banner339
banner274

Ahlâk Konferansı veren 'Dolandırıcılar Kralı Sülün Osman'

Ahlâk Konferansı veren 'Dolandırıcılar Kralı Sülün Osman'
banner475


Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te F5Haber'e abone olun

F5Haber'e Google News'te abone olun

Sülün Osman, tarihin en büyük dolandırıcılarından biri olarak bilinir. Hatta kimine göre, Sülün Osman lakabıyla tanınan Osman Ziya Sülün, "Tüm zamanların en büyük dolandırıcısı"dır. Kimine göre, ise Sülün Osman, başarılı dolandırıcılık kariyeri nedeniyle “Dolandırıcıların kralı”dır.

İstanbul ve Anadolu'nun çeşitli illerinde çok fazla insanı dolandırmasına rağmen kendisini dolandırmak isteyenler dışında kimseyi dolandırmadığını iddia eden Sülün Osman ile ilgili daha önce bilinmeyen pek çok gerçek duyanları şaşırtıyor.

Fatih'teki ev sahibini dolandırmakla başlayan kariyerini Galata Köprüsü'nü satmakla zirveye taşıyan Sülün Osman'ın bundan tam 58 yıl önce 20 Nisan 1962’de, kimi cinayetten, kimi hırsızlıktan, kimi ırz düşmanlığından, kimi yolsuzluktan yatan mahkûmlara “Alın Teriyle Yaşamak” konulu “ibretlik” konferans verdirdiği ortaya çıktı. 



İstanbul'da 1923 yılında dünyaya gözlerini açana Sülün Osman, yaşadığı 1984 yılına kadar pek çok kişiyi ağına düşürdü. Sülün Osman’ın ilk icraatını 1948 yılında yaptığı ve Fatih’teki ev sahibini dolandırdığı iddia edilir. İlk dolandırıcılık girişiminde başarılı olan Sülün, 1950’li yıllardan itibaren akıllara durgunluk veren dolandırıcılık hikayeleriyle kendi alanında zirveye çıkarak akıllara durgunluk veren bir ünün sahibi oluyor.

Hikayesi ilerleyen yıllarda pek çok dolandırıya ilham olan Sülün Osman'ın aynı zamanda hayatı ve "dolandırıcılık kariyeri" filmlere, kitaplara ve dergilere konu oluyor. Sülün yaptıklarıyla "Tüm zamanların en büyük dolandırıcısı" ünvanını alıyor.



Sülün Osman’ın en büyük mahareti sadece ev sahibi dolandırmak veya saat kulesinden saatini ayarlayanları dolandırmak değildi. Sülün, devlet malını bile kolayca satmış ve bazende satmaya çalışırken yakayı ele vermişti.

Sülün Osman'ın kandırdığı insanlara sattıkları arasında “Boğaziçi Köprüsü, Tarihi Taksim Tramvayı, Galata Kulesi, Galata Köprüsü, Beyazıt Kulesi, Eminönü Meydanı’ndaki saat, Şehir hattı vapurları, İzmir Saat Kulesi, İstanbul Üniversitesi’nin bahçesi, Amerikan 6. Filosuna ait bir uçak gemisi...” sayılabilir.

Sülün Osman birkaç arkadaşıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı'nın önüne gidip beklermiş. Etraf kalabalıklaşınca arkadaşlarına saatlerini ayarlatır sonra da onlardan saat ayarlama parası alırmış. Buna bir anlam veremeyen insanların 'Ne yapıyor bu adam?' diye soruyor, kimi de 'Ne kadar kazanıyorsun sen buradan?' diye ciddi ciddi fikir almak istiyormuş.

Taksim Meydanı'na paspas serip oradan geçenlerden “Burası benim” diyerek para alıyor, daha sonra 'Ne kadar kazanıyorsun sen buradan?' diyenlere Taksim Meydanı'nın tamamını satıyormuş.

Sülün Osman satacak kamu malı bulamayınca veya halkı artık kandıramayınca medyumluğa başlamış ve evlenemeyen kadınları kesin olarak evlendirdiğini iddia etmiş.



Sülün Osman, sonunda Galata Körsü’nü satarken(!) yakayı ele veriyor ve hapishanenin yolunu tutuyor.

Sülün’le hapisten çıktıktan sonra sık röportaj yapılıyor. Hemen her röportajında dolandırmaya çalıştığı insanların herhangi birileri ya da fukara olmadıklarını, kolay yoldan para kazanmaya çalışan ve hatta kendisini dolandırmaya çalışan kişiler olduğunu iddia ediyor

Mizah yazarı Aziz Nesin, bir kitabında Sülün Osman’dan bahsedince ünlü dolandırıcı, kitapta geçen bir sözün manevî duygularını rencide ettiğini söylemiş ve dava açmıştı.



banner218