banner339
banner274

Meslek örgütleri pandemide hiçbir şey yapmadı

24 sene önce başladı onun serüveni. Neredeyse çeyrek asırdır hayatımızda Deniz Seki. Ben onu hep “hayatına iki, hatta üç ömür sığdıran kadın” diye tanımlardım. Daha önce defalarca sahnesine gittiğim Deniz Seki’yle ilk kez bu kadar uzun sohbet ettik. Pandemi hayatında neleri değiştirdi? Müzisyenlerin içinde bulunduğu zor durumdan kimi sorumlu tutuyor? Evde vakit geçirirken kimi dinliyor? Hangi diziyi izliyor? Hepsini sordum. Çok samimi cevaplar aldım. Bu arada Deniz Seki’yle buluşmamızda ona doğru yaklaşırken kısa süreli bir şaşkınlık yaşadım. Önce güneş gözlüğümü çıkardım. Sonra fotoğrafçı meslektaşım Murat Şaka’yla göz göze geldik. İçimden “Bu işte bir terslik var” dedim. Yaklaştıkça arttı şaşkınlığım. Çok açık söylüyorum; “Deniz Seki zayıflamış” demek az kalır. Deniz Seki bambaşka biri olmuş. Çok da iyi olmuş...

Meslek örgütleri pandemide hiçbir şey yapmadı
banner401
banner427


Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Aydınpost'a abone olun

Aydınpost'a Google News'te abone olun

Sizin annenize düşkünlüğünüzü biliyoruz. Son zamanlarda rahatsızdı. Nasıl şimdi? Görüşebiliyor musunuz?

- Biraz rahatsız anneciğim ama dün akşam beraberdik. Kardeşlerim, annem ailece yemek yedik. Çok mutlu oldu. Ben de geceyi bulutların üstünde uyuyarak geçirdim.

Peki pandemi nasıl geçiyor? Karamsarlık seviyeniz ne boyutta?

- Orkun, ben çok umut dolu bir kişiliğe sahibim. Asla motivasyonumu düşürmedim. Bugünlerin geçeceğini biliyorum. Kendime yatırım yaparak değerlendiriyorum süreci. Bunların hepsi bizler için bir imtihan.

Bu süreçte en çok neyi özlediniz?

- (İç geçiriyor) Sahile gitmeyi, deniz kenarında yemek yemeyi çok özledim. Tatil yapmayı çok özledim. Kilo verdim ya, sık sık bikini ve mayolarımı açıp açıp bakıyorum. Hatta terasıma iki şezlong bir şemsiye sipariş ettim! (Gülüyor) Yazı burada güneşlenerek, kitap okuyarak geçireceğiz, yapacak bir şey yok.

Madem kilo vermekten bahsettiniz, sorayım... Hakkınızda çıkan “kilo aldı”, “kilo verdi”, “bu ne hâl Deniz Seki” gibi haberlerden etkileniyor musunuz?

- Hiç etkilenmiyorum. Çok haklılardı çünkü. Bir ara annemin rahatsızlığı yüzünden stresliydim, o dönem kilo falan umurumda değildi. Zor günler geçirdim ve sağlıksız beslendim. Ama şimdi, sevenlerimin beni ilk gördüğü 1997 yılındaki Deniz oldum. Bu, sanatçının seyircisine sorumluluğudur.

Ama siz çok değişmişsiniz. Bir kadına kilo aldı-kilo verdi kıyaslaması yapmak istemem ama gözlerime inanamıyorum...

- Yemek konusunda çok büyük hatalar yapıyormuşuz. Ben neyle neyin yenip yenmeyeceğini sonradan öğrendim. Bize sağlıklı gibi gözüken besinler tüketiyor, besin değerlerini kendi ellerimizle yok ediyormuşuz. Şeyda Coşkun’a çok teşekkür ediyorum, onun sayesinde zayıfladım. Kan grubuma göre besleniyorum artık. Protein ağırlıklı yani.

TATLISES’E KIRILMADIM O BANA ŞAKA YAPTI

İbrahim Tatlıses programında size “Davul gibi olmuşsun, zayıflamamışsın” dedi. Kırıldınız mı?

- Hayır, o bana şaka yaptı yahu. (Gülüyor) Ben ona “Artık sizin aşkınız çocuklarınız, torunlarınız, kızlarınız” dedim. O da sinirlenip bana “Davul gibi olmuşsun!” dedi. Şaşırdım “Aaa ben mi!” diye. (Gülüyor) Sonra hemen çevirdim, “İbrahim Abi halen çok yakışıklısınız” dedim. O da “Sen de 50 kilosun” diye karşılık verdi.

Evde vakit nasıl geçiyor? İzlediğiniz dizi ya da film var mı?

- “Black Mirror”a tutuldum. Şahane bir dizi. Çok da uzun bölümleri var, oyalıyor beni. Benim başladım mı bitirme huyum var, o yüzen kalkmıyorum ekran karşısından. Bir de “El Dragon” diye bir dizim var. Ama favorim kesinlikle “Black Mirror”.

Kardeşlerim kırmızı pabucumu buzluğa attı

◊ Bayram sofralarını sever misiniz?
- Misafir ağırlamayı, yemek yapmayı çok severim. Ben yemeyeyim ama insanlar yesin. Çok mutlu oluyorum. Eski bayramları gerçekten özlüyormuş insan. O kalabalık sofraları, bütün ailenin toplandığı yemekleri...

