banner158
banner218

Son dakika... Tunceli'de bulundu! Heyecanlandıran gelişme

Son dakika... Tunceli'de bulundu! Heyecanlandıran gelişme
banner216


Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle Tunceli bölgesinde 2015 yılında başlatılan arkeolojik yüzey araştırmaları devam ediyor. Ovacık ilçesindeki Efkar Tepesi bölgesinde yapılan yüzey çalışmasında Orta/Üst Paleolitik ve Epipaleolitik döneme ait çok sayıda yontma taş bulundu. Bu tespitlerle birlikte Tunceli'nin arkeolojik olarak boşluk olmaksızın eski toplumlar tarafından kullanılmış olduğu verilerle ortaya konuldu.

'BÜTÜN ARKEOLOJİK DÖNEMLERİN TUNCELİ’DE KESİNTİSİZ VARLIĞINI BİLİYORUZ'

Tunceli'deki yüzey araştırmalarını yürüten grubun başkanı Düzce Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yasemin Yılmaz, Tunceli Müzesi'nde düzenlediği basın toplantısında, insanlık tarihiyle ilgili önemli bulgulara rastladıklarını söyledi. Yılmaz, Tunceli'nin arkeolojik açından zengin bir bölge olduğuna dikkat çekerek, "Çalışma kapsamında bütün il ve ilçelerine bakıyoruz. Çalışmamız ilk olarak Pertek'te başladı. 2017 yılında Pertek’te orta paleolitiğe tarihlenebilecek alanlar bulduk. Bu bizim açımızdan önemliydi. Diğer önemli bir keşif de ilk yerleşik toplumların en kuzey izlerini Pertek bölgesinde keşfetmiştik. İlerleyen yıllarda baktığımızda bulgularımıza göre bütün arkeolojik dönemlerin Tunceli’de kesintisiz olarak varlığını biliyoruz. Alt paleolitik dönem dediğimiz insanların konargöçer yaşadıkları, ağırlıklı olarak onlardan geriye taş aletlerin kaldığı kültürlerden günümüze kadar farklı ilçelerde bütün kültürel dönemleri tespit ettik. Bu bizim açımızdan Tunceli’nin arkeolojik açıdan ne kadar zengin olduğunu gösteriyor" dedi.

'ANADOLU'DAKİ İNSAN YAŞAMI İLE İLGİLİ BÜYÜK BİR KEŞİF'

Yılmaz, Ovacık ilçesindeki Efkar Tepesi bölgesinde devam eden yüzey araştırmalarında elde edilen tarihi bulguların Anadolu arkeolojisi ve insan yaşamı açısından çok önemli bir keşif olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Kuzeydeki arkeolojik alanlar bizim açımızdan çok azdı ve niteliklerini tam olarak bilmiyorduk. 2015 yılında Ovacık’ta kısa bir çalışma yapmıştık. Orada demir çağına tarihlenebilecek bir alan tespit etmiştik. Efkar Tepe diye tescilli bir höyük var, oraya da biraz baktık. Ama bizim amacımız tescilli höyüklerden ziyade yeni arkeolojik alanlar tespit ederek bunların kültürel alanlara girmesini sağlamak. Bu yılki çalışmalarımızda Pülümür, Ovacık ve Çemişgezek’e odaklandık. Çemişgezek’te Keban su seviyesinin düşmesi sonucunda höyük kalıntılarından geriye kalan izlere baktık. Zaten orada kazı yürütülmüştü. Oraya dair daha net bilgilerimiz vardı. Pülümür’de günümüze daha yakın dönemler tespit ettik. Ovacık'ta cuma gününden itibaren çalışmaya başladık. 4 gün oraya odaklandık. Ovacık’taki çalışmalarımızda Epipaleolitik ilk yerleşik toplumlardan hemen önceki dönemi tespit ettik. Bu dönem bizim önceki çalışmalarımızda bulamadığımız bir dönemdi. Epipaleolitik dönem dediğimiz dönem daha çok küçük aletlerle kompozit aletlerin çıktığı bir dönem olarak biliniyor. Yine konargöçer bir yaşam biçimi var ve onlardan geriye genelde küçük taş aletler kalıyordu. Şu an için çok yeni. Dün bulduk. Biraz üzerine çalışmamız gerekiyor. Göreli kronoloji dediğimiz yöntemle farklı yerlerden mutlak tarihlerle desteklenen taş aletlerle bu buluntuları karşılaştırıp, buluntuların dönemini daha net söyleyebiliriz. Ama şu anda ilk bakışa göre Kılıç Kökten’in özellikle Elazığ bölgesinde yaptığı çalışmalarla biraz karşılaştırdık. Orta ve üst paleolitik dediğimiz döneme tarihlenen kalıntılarımız var. Pertek bölgesinde alt ve orta paleolitik dönem kalıntıları var, üst paleolitik eksikti. Bunu Ovacık'taki buluntularla tamamlamış olduk. Bizim açımızdan çok yeni bir keşif. Anadolu arkeolojisinde kuzeydoğu tarafından bu dönemle ilgili hiçbir kalıntımız yoktu. Anadolu arkeolojisi açısından da çok önemli bir keşif olarak değerlendiriyoruz. Tabi üzerinde çalıştıkça daha net bilgiler daha net tarihler söyleyebileceğiz."

BULGULAR TUNCELİ'DE İNSAN YAŞAMINI 200 BİN YILA KADAR GÖTÜRÜYOR

Efkar Tepesi'nde elde ettikleri kalıntılarla Tunceli'deki yaşamın 200 bin yıla kadar var olduğunu değerlendirdiklerini ifade eden Yılmaz, kesin sonucun daha çok bulguları elde etmekle belirleneceğini söyledi. Yılmaz, "Daha fazla bulguya ihtiyacımız var. Elde ettiğimiz bulgular buradaki yaşam tarihini 200 bin yıla kadar götürüyordu. Çok net bir şey söyleyemiyoruz. Çünkü biz bunları yüzeyden topluyoruz. Daha net bir şey söyleyebilmemiz için arkeolojik bulgular ile kazı metoduyla oralarda kazı yapıp, farklı tekniklerle tarihleme yapmamız gerekiyor. Elde ettiğimiz tarihi kalıntılar buradaki insan yaşamının 20 bin yıl ile 200 bin yıl aralığına yerleştirebileceğimiz bir döneme ait. Ama gerçek sonuçlar çalışmalarımızın tamamlanmasından sonra yapacağımız tespitlerde ortaya çıkacaktır" dedi.

BULUNAN TAŞ ÇOK AMAÇLI KULLANILMIŞ

Yılmaz, yüzey araştırmalarında tespit ettikleri taş aletlerde, arkeolojide kalabilenler ve kalamayanlar diye iki ayrım yapılması gerektiğini belirterek, "Taşlar kalabilenler. Tabi bunların yanında ağaçtan aletler, kemikten aletler ya da hayal edemediğimiz farklı hammaddelerden aletler kullanıyor olabilirler. Ama taş dayanıklı olduğu için o kadar uzun bir yolculuğu sürdürebilen hammadde. Bunu bıçak olarak, kazıyıcı, kesici, delici olarak belki avlanmak için belki saç kesmek için kullanıyorlardı, yani aklınıza gelen çoğu şeyi, bu taş aletlerle yaptıklarını hayal edebiliriz" diye konuştu.