banner158
banner218

‘Mavi Balina’dan sonra sanal âlemde yeni tehlike: Mavi bebek

‘Mavi Balina’dan sonra sanal âlemde yeni tehlike: Mavi bebek
banner216


Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hamit Hancı ile Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sağlık Psikolojisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Hatice Demirbaş, özellikle pandemi döneminde daha fazla evde kalan ergenlerin interaktif oyun bağımlılıklarındaki gelişmeleri inceledi. İki uzmanın, son dönemde kullanıcı sayısı artan ‘Mavi Bebek’ oyunuyla ilgili değerlendirmesi şöyle:

İNTERAKTİF KURBANLAR

“Hem kız hem erkek çocuklar oynuyor. Mavi Bebek, Momo, Mavi Balina gibi çevrimiçi tabanlı diğer uygulamalar ile sanal-gerçek duvarını yıkacak denli kurbanı ile iletişim kuran bir interaktif platform. Çocuk ve ergenlere Facebook ve Instagram, Snapchat, Messenger ve yenilerde kendini küresel bir video topluluğu olarak tanımlayan TikTok üzerinden ulaşmakta. Hatta Youtube’da ergenlerin, nasıl oynayacakları ile ilgili paylaşımlarının 10 milyonları aştığı dikkati çekmektedir.

KANLI MARY EFSANESİNDEN

Kentsel bir efsane olan Kanlı Mary’den yola çıkan ve çocukların banyolarda oynadığı garip bir oyun. Banyoda belirli davranışları tekrar ederek ve söyleyerek oynanmakta. Ritüelleri yaparsanız, kollarınızda kötü bir hayalet bebek göreceğinize inandırmaya çalışıyor. Tuvaletteyken alınan komutlarla hipnotik yönlendirme yapılıyor. Çocuklara ölümle ilişkili çağrışımlar veriliyor. Kullanıcı da, kendisinin artık küçük bir çocuk olmadığını kanıtlamak istemekte ve oyundaki meydan okumalara kendisine zarar vermek pahasına uyabilmektedir.

BİR ÇEŞİT HİPNOTİZE

Ergenlik ve öncesinde çocuklar sanal alemde duyduğu ve gördüklerini merak ederler. Ancak çocukların bilişsel gelişimleri henüz tamamlanmadığı için bu tür oyunlar karşısında ne yapacaklarını bilmedikleri gibi korkup, karşısındaki ne söylerse yerine getirebilirler. Bir çeşit hipnotize edilmektedirler. Her ergen merak veya macera duygusuyla mücadeleyi keşfetmeye çalışsa da altta yatan depresif atak veya diğer ruhsal bozukluklara sahip olanlar risk altındadır. Bu tür oyuna katılanlarda depresyon, kaygı bozuklukları yanı sıra davranış sorunları ve suça eğilim ortaya çıkabilir. Özellikle bireyin kendine ve çevresine yönelik şiddet göstermesi en dikkat edilmesi gereken konu. Yeterli onay ve sevginin eksik olduğu, istismar edilen veya işlevsiz ailelerde yetişen çocuklar bu tür bağımlılığa daha eğilimli olabilirler.”

NELER YAPILABİLİR

Yaptıkları değerlendirmede koruma ve önleme adına öneriler de paylaşıldı: “TikTok gibi videoların çekilip paylaşıldığı uygulamalar çok ciddi denetlenmeli. Ebeveynler ve öğretmenlerin çevrimiçi oyuna katılan gençler arasında müdahaleye ihtiyaç duyanlarda erken uyarı işaretlerini iyi takip etmeleri gerekir. Örneğin çocuğun düzensiz veya uygun olmayan davranışı var ise, okulda veya diğer etkinliklerde, notlarında ve performansında düşüş var ise, yalnız daha fazla zaman harcıyor veya ailesi ve arkadaşları ile etkileşimlerden kaçınıyor ise, çevrimiçi etkinlikleri ve ilgilendiği içerik türleri izlenmeli. Kendine zarar veren türden kesikler ve kanamalar gibi yaralanmaların gözlenmesi, sabahın erken saatlerinde yapılan aktivitelerin fark edilmesi, binaların, nehirlerin ve göllerin tehlikeli yerlerine, karayollarına ve demiryollarına, silah dükkânlarına yapılan ziyaretlerin gözlenmesi önleyici olacaktır.”