banner218

4 haftadan uzun sürüyorsa dikkat!

4 haftadan uzun sürüyorsa dikkat!

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Yılmaz; bağışıklık sistemi hücrelerinin büyük bir bölümünün bağırsaklarda bulunduğunu, corona virüs döneminde hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve stres gibi faktörlerin de etkisiyle sindirim sistemimizin özellikle de bağırsaklarımızın olumsuz etkilenebileceğini vurguladı ve bağırsak sağlığını korumanın yollarını anlattı. 

Bağırsaklarımızda mikrobiyota adını verdiğimiz ve trilyonlarca bakteriden oluşan bir yapı var. Bu yapı içerisinde yararlı ve zararlı dediğimiz mikroorganizmalar birlikte bulunur. Hareketsizlik, sağlıksız beslenme, stres gibi nedenler mikroorganizmalar arasındaki dengeyi bozarak, bağırsak dostu dediğimiz bakterilerin azalmasına, zararlı bakterilerin de çoğalmasına neden olur. Bu durum, bağışıklık sistemimizin zayıflamasına ve pek çok hastalığın oluşmasına da zemin hazırlar. 

Sindirim sistemini etkileyen ve kişilerin yaşam kalitesini bozan önemli barsak problemlerinden biri de kabızlıktır. 

Kabızlık bir hastalık değil semptomdur. Hareketsizlik, stres ve düzensiz beslenmeye bağlı olarak barsak fonksiyonlarının bozulması sonucu gelişebileceği gibi mekanik nedenler dediğimiz darlık, polip gibi etmenlere bağlı olarak da oluşabilir. Bu nedenle öncelikle kabızlığın hangi nedenlere bağlı olarak geliştiği saptanmalıdır. Dışkı ve kan testlerine ek olarak kolonoskopi ile kalın bağırsakların incelenmesi gerekir. Kolonoskopi yapılamıyorsa radyolojik tetkikler (röntgen, ultrason, tomografi, vs.) yapılabilir. 

Uzun süren kabızlık bağırsak kanseri belirtileri arasında yer alıyor. Bağırsak kanseri sinsi ve sessiz ilerleyen bir kanser türüdür. Kabızlığa eşlik eden anemi, karın ağrısı, kilo kaybı, ailede kolon kanseri öyküsü varsa dikkate alınmalı ve zaman kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır. Dünya Sağlık Örgütüne göre, 50 yaşından sonra hiçbir şikayet olmasa da hekimin önerisi ile her 5 yılda bir kolonoskopi erken teşhiste önemlidir. 

Bu önerilerle bağırsak sağlığınızı koruyun!

Genel vücut sağlığımız için oldukça önemli olan düzenli egzersiz, aynı zamanda bağırsakların sağlığı ve işlevi için de büyük önem taşıyor. Uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınılmalı, sık aralıklarla yürüyüşler yapılmalıdır. Bunun için günlük yarım saatlik yürüyüşlerin dışında saat başı 10 dakika kısa yürüyüşler yapmak bağırsak hareketlerini artırır. 

Elma, enginar, ıspanak, lahana, incir, pırasa, üzüm, brokoli, kuşkonmaz, keten tohumu ve yulaf ezmesi gibi besinler bağırsak hareketlerini düzenler. Bunun yanı sıra tam tahıllı ekmek, probiyotik içeren besinler de etkilidir. 

Kayısı ve zeytinyağı bağırsak fonksiyonlarını düzenleyerek kabızlığın gelişmesini engelleyen önemli besinler arasında yer alıyor. Bu nedenle özellikle kabızlığın geliştiği durumlarda her sabah 1-2 kuru kayısı ve gün içinde zeytinyağlı salatalar tüketmek faydalıdır. 

Balın içinde yer alan maddeler bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Gün içinde papatya ve rezene gibi bitki çaylarının içine 1 çay kaşığı bal ekleyerek içmek sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Bununla birlikte çay kahve gibi içeceklerden uzak durulmalıdır. 

İkinci beyin olarak adlandırdığımız bağırsakların kendine ait nörojenik bir yapısı vardır. Beynimizle bağırsak arasında da sinirsel bir bağ mevcut. Bu nedenle kişilerde meydana gelen duygu durum değişiklikleri, stres gibi nedenler bağırsak fonksiyonlarımızı olumsuz etkileyerek, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını engeller. Uzamış stres ile birlikte sindirim bozuklukları, kalın bağırsak uyarısı ile oluşan ishal, kabızlık, kramp ağrıları, şişkinlik gibi şikayetler oluşabilir.

Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2020, 09:42
banner230