banner339
banner313

Ankara Emniyetini vuran pilot savcılıktaki itiraflarını reddetti

Ankara Emniyetini vuran pilot savcılıktaki itiraflarını reddetti
banner401
banner427


Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada darbe girişimi sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğünü bombalayan uçağın birinci pilotu eski pilot üsteğmen Mehmet Yurdakul, esasa ilişkin savunma yaptı.

Yurdakul, 15 Temmuz sabahı Eskişehir'de askeri hastanede periyodik sağlık muayenesini yaptırdığı sırada filo komutanı Mustafa Azimetli'nin telefonu üzerine hızlı trenle Ankara'ya gelip filoya geçtiğini, Azimetli akşam saatlerinde Terörle Mücadele Harekatı (TMH) olabileceğini bildirince de evine gittiğini söyledi.

Kardeşinin kına gecesi için hazırlandığı sırada saat 19.48'de eski yüzbaşı İlker Hazinedar'ın aradığını belirten Yurdakul, "Haznedar yüzbaşı aradı, 'TMH var' dedi. TMH görevini aldıktan sonra filoya geçtim. Filodaki toplantıya katılmadım. Gittiğimde İlhami Aygül yüzbaşıyla uçacağım söylendi." diye konuştu.

141. Filo Harekat İcra Odası'na gittiğini, uçuş için gerekli olan hazırlığını tamamladıktan sonra saat 22.50'de uçak başına gittiğini ifade eden Yurdakul, savunmasına şöyle devam etti:

"İlhami Aygül ile aynı uçakta kalkış yaptık. Uçakta mühimmat bulunmuyordu. Kuleden herhangi koordinat ya da hedef verilmedi. Radar ile temas kurdum. Kalkıştan sonra bir bölge verdiler. Biz de o bölgede bekledik. Uçakta 'pod arızası' olduğunu bildirdik. Daha sonra yakıtımız azaldığını belirttik, geri döndük. Bomba atmadım, alçak geçiş yapmadım."

İniş yaptıktan sonra darbe girişimi olduğunu öğrendiğini ileri süren Yurdakul, o andan sonra herhangi bir olaya katılmadan gazino bölgesinde dinlendiğini iddia etti.

"Her uçuşa giden darbeci değildir." şeklinde konuşan Yurdakul, kendisine uçuş emrini sicil amirinin verdiğini, yöntem itibarıyla bu emrin kanunsuz olmadığını savundu.

Gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra savcıya iki kez ifade verdiğini belirten Yurdakul, ifadelerinin baskıyla alındığını iddia etti.

FETÖ üyesi olduğuna dair tanık beyanlarını da reddeden Yurdakul, beraat talebine bulundu.

Emniyet binasına bombaları bıraktığı radar ve telsiz kayıtlarında belirlenen Yurdakul, ilk savcılık sorgusunda gece uçmadığını iddia etmişti. Bu beyanından kısa bir süre sonra Akıncı Üssündeki güvenlik kamera kayıtları, uçuş çizelgesi ve telsiz görüşmelerinin incelenmesiyle Yurdakul'un o gece Ankara Emniyet Müdürlüğüne bomba atan pilot olduğu belirlenmişti.

Bunun üzerine ikinci kez sorguya alınan Yurdakul, avukatı huzurunda savcıya verdiği beyanda şunları söylemişti:

"Uçakla paten kurup hedefin üzerinde (Ankara Emniyet Müdürlüğü) dolaşmaya başladık. Normalde poda hedefi gösterdikten sonra lazerli işaretleme yapıldığından podun otomatik olarak sonraki girişlerde oraya otomatik olarak kilitlenmesi gerekiyordu ancak ne hikmetse kilitlenmiyordu. İlhami Aygül'e 'Hocam kilitlenmiyor, bir şeyler oldu' dedim. Onun ne dediğini hatırlamıyorum. Filodan telsizle sürekli bize, 'Atış yapıldı mı, ne zaman yapılacak' diye soruyorlardı. Birkaç denemeden sonra hedefe kilitlenebildik. Söz konusu yere aynı anda iki tane GBU-10 bombayı attım."

Kaynak: AA
banner218