◊ Var mı unutamadığınız bir bayram anınız?
- Bayram denince hep rahmetli babacığım gelir aklıma... Bayram anım da var tabii, olmaz olur mu... Bir bayram sabahı evdeyiz. Annem bana kırmızı bir pabuç almış. Serdar ve Serkan’a almamış. Onların ihtiyacı yoktu sanırım. E bunlar da ablalarını kıskanmış. Tam giyeceğim bayramlıklarımı... Arıyorum tarıyorum yok ayakkabı. Teki var ama diğer teki yok. Buzlukta buldum! Serdar almış onu buzluğa koymuş. Donmuş ayakkabım. Ne ağlamıştım anlatamam. (Gülüyor)

Müzisyen kardeşlerime ciğerim yanıyor

Müzisyenler pandemi nedeniyle zor durumda, biliyorsunuz. Siz ekibinizle iletişim halinde misiniz, yardım ediyor musunuz onlara?

- Ekibim benim ailemdir. Beni karşılıksız seven melek gibi insanlar. Ayrıca hepsi kendi alanında çok profesyonel. Elimizden geldiğince bu süreçte birbirimize destek olmaya çalışıyoruz.

Ben yazılarımda sık sık meslek örgütlerini eleştirdim. Sizin bu konudaki görüşünüzü merak ediyorum. Gereken yapıldı mı sizce? Meslek örgütleriniz ne yaptı sizler için?

- Hayır, yapılmadı. Hiçbir şey yapmadılar. Herkesi kendi vicdanına bırakıyorum. Müzisyen kardeşlerime ciğerim yanıyor. Buna artık bir çare, bir yol bulmamız gerekiyor. Esnafımız da aynı şekilde. Aslına bakarsan bütün Türkiye öyle. Devlet destek oluyor gerçi biliyorum. Ama bir an önce kurtulmamız gerek bu virüsten. Bunun çaresi de aşıdan geçiyor.

Siz aşı karşıtı değilsiniz sanırım. Yaptıracaksınız aşınızı, değil mi?

- Koşarak gideceğim.

Canım müzik dinlemek istemiyor

Bir ‘best of’ çalışmanız var diye duydum. Ne aşamada? Dinleyicileriniz özledi şarkılarınızı...

- Şu süreçte ona çok eğilemedim. Ama mayıs sonu gibi tam anlamıyla başlamış olacağım.

Var mı anlaştığınız birileri? Şarkılarınızı kimlerin söylemesini istersiniz? Tarkan mesela? Gerçi herkesi reddediyor Tarkan ama...

- Yok, hiç öyle polemiklere girmem. Ben her gün fikir değiştiriyorum. Ama muhtemelen daha genç yeteneklere el vereceğim. Çok güzel yeni nesil müzisyenler yetişiyor ülkemizde.

Var mı dinlediğiniz yeni müzisyenler son zamanlarda?

- İnanır mısın canım müzik dinlemek istemiyor. Uyanır uyanmaz klasik müzik kanallarını açıyorum. Üretim aşamasına geçtiğim için dinlemek istemiyorum aslında. Etkilenirim çünkü. Best of albümümün çıkması nereden baksan 1 sene. O yüzden aralarda single’larım olacak. Onlar da sürpriz.

KİM SÖYLÜYORSA YALAN SÖYLÜYOR

Pandemi öncesi haftanın 4-5 günü sahnedeydiniz. İstanbul, İzmir, Bodrum koşturuyordunuz. Canlı müziği sizin bitirdiğiniz, burnunuzdan kıl aldırmadığınız söyleniyor. Kaşelerinizde bir kuruş bile indirim yapmıyormuşsunuz...

- Onu kim söylüyorsa uyduruyor. Hepimiz, bütün orkestram elimizi taşın altına koyduk. Öyle “ben burnumdan kıl aldırmam” diye bir şey yok. Herkes geçim derdinde. Aynı zamanda sahneyi özledik. Bizler müzisyeniz, şarkı söylemeliyiz. Yani illa benim kaşem şudur diye bir durum söz konusu değil. Kim söylüyorsa yalan söylüyor.

Korona öncesi böyle değildi ama?

- Değildi. Önceden bir kaşemiz vardı. Ondan feragat etmeden herkes gitmiştir işlere. Bencillik yapacak dönemde değiliz ki. Eğer yapan sanatçı arkadaşlarım varsa, şiddetle tavsiye ediyorum değiştirsinler bu tavırlarını. Başlarını iki elinin arasına koyup bir düşünsünler.

Ben hep çözüm insanı oldum

◊ Çok zor günler geçirdiniz siz. Gönül koydunuz mu kimseye?
- Ben kimseye gönül koymam. Allah bizi affediyor, ben kimim ki birini affetmeyeceğim? Hep yapıcı, hep çözüm insanı oldum. Sevmiyorum sorun yaratan insanları.
◊ E aşk var mı peki? Yalnız mısınız?
- (Gülüyor ve etrafına bakıyor) Şu anda yalnızım bak. Yalnızım şu an yani. Bu soruya ne evet diyeceğim ne de hayır.

Rap’i seviyorum ama BEN yapamam

◊ Bir rap müzik furyası var. Nasıl bakıyorsunuz rap müziğe?
- 2021 yılındayız. Gençler bir şeyler yapıyor, üretiyorlar. İçleri dolu, boğazına kadar sıkılan, hayatı iyi gözlemleyen arkadaşlarımın içini dökmesi, hayattan şikayet etmesi gibi geliyor bana rap müzik. Yani seviyorum ama bana dersen ki yap, yapamam!

◊ Olur mu, çok da iyi yapıyorsunuz! Altın Kelebek Ödül Töreni’ni hatırlıyorum, ödül verirken rap yapmıştınız...
- Aa evet ya! “Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, bu hayatın heyecanı meyecanı!” (Gülüyor)

 

 

 
banner218