evin farklı kısımlarında yürüttüklerine dair haberlere konu oldu.


Gwyneth Paltrow ve Brad Falchuk

ÖZELLİKLE 50 YAŞ ÜSTÜNDE YAYGIN AMA... 

Sosyologlar, bu beraberlik modelinin genellikle 50 yaş üstü çiftlerde yaygın olduğunun altını çiziyor. Örneğin 2018'de ABD'nin Wisconsin eyaletinde 7700 yetişkinin katılımıyla yapılan bir araştırmada 50 yaş üstü çiftlerden yüzde 39'unun ayrı yaşamayı seçtikleri görülmüş. Bunu tercih edenlerin çoğu boşanmış ya da ilk eşini kaybetmiş veya tam tersi hayatı boyunca hiç ciddi bir ilişkisi olmamış kişiler. Uzmanlar bu olguyu söz konusu bireylerin kendi başlarına yaşamaya alışkın, ne istediklerini bilen kişiler olmalarıyla, özgürlüklerinden taviz vermek istememeleriyle açıklıyor.

Bununla birlikte, milenyum neslinin de yavaş yavaş bu modeli benimsemeye başladığı ifade ediliyor. Bu yaş grubunda beraber ayrı yaşamanın en önemli sebebi olarak ise tarafların kariyerlerinin gereklilikleri öne çıkıyor.

"Living Apart Together - A New Possibility for Loving Couples" (Beraber Ayrı Yaşamak - Seven Çiftler İçin Yeni Bir İhtimal) isimli kitabın yazarlarından Linda Breault trendin son dönemde yaygınlaşmasını Refinery29'a şu sözlerle açıklıyor:

"Bugün kadınlar çok daha iyi eğitimli, çok daha varlıklı ve daha önceki herhangi bir nesle kıyasla seçeneklerinin çok daha farkında. Günümüzde çok fazla kadın profesyonel ya da yarı profesyonel kariyerlere sahip ve mali açıdan bağımsız. Bu bir fark yaratıyor."

Breault mali bağımsızlık olmadan ayrı yaşama ihtimalinin söz konusu olmadığının altını özellikle çiziyor.


Tim Burton ve Helena Bonham Carter

HERKESİN GEREKÇESİ FARKLI

Uzmanlara göre çiftlerin beraber ayrı yaşamayı seçmesinin birçok farklı sebebi var.

Kimi çiftler kariyerlerinin gerekliliklerinden ötürü ayrı evlerde yaşamayı tercih ederken, kimi çiftlerde bu durum klozetin kapağının kapatılması ya da kirli tabakların makineye kaldırılması gibi oldukça pratik yaşam tarzı ihtiyaçlarının uyuşmamasından kaynaklanıyor. Ancak sebep ne olursa olsun, bireylerin bağımsızlıklarıyla duygusal bağlılıkları arasında bir denge kurma çabaları bu süreçte öne çıkıyor.

Guardian'a konuşan "Happy Relationships" kitabının yazarı psikoterapist ve yayıncı Lucy Beresford, LAT modelini "bir nefes alma alanı açmak" olarak nitelendiriyor. Üstelik çiftler bu nefes alma alanına sahip olduklarından partnerlerinin normalde rahatsız edici buldukları huy ya da davranışlarını bile kabul edilebilir görüyorlar. Bu da evliliğin sürdürülebilirliğini artırıyor.

LAT için ille de evleri ayırmanın şart olmadığını ifade eden Beresford, çiftlerin birbirlerinden ayrı ilgi alanları belirleyip bireysel aktivitelerine zaman ayırmalarının da aynı çatı altında olsalar bile beraber ayrı yaşamak kabul edilebileceğini belirtiyor.

Beresford, insan ömrünün uzadığına da dikkat çekerek, "110 yaşımıza kadar yaşayacaksak bazı ilişkilerimiz 80 sene sürecek demektir" diyor ve bazı pratik değişikliklerin ilişkinin ömrünü uzatmak için şart olduğunu ifade ediyor.

BU BİR KAÇIŞ MI?

