banner339
banner313

Numan Kurtulmuş: Musul Konusunda B ve C Planlarımız Var

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, Musul operasyonuyla ilgili "Musul, Musullularındır. Türkiye'nin B ve C planları da var." dedi.

banner362
Numan Kurtulmuş: Musul Konusunda B ve C Planlarımız Var
banner385

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş Bakanlar Kurulutoplantısına ilişkin açıklama yaptı. Soruları yanıtlayan Kurtulmuş dün gece başlayan Musul operasyonuna dair de değerlendirmede bulundu. Kurtulmuş, "Musul, Musullularındır. Musul meselesi önemle, dikkatle takip edilmektedir. Türkiye bu harekatın içinde nasıl yer alacağını ilgili taraflara anlatmıştır. Türkiye'nin Musul konusunda B ve C planları da vardır." dedi.

İşte Kurtulmuş'un sözlerinden satır başları:

"Halep'te ateşkes zaruruidir. İnsani yardımların ulaşabilmesi için uluslararası yardım konvoyu üzerinde çalışılabilir.

Altını çizdiğimiz konu Halep'te acil ateşkes olmasıdır. İnsanalar en temel ihtiyaç malzemelerinden yoksun vaziyetteler. Bunun sağlanması için Halep'e gidecek olan yardım konvoylarının korunması şarttır.

Dünyanın gözü önünde, Halep'e giden yardım konvoyları bombalanmış, hem malzemelerin gitmesi engellenmiş, hem de çok sayıda sivil yardım gönüllüsü öldürülmüştür. Uluslararası bir yardım konvoyu oluşturulur. Bunun bombalanması önlenmiş olur.

KİLİT ŞEHİR: HALEP

Bölgedeki krizin sona erdirilmesi bakımından kilit şehitlerden birisi Halep'tir. Burada siyasi sonucu elde edene kadar, Halep'teki insani yardım konusuna yoğunlaşmak zorundayız. Bu bütün insanların ortak meselesidir. Bundan sonraki toplantılarda, çok taraflı yada ikili görüşmelerde ilgili muhataplarımıza Türkiye'nin Halep konusundaki tavrını net şekilde paylaşmaya devam edeceğiz.

"MUSUL MUSULLULARINDIR"

Bölgede çok ciddi bir oyun oynanıyor. Devam eden savaşların işgallerin vekalet savaşlarının arkasındaki esas niyet, bölgenin etnik bakımdan daha çok bölünüp parçalanmasıdır. Musul Musullularındır.

"VAHİM SORUNLAR ORTAYA ÇIKAR"

Musul'daki demografik dengeleri değiştirmek, vahim sorunları ortaya çıkarır. Şii milis, Sünni milis gibi laflar kullanıyoruz ya bunların hepsini bir kenara atmak lazım. Bölgedeki mesele bir siyasi alt üst oluş meselesidir. Ve buradan bütün bölge halkları olarak siyasi çözümler bularak sonuçlar elde edeceğiz.

Terör örgütlerinden Musul'u kurtarırken, ne buraya başka bir milis gücü yerleştirmek ne de PYD YPG gibi bir terör örgütünü Musul'a yerleştirmek sorunun çözümüne katkıda bulunmaz. Musul DEAŞ'tan temizlendikten sonra da söz sahibi olabilecekleri bir düzeni kurmaktan geçiyor.

"TÜRKİYE'NİN MUSUL KONUSUNDA B VE C PLANLARI DA VARDIR"

Kimse karışıklığı fırsat vererek, mezhebi ve etnik siyaset geliştirmek için fırsat kollamasın. Musul meselesi dikkatle takip ettiğimiz bir harekattır. Türkiye bu hareketin içinde nasıl yer alacağını ilgili taraflara anlatmıştır. Türkiye'nin Musulkonusunda B ve C planları da vardır.

"BU ASKERİMİZİN VARLIĞINDAN TÜRKİYE ASLA VAZGEÇECEK DEĞİLDİR"

Bu anlamda bizi Musul konusunda ilgilendiren somut meselelerden birisi de Başika'daki varlığımızdır. Bir miktar askerimiz orada bulunuyor. Bu askerimizin varlığından Türkiye asla vazgeçecek değildir. Oradaki insanlarımızı eğitmeye donatmaya, oradaki durum iyileşir belki Türkiye durumu gözden geçirir. Başika'da bulunan TSK mensuplarının ciddi şekilde güvenliklerinin korunması da Türkiye'nin operasyona ilişkin önemli hassasiyetlerden birisidir.

Ayrıca Musul, Irak ve Suriye'deki gelişmeler Türkiye'yi yakinen olarak ilgilendirir. Buradaki gelişmeler Türkiye'yi yakından ilgilendirir.

BAŞBAKAN-BAHÇELİ GÖRÜŞMESİ

Saat 13:30'da başbakanımız ve MHP lideri Bahçeli görüşme yapacaklar. Bu diyaloğun artırılması bakımından önemlidir. Bütün partilerin, özellikle FETÖ'ye karşı verilen milli mücadeleden sonra ortak zeminlerde buluşması, görüşlerini aktarmasına çok büyük önem veriyoruz.

Sayın Bahçeli ile Sayın başbakanımız, bu toplantıda anayasa değişikliğiyle ilgili çalışmaları gözden geçirecekler. FETÖ ile mücadelede gelinen nokta, Fırat Kalkanı ve Musul operasyonunu müzakere edeceklerdir.

Tahmin ediyoruz ki bu görüşmede, daha evvel dile getirmiş olduğu başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini paylaşacaktır. Bizim de görüşlerimiz son derece açık. Türkiye'nin başkanlık sistemine geçmesinin daha doğru olacağını, mevcut durumun ikili bir yapıyı ortaya çıkardığı, daha etkin yönetimin ortaya konabilmesi için, atılması önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. İnanıyoruz ki bir mesafe alınır."

Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2016, 14:37
banner218

banner344

banner343

google-site-verification=XM_gwNkBaKM19LDHoKaTOmBzvkdlKwOdKMcUtov1R-k