Ancak Bradford Üniversitesi'nden Sosyal Politikalar Profesörü Simon Duncan'ın bu noktada ufak bir itirazı var. "Reinventing Couples" (Çiftleri Yeniden İcat Etmek) kitabında LAT ilişkiler üzerine yazan Duncan, evleri ayırmanın çoğunlukla bir "negatif tercih" olduğunu belirterek insanların birlikte yaşamanın katlanılmaz olduğu durumlarda bu seçimi yaptığını ifade ediyor.

Beresford ise ayrı bir eve kaçma ihtimalinin "hiçbir şeyin çözülmemesi, hiçbir şeyin işlenmemesi" anlamına geldiğini de belirterek, uzlaşma, saygı ve tahammülün kimsenin kaçmaması gereken önemli beceriler olduğunu ifade ediyor.


David ve Victoria Beckham

Biz de hem ülkemizde hem de dünyada çok tartışılan bu konuyu uzmanına soralım dedik. İlişki ve Evlilik Danışmanı Yeşim Varol'a beraber ayrı yaşamanın çiftler için ne anlama geldiğini, bunun evliliklere ne gibi etkileri olabileceğini sorduk. İşte Varol’un hurriyet.com.tr’ye özel açıklamaları…

"İLİŞKİNİN RUTİNİNDEN SIKILANLAR İÇİN BİR FIRSAT"

Toplum normlarının dışında bakıldığında ayrı yaşamanın ilişkinin taze kalması, bireyselliğin ve özel alanların korunması açısından fırsat sağladığını söyleyen Varol, "Ayrı yaşamak, evde birbirini her haliyle gören, ilişkinin rutinliğinden sıkılan çiftler yerine özenli buluşmalar, buluşmaya hazırlanmalar ve insanın kabuğuna çekilip yalnız kalmak istediği zamanlar için bir fırsat" dedi ve ekledi:

"Birlikte geçirilen zamanların daha kaliteli vakitler olması bir avantaj. Aidiyet ve tamamlanma ihtiyacı çok olan çiftler için ise benimsenmesi zor bir alternatif olabilir. Dengeyi doğru kurmak çok önemli. Her şeyden önce güvenin tam olması gerek. Bu da her ilişkinin olmazsa olmazı gibi görünse de maalesef her ilişkinin temeli o kadar sağlam değil."

"HERKES STANDART KALIPLARDA YAŞAMAK ZORUNDA DEĞİL"

Hayatta mutlu olabilmek için tek bir yol olmadığını söyleyen Varol, "Toplum normları sürekli bize neler yapmamız gerektiğini söyler ama elbette herkes bu standart kalıplarda yaşamak zorunda değil. Zaten nesiller değiştikçe toplum normları da değişiyor. Dolayısıyla hayatı yaşamak için belirli kalıplara uymak ya da bir kalıbın herkesin mutluluğu için yeterli olması mevzu bahis değil" ifadelerini kullandı.

"EVLİLİK MEVCUT DÜZENE MUTLULUK KATMALI"

Belli bir yaştan sonra kendi konforumuzun ve bireysel alanımızın çok daha önemli olduğunu söyleyen Varol, insanların artık daha bireysel yaşadığının da altını çizdi:

"Özellikle yoğun çalışanlar ve üretkenlik gerektiren bir mesleği olan bireyler için kendisi ile yalnız kalabilmek daha önemli olmalı. Bireyler kendi düzeninden mutluysa evlilikle birlikte bu düzeni değiştirmek istemeyebilir."

"Sonuçta ilişki veya evlilik ihtiyaçtan yapılan değil mevcut düzenin üzerine mutluluk katan bir şey olmalı. Bu durumun farklı ve özel bir olmazsa olmazı olduğunu düşünmüyorum. Beraber ya da ayrı evlerde, her ilişki için güven, özel alanlara saygı, karşılıklı anlayış ve özen şart."
banner218

banner344

banner343

google-site-verification=XM_gwNkBaKM19LDHoKaTOmBzvkdlKwOdKMcUtov1R